İçinde MEZİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mezi" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mezi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mezi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mezi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HELMİNTEMEZİS, MEZİYETSİZLİK

12 harfli kelimeler

AKSONOTMEZİS

11 harfli kelimeler

NÖROTEMEZİS, MELENEMEZİS

10 harfli kelimeler

MEZİYETSİZ

9 harfli kelimeler

MEZİYETLİ, BILMEZİYE, BİLMEZİYE, GÖRMEZİYE, İKMEZİMEK

8 harfli kelimeler

PİEMEZİS, MEZİTLER

7 harfli kelimeler

MEZİTLİ, MEZİYET

6 harfli kelimeler

MEZİDE, İMEZİK, EMEZİS

5 harfli kelimeler

MEZİN, MEZİR, MEZİT

4 harfli kelimeler

MEZİ

Bazı kelimelerin anlamları

MEZİ

Hamam havlusu.

MEZİYET

Bir kişiyi veya nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik.

MELENEMEZİS

Siyah kusmuk.

MEZİTLER

Balıkesir ilinde, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

MEZİTLİ

İçel şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BİLMEZİYE

Bilmeksizin, bilmeyerek, bilmeden. Bilmeden, bilmeksizin.

MEZİYETSİZLİK

Meziyetsiz olma durumu.

BILMEZİYE

Bilmeden, bilmeyerek.

İKMEZİMEK

Kuvvetli yağmur ya da fırtına hafiflemek: Yağmur biraz ikmezidi.

MEZİYETLİ

Beğenilen, üstün nitelikleri bulunan.

MEZİYETSİZ

Beğenilmeyen, üstün nitelikleri bulunmayan.

GÖRMEZİYE

Görmeksizin, görmeden: Görmeziye üzerine bastım.

HELMİNTEMEZİS

Solucan kusma.

PİEMEZİS

İrin kusma.

AKSONOTMEZİS

Aksonlarda meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan çevresel dejenerasyon.

NÖROTEMEZİS

Periferal sinir bütünlüğünün tam olarak bozulması.

  -   -   -  

Anlamında MEZİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GARMA

Ezilmiş haşhaşla, iki katı ölçüde pekmezi karıştırarak yapılan bir çeşit yemek.

GÜNERKÖLÇER

Güneş değişmezini ölçmek için kullanılan bir aygıt. Düşen güneş ışınlarını soğuran karartılmış bir yüzey parçası aldığı erkeyi ısıya çevirir; böylece sıcaklık artması ölçülerek dakikada cm² ye düşen erke bulunur.

IŞIKÖZÜ

Değeri, elektromanyetik ışınımın frekansı ile Planck değişmezinin çarpımı olan ışınım erkesinin elementsel kuantumu. Işık dalgasının erke ya da itimini (impuls) taşıyan bir sanal parçacık. Erkesi E = h. v ile bellidir, (h = Planck değişmezi, v = ışığın titreşim sayısı). Işığın dalga yinelenimine göre belirli bir erke taşıyan öğesel tanecik.

BİTMİŞ

Donmuş, katılaşmış pekmez. Yağ veya pekmezin zaman aşımından geçmiş, bozulmuş hâli.

ARTAN

bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.

ÇÖMCÜ

Bir çeşit maşrapa. Pekmezi beyazlatmak için kullanılan çomak. Kısa boylu kadın. Ağaçtan oyulmuş kap.

ALADANA

Peynir, soğan ve yufka ekmekle yapılan bir çeşit yiyecek. Yoğurtlu pekmez: Pekmezi getirin de aladana yapalım. Bir çeşit fasulye. Yaz aylarında avlanan, sırtı renkli ve kılçıklı bir çeşit balık. Sebzeleri kökünden yiyen bir çeşit kurt. Tanelerinin bir kısmı siyah olan mısır koçanı. Bitlis ili, Hizan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HÖŞBEK

Erik, elma pekmezi.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

FAHIBEYNİ

Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.

PEKMEZLİ

Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan. Tadı fazla olan, çok tatlı.

IŞTALAK

Pekmezin topraklı tortusu.

DELİBALTA

Acımasız, gaddar, zalim kişi. Jandarma. Uzun, sulu ve çok tatlı, pekmezi yapılan bir çeşit armut.

EZMA

Erik ve kızılcık pekmezi. Ezme, çeşitli meyvelerin suyundan yapılabilen, su katılarak şurup hâlinde içilen peltemsi gıda.

FAKIBEYNİ

Yoğurt ve pekmezi karıştırarak yapılan yiyecek.

BESTİL

Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Pestil, köfter. Pekmezin nişasta ile kaynatılıp, yufka halinde kurutularak, ceviz ile küpe basılmasından elde edilen yiyecek. Pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek, kuru yiyecek.

ÇİĞİRDİK

Haşhaşla pekmezin karıştırılıp kaynatılmasından meydana gelen tatlı. Filiz, taze yaprak. Çiçek tomurcuğu. Ökse otu. İlk yağmurdan sonra çıkan çimen. Özellikle sabun gibi küçülen şeylerin küçük parçası: Fazla sabunlanmayacağım, bir çiğirdik yeter. Başa giyilen takkenin kenarına yapılan işleme. Pembe renk. Ağacın körpe ince dalları.

ÇELİ

Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.

BEKMEZ

Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.

AVDA

Pekmezin üzerine biriken beyazlık.