Kelimeler arşivi içinde; başında "mezi" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. mezi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mezi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mezi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEZİYETSİZLİK
MEZİYETSİZ
MEZİYETLİ
MEZİTLER
MEZİTLİ, MEZİYET
MEZİDE
MEZİN, MEZİR, MEZİT
MEZİ
MEZİ
Hamam havlusu.
MEZİYET
Bir kişiyi veya nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik.
MEZİT
Mezgit. Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş. Bursa ilinde, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.
MEZİR
Yağlı çıra.
MEZİYETSİZ
Beğenilmeyen, üstün nitelikleri bulunmayan.
MEZİYETLİ
Beğenilen, üstün nitelikleri bulunan.
MEZİDE
Ziyadeleşmiş, artmış, büyümüş.
MEZİTLİ
İçel şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MEZİN
Ezan okuyan. Arapça kökenli müezzin: müezzin.
MEZİTLER
Balıkesir ilinde, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MEZİYETSİZLİK
Meziyetsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜNERKÖLÇER
Güneş değişmezini ölçmek için kullanılan bir aygıt. Düşen güneş ışınlarını soğuran karartılmış bir yüzey parçası aldığı erkeyi ısıya çevirir; böylece sıcaklık artması ölçülerek dakikada cm² ye düşen erke bulunur.
IŞIKÖZÜ
Değeri, elektromanyetik ışınımın frekansı ile Planck değişmezinin çarpımı olan ışınım erkesinin elementsel kuantumu. Işık dalgasının erke ya da itimini (impuls) taşıyan bir sanal parçacık. Erkesi E = h. v ile bellidir, (h = Planck değişmezi, v = ışığın titreşim sayısı). Işığın dalga yinelenimine göre belirli bir erke taşıyan öğesel tanecik.
FAKIBEYNİ
Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.
GÖRMEZİYE
Görmeksizin, görmeden: Görmeziye üzerine bastım.
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.
ÇİĞİRDİK
Haşhaşla pekmezin karıştırılıp kaynatılmasından meydana gelen tatlı. Filiz, taze yaprak. Çiçek tomurcuğu. Ökse otu. İlk yağmurdan sonra çıkan çimen. Özellikle sabun gibi küçülen şeylerin küçük parçası: Fazla sabunlanmayacağım, bir çiğirdik yeter. Başa giyilen takkenin kenarına yapılan işleme. Pembe renk. Ağacın körpe ince dalları.
EZMA
Erik ve kızılcık pekmezi. Ezme, çeşitli meyvelerin suyundan yapılabilen, su katılarak şurup hâlinde içilen peltemsi gıda.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
ALADANA
Peynir, soğan ve yufka ekmekle yapılan bir çeşit yiyecek. Yoğurtlu pekmez: Pekmezi getirin de aladana yapalım. Bir çeşit fasulye. Yaz aylarında avlanan, sırtı renkli ve kılçıklı bir çeşit balık. Sebzeleri kökünden yiyen bir çeşit kurt. Tanelerinin bir kısmı siyah olan mısır koçanı. Bitlis ili, Hizan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GARMA
Ezilmiş haşhaşla, iki katı ölçüde pekmezi karıştırarak yapılan bir çeşit yemek.
BESTİL
Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Pestil, köfter. Pekmezin nişasta ile kaynatılıp, yufka halinde kurutularak, ceviz ile küpe basılmasından elde edilen yiyecek. Pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek, kuru yiyecek.
HÖŞBEK
Erik, elma pekmezi.
PEKMEZLİ
Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan. Tadı fazla olan, çok tatlı.
DELİBALTA
Acımasız, gaddar, zalim kişi. Jandarma. Uzun, sulu ve çok tatlı, pekmezi yapılan bir çeşit armut.
BEKMEZ
Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.
ARTAN
bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.
BİTMİŞ
Donmuş, katılaşmış pekmez. Yağ veya pekmezin zaman aşımından geçmiş, bozulmuş hâli.
AVDA
Pekmezin üzerine biriken beyazlık.
FAHIBEYNİ
Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.
ÇÖMCÜ
Bir çeşit maşrapa. Pekmezi beyazlatmak için kullanılan çomak. Kısa boylu kadın. Ağaçtan oyulmuş kap.