Kelimeler arşivi içinde; başında "meze" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. meze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu meze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde meze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEZENSEFALON, MEZENTERİTİS
MEZENTERYUM
MEZENTERON, MEZELENMEK, MEZELLEMEK
MEZECİLİK, MEZELEMEK, MEZELENME
MEZERLİK, MEZENŞİM, MEZENKİM, MEZELMEK, MEZELLİK, MEZELLİG, MEZELLIG, MEZELLET
MEZELİK, MEZEKÖY, MEZERET
MEZECİ, MEZEME, MEZELE, MEZEKE
MEZEP, MEZER, MEZEK, MEZET
MEZE
İçki içilirken yenilen yiyecek. Eğlence, alay.
MEZELLİG
Mezarlık.
MEZENTERYUM
Çeşitli karın organlarını karın duvarına asan çift tabakadan oluşmuş periton kıvrım, özellikle bağırsakları karın arka duvarına bağlayan bağırsak askısı. Bağırsak asıcı bağ. (Eş anlamlısı: mezenter)1, Omurgalı hayvanlarda bağırsak askısı. Omurgasız hayvanlarda aynı segmentde (bölüt) bulunan bir çift sölom kesesinin arasına rastlayan sölom epiteli bölgesine verilen özel bir ad.
MEZENTERON
Embriyonun arkenteron bölgesinden gelişen ve endodermle astarlı olan sindirim kanalı bölgesi. Mercanlarda ve denizlâlelerinde başlıca sindirim boşluğu. Embriyo gelişiminde preenteron adı verilen ön bağırsakla metenteron adı verilen arka bağırsak arasında gelişen orta bağırsak.
MEZELLİK
Sinlik. Mezarlık.
MEZECİLİK
Meze yapıp satma işi.
MEZENŞİM
Embriyonun mezoderm tabakasından gelişen, daha sonra kas ve bağ dokusunu oluşturan farklılaşmamış hücreler. Embriyonun gastrulâ evresinde dış-deri (ektoderm) ve iç-deri (endoderm) arasında meydana gelen bir doku yığını.
MEZELEMEK
Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Eğlenmek, alay etmek.
MEZENKİM
Embriyoda mezodermden gelişen sitoplazma uzantılarıyla birbirlerine bağlı hücrelerle bunların aralarını dolduran temel madde. Çoğunlukla hiyalüronik asit salgılayan mezenkim hücreleri mitotik aktivite göstererek diğer destek dokularının oluşmasını sağlarlar.
MEZENTERİTİS
Bağırsak askısının yangısı.
MEZELENMEK
Alay konusu olmak. Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Küçük çocuklara sarkıntılık etmek.
MEZELENME
Mezelenmek işi.
MEZELLEMEK
Taklit etmek.
MEZELMEK
Eskimeğe yüz tutmak, incelmek. Üzülmek.
MEZERLİK
Mezarlık.
MEZENSEFALON
Orta beyin.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİKROFAKİ
Göz merceğinin doğuştan küçük olması. Köpek, buzağı ve kedilerde göz merceğinin yer değiştirmesi, mikroftalmi, katarak ve ön göz kamarası mezenkim anomalileriyle birlikte görülür.
KARAKOYU
Balın kaynatılmasıyle elde edilen, pekmeze benzer bir tatlı.
GONİYODİSGENEZİS
İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.
EZME
Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.
TARAMA
Taramak işi. Balık yumurtası ile yapılmış olan bir meze türü. Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).
MEZOTELYUM
Mezenşim hücrelerinden gelişen ve periton, plöra, perikart zarlarının yapılarına giren özel bir örtü dokusu.
KONDROBLAST
Kıkırdak meydana getiren göze. (Yün. chondros: kıkırdak; blastos: tomurcuk) Mezenşim hücrelerinden farklılaşarak oluşan, perikondriyumun iç yüzeyinde bulunan ve kıkırdak dokusunun hücreler arasını sentezleyen, protein ve karbohidrat sentezlediği için her türlü organel bakımından zengin olan ana hücreler. Apozisyonal büyüme sırasında yeni kıkırdak hücrelerini meydana getiren hücre.
CEREZ
Kuru yemiş cinsinden şeyler. Çerez. Çerez, meze.
MİKSOM
Mukoid madde içine dağılmış, yıldız görünümündeki embriyonel bağ doku hücrelerinden oluşan, yumuşak kıvamlı mezenkimal tümör. Mukoid dejenerasyona uğramış bağ doku tümörü.
MEZELİK
Meze yapılmaya elverişli, meze olarak kullanılan. Meze olarak yenilen şey.
LİNGUATULOZİS
Linguatula serrata'nın etçillerde ve nadiren diğer türlerde burun boşluğunda oluşturduğu enfeksiyon. Seyrek olarak paranazal sinüslere veya iç kulağa da ulaşabilirler. Parazitin kesin konağı etçillerdir, ancak sapmış parazitizmde otçullar ve insanlar da son konak olabilir. Otçul hayvanlar arakonaktır ve nimfleri mezenteriyal lenf düğümlerinde saptanabilir.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
HAYDARİ
Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.
TOPİK
Tahin, nohut, patates ve soğanla yapılmış olan meze.
LEYOMİYOSARKOM
Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör.
AKONTİYUM
Bazı denizşakayıklarının mezenterleri üzerinde bulunan ve dikenli çıkıntılar taşıyan ipliksi uzantılar. Akonitum.
MİKSOKONDROM
Stroması ilkel mezenkim dokuya benzeyen iyicil kıkırdak doku tümörü.
AKONİTUM
Bazı denizşakayıklarının mezenterleri üzerinde bulunan ve dikenli çıkıntılar taşıyan ipliksi uzantılar, akontiyum.
AŞAĞILAŞMA
Aşağılaşmak durumu, mezellet.
MEZECİ
Meze satan kimse.