Sonu MİZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "miz" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu miz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında miz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde miz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HAKARETAMİZ

9 harfli kelimeler

İBRETAMİZ, BİKEREMİZ

8 harfli kelimeler

KİMSEMİZ, TERTEMİZ, KATREMİZ

7 harfli kelimeler

İLTEMİZ, AYTEMİZ, HEREMİZ

6 harfli kelimeler

TEMMİZ, MİZMİZ, KİRMİZ, ALİMİZ, TİLMİZ

5 harfli kelimeler

CİMİZ, GAMİZ, BİMİZ, KEMİZ, TEMİZ, ŞÖMİZ, SEMİZ, RAMİZ, REMİZ

4 harfli kelimeler

EMİZ, İMİZ

3 harfli kelimeler

MİZ

Bazı kelimelerin anlamları

MİZ

Danaların annelerini emmemeleri için ağızlarına takılan kirpi oku ya da telden yapılmış kafes.

KATREMİZ

İnce belli, büyük kavanoz.

AYTEMİZ

Ay gibi saf ve temiz olan.

HAKARETAMİZ

Hakaret içeren, hakaret dolu.

TİLMİZ

Öğrenci.

KİRMİZ

Kırmızı, bk. kirmizi.

TEMMİZ

Temiz.

İLTEMİZ

Ülkenin temiz ve dürüst insanı.

ALİMİZ

Halimiz.

İBRETAMİZ

İbret verici, ibret dolu.

CİMİZ

Erkek isteyen dişi deve. Erkeğe düşkün kadın. İsterik. Sulu toprak. Yaşlık, yaş. Yapışkan: Şu kağıt cimizdir. Minik, küçük.

HEREMİZ

Her birimiz.

MİZMİZ

Davranışları çok ağır olan, uyuşuk. Çok yavaş konuşan.

KİMSEMİZ

Hiç birimiz, bizden hiçbir kimse.

TERTEMİZ

Çok temiz, her yanı temiz, arı sili, pirüpak. Kötülük düşünmeyen, günahsız, lekesiz, suçsuz.

BİKEREMİZ

Bunun üstüne, netice olarak.

  -   -   -  

Anlamında MİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AĞARTILMAK

Temizlenmek, beyazlatılmak.

ARINMA

Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

ADAMAKILLI

Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

ARINMAK

Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

AYIKLAMAK

Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.

ARILIK

Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.