MİZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "miz" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. miz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu miz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde miz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MİZANPAJSIZ, MİZAÇGİRLİK

10 harfli kelimeler

MİZANPAJLI, MİZORİNKUS, MİZAHÇILIK

9 harfli kelimeler

MİZANTROP, MİZAHIMSI

8 harfli kelimeler

MİZAÇSIZ, MİZLEMEK, MİZANSEN, MİZANPLİ, MİZANPAJ, MİZAÇGİR

7 harfli kelimeler

MİZAHSI, MİZMİLE, MİZAHÇI, MİZMELE, MİZAÇLI

6 harfli kelimeler

MİZANA, MİZAHİ, MİZMİZ, MİZMİL, MİZARA, MİZBER

5 harfli kelimeler

MİZAN, MİZİK, MİZEK, MİZAR, MİZAH, MİZAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

MİZ

Danaların annelerini emmemeleri için ağızlarına takılan kirpi oku ya da telden yapılmış kafes.

MİZANPLİ

Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılmış olan tarama biçimi.

MİZAHIMSI

Mizahsı.

MİZAÇGİR

Herkesin huyuna ve keyfine göre davranan, nabza göre şerbet vermesini bilen (kimse).

MİZAÇGİRLİK

Mizaçgir olma durumu.

MİZMİLE

Üvendirenin ucundaki sivri demir.

MİZANPAJ

Sayfalama.

MİZORİNKUS

Tetrafilidean sestodların skoleksinin ön kısmında bulunan saplı çekmen benzeri organ.

MİZAHÇILIK

Gülmece sanatçılığı.

MİZANPAJSIZ

Mizanpajı olmayan.

MİZAHSI

Mizahı andıran, mizaha benzeyen, mizah gibi, mizahımsı.

MİZANPAJLI

Mizanpaj yapılan, mizanpajı olan.

MİZAÇSIZ

Sağlığı iyi olmayan, rahatsız, keyifsiz.

MİZANSEN

Düzentileme. Düzenti.

MİZANTROP

Merdümgiriz. İnsandan nefret eden (kimse).

MİZLEMEK

Saklamak, gizlemek.

  -   -   -  

Anlamında MİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

ARINMA

Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

AYIKLAMAK

Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

ADAMAKILLI

Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

ARINMAK

Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

AĞARTILMAK

Temizlenmek, beyazlatılmak.

ARILIK

Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.