Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mezi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mezi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mezi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mezi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEZİ
Hamam havlusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALADANA
Peynir, soğan ve yufka ekmekle yapılan bir çeşit yiyecek. Yoğurtlu pekmez: Pekmezi getirin de aladana yapalım. Bir çeşit fasulye. Yaz aylarında avlanan, sırtı renkli ve kılçıklı bir çeşit balık. Sebzeleri kökünden yiyen bir çeşit kurt. Tanelerinin bir kısmı siyah olan mısır koçanı. Bitlis ili, Hizan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ARTAN
bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.
ÇÖMCÜ
Bir çeşit maşrapa. Pekmezi beyazlatmak için kullanılan çomak. Kısa boylu kadın. Ağaçtan oyulmuş kap.
PEKMEZLİ
Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan. Tadı fazla olan, çok tatlı.
BİTMİŞ
Donmuş, katılaşmış pekmez. Yağ veya pekmezin zaman aşımından geçmiş, bozulmuş hâli.
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.
BEKMEZ
Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
ÇİĞİRDİK
Haşhaşla pekmezin karıştırılıp kaynatılmasından meydana gelen tatlı. Filiz, taze yaprak. Çiçek tomurcuğu. Ökse otu. İlk yağmurdan sonra çıkan çimen. Özellikle sabun gibi küçülen şeylerin küçük parçası: Fazla sabunlanmayacağım, bir çiğirdik yeter. Başa giyilen takkenin kenarına yapılan işleme. Pembe renk. Ağacın körpe ince dalları.
BESTİL
Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Pestil, köfter. Pekmezin nişasta ile kaynatılıp, yufka halinde kurutularak, ceviz ile küpe basılmasından elde edilen yiyecek. Pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek, kuru yiyecek.
FAKIBEYNİ
Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.
IŞIKÖZÜ
Değeri, elektromanyetik ışınımın frekansı ile Planck değişmezinin çarpımı olan ışınım erkesinin elementsel kuantumu. Işık dalgasının erke ya da itimini (impuls) taşıyan bir sanal parçacık. Erkesi E = h. v ile bellidir, (h = Planck değişmezi, v = ışığın titreşim sayısı). Işığın dalga yinelenimine göre belirli bir erke taşıyan öğesel tanecik.
HÖŞBEK
Erik, elma pekmezi.
EZMA
Erik ve kızılcık pekmezi. Ezme, çeşitli meyvelerin suyundan yapılabilen, su katılarak şurup hâlinde içilen peltemsi gıda.
FAHIBEYNİ
Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.
GÜNERKÖLÇER
Güneş değişmezini ölçmek için kullanılan bir aygıt. Düşen güneş ışınlarını soğuran karartılmış bir yüzey parçası aldığı erkeyi ısıya çevirir; böylece sıcaklık artması ölçülerek dakikada cm² ye düşen erke bulunur.
DELİBALTA
Acımasız, gaddar, zalim kişi. Jandarma. Uzun, sulu ve çok tatlı, pekmezi yapılan bir çeşit armut.
GÖRMEZİYE
Görmeksizin, görmeden: Görmeziye üzerine bastım.
AVDA
Pekmezin üzerine biriken beyazlık.
GARMA
Ezilmiş haşhaşla, iki katı ölçüde pekmezi karıştırarak yapılan bir çeşit yemek.