Kelimeler arşivi içinde; başında "mit" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. mit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MİTOKONDROKUPREİN
MİTOKONDRİYUM, MİTOKONDRİYON
MİTOKSANTRON, MİTLEŞTİRMEK
MİTLEŞTİRME, MİTİNGCİLİK
MİTROMİSİN, MİTOLAKTOL, MİTOKONDRİ
MİTRİFORM, MİTRALYÖZ, MİTOLOJİK, MİTLEŞMEK
MİTOLOJİ, MİTRALİS, MİTERAZİ, MİTLEŞME, MİTİNGCİ, MİTİLLAH
MİTOTAN, MİTOTİK, MİTİLCİ, MİTBAŞI, MİTİRİP, MİTOGEN
MİTMİT, MİTARİ, MİTCİK, MİTİLİ, MİTİNG, MİTRAL
MİTOS, MİTTİ, MİTOZ, MİTLİ, MİTLE, MİTİT, MİTİL, MİTİK, MİTEL, MİTAT, MİTAR, MİTAN
MİTİ
MİT
MİT
Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos. Efsaneleşen kavram veya kişi.
MİTİNGCİLİK
Mitingcinin yaptığı iş.
MİTOLOJİ
Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
MİTRALYÖZ
Hafif makineli tüfek.
MİTOKONDROKUPREİN
Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.
MİTOKONDRİYUM
Sitoplâzma içinde bulunan ve tane, iplik ya da çomak biçimlerinde olabilen organeller.
MİTOLAKTOL
Antineoplastik, antimetabolit ve alkilleyici nitelikte olan bir ilaç.
MİTOKONDRİYON
Ökaryotik hücre sitoplazmasında enerjiyle ilgili ATP'den ADP ve inorganik fosfat oluşturarak enerji açığa çıkaran ve sitoplazmada DNA maddesini bulunduran, bölmelerinin yapısına göre krista ve tubulus tipi mitokondriyonlar diye ikiye ayrılan zarsı organel.
MİTLEŞMEK
Mit durumuna gelmek.
MİTOKONDRİ
Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.
MİTOKSANTRON
Antrokinon türevi sentetik bir kanser ilacı.
MİTRİFORM
İki ya da daha fazla konik ve simetrik yarıklar için kullanılan terim.
MİTROMİSİN
Plikamisin.
MİTLEŞTİRME
Mitleştirmek işi.
MİTOLOJİK
Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait.
MİTLEŞTİRMEK
Bir kimse, bir varlık, bir olay vb.ni hayal gücü ile büyütmek, yüceltmek, mit durumuna getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EROS
Ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümü. Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
DİNAMİTLENME
Dinamitlenmek işi.
DİNAMİTÇİ
Dinamit üreten, satan veya patlatılma işinde çalışan kimse.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
DİNAMİTLENMEK
Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.
AKKARINCALAR
Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.
ANTİSEMİTİSTLİK
Antisemitist olma durumu.
DİNAMİTLEME
Dinamitlemek işi.
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
EHRAM
Piramit. Piramit.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
DİNAMİTLEMEK
Dinamitle havaya uçurmak. Bir girişimi, bir kuruluşu engelleyici, yıkıcı davranışta bulunmak.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
ANTİSEMİTİST
Antisemitizm yanlısı.
DİNAMİTÇİLİK
Dinamitçinin yaptığı iş.