Kelimeler arşivinde; içinde "meze" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde meze bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu meze ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında meze olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İNTUMEZENSİYA
MEZENTERİTİS, DİZLERMEZECİ, MEZENSEFALON, KARBAMEZEPİN
MEZENTERYUM
MEZENTERON, MEZELENMEK, MEZELLEMEK
MEZELEMEK, MEZECİLİK, MEZELENME
MEZELMEK, MEZELLIG, MEZELLİG, MEZELLİK, SÖNMEZER, MEZENKİM, MEZENŞİM, MEZERLİK, MENEMEZE, MEZELLET, DÖNMEZER
MEZEKÖY, MEZMEZE, MEZERET, MEZELİK, BİLMEZE, DEMEZEK
MEZEME, EMEZEK, ETMEZE, MEZEKE, MEZECİ, MEZELE
EMEZE, MEZEK, MEZEP, MEZER, MEZET, ÖMEZE
MEZE
MEZE
İçki içilirken yenilen yiyecek. Eğlence, alay.
MEZELLİG
Mezarlık.
MEZENTERYUM
Çeşitli karın organlarını karın duvarına asan çift tabakadan oluşmuş periton kıvrım, özellikle bağırsakları karın arka duvarına bağlayan bağırsak askısı. Bağırsak asıcı bağ. (Eş anlamlısı: mezenter)1, Omurgalı hayvanlarda bağırsak askısı. Omurgasız hayvanlarda aynı segmentde (bölüt) bulunan bir çift sölom kesesinin arasına rastlayan sölom epiteli bölgesine verilen özel bir ad.
İNTUMEZENSİYA
Şişkinlik. Kalınlık.
MEZELEMEK
Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Eğlenmek, alay etmek.
MEZECİLİK
Meze yapıp satma işi.
MEZELLEMEK
Taklit etmek.
MEZELMEK
Eskimeğe yüz tutmak, incelmek. Üzülmek.
MEZENTERİTİS
Bağırsak askısının yangısı.
MEZELENME
Mezelenmek işi.
MEZELENMEK
Alay konusu olmak. Çocuk yemekte mızmızlık etmek. Küçük çocuklara sarkıntılık etmek.
MEZENSEFALON
Orta beyin.
MEZELLIG
Mezarlık.
DİZLERMEZECİ
Bartın şehri, Kurucaşile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MEZENTERON
Embriyonun arkenteron bölgesinden gelişen ve endodermle astarlı olan sindirim kanalı bölgesi. Mercanlarda ve denizlâlelerinde başlıca sindirim boşluğu. Embriyo gelişiminde preenteron adı verilen ön bağırsakla metenteron adı verilen arka bağırsak arasında gelişen orta bağırsak.
KARBAMEZEPİN
Iminostilben türevi olan, beyinde birincil odaklardaki deşarjları ortadan kaldırarak çırpınmaları önleyen ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEYOMİYOSARKOM
Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör.
AŞAĞILAŞMA
Aşağılaşmak durumu, mezellet.
MEZENKİM
Embriyoda mezodermden gelişen sitoplazma uzantılarıyla birbirlerine bağlı hücrelerle bunların aralarını dolduran temel madde. Çoğunlukla hiyalüronik asit salgılayan mezenkim hücreleri mitotik aktivite göstererek diğer destek dokularının oluşmasını sağlarlar.
AKONİTUM
Bazı denizşakayıklarının mezenterleri üzerinde bulunan ve dikenli çıkıntılar taşıyan ipliksi uzantılar, akontiyum.
AKONTİYUM
Bazı denizşakayıklarının mezenterleri üzerinde bulunan ve dikenli çıkıntılar taşıyan ipliksi uzantılar. Akonitum.
TARAMA
Taramak işi. Balık yumurtası ile yapılmış olan bir meze türü. Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).
MEZECİ
Meze satan kimse.
GONİYODİSGENEZİS
İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.
MEZOTELYUM
Mezenşim hücrelerinden gelişen ve periton, plöra, perikart zarlarının yapılarına giren özel bir örtü dokusu.
MİKROFAKİ
Göz merceğinin doğuştan küçük olması. Köpek, buzağı ve kedilerde göz merceğinin yer değiştirmesi, mikroftalmi, katarak ve ön göz kamarası mezenkim anomalileriyle birlikte görülür.
HAYDARİ
Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.
TOPİK
Tahin, nohut, patates ve soğanla yapılmış olan meze.
EZME
Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.
LİNGUATULOZİS
Linguatula serrata'nın etçillerde ve nadiren diğer türlerde burun boşluğunda oluşturduğu enfeksiyon. Seyrek olarak paranazal sinüslere veya iç kulağa da ulaşabilirler. Parazitin kesin konağı etçillerdir, ancak sapmış parazitizmde otçullar ve insanlar da son konak olabilir. Otçul hayvanlar arakonaktır ve nimfleri mezenteriyal lenf düğümlerinde saptanabilir.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
KONDROBLAST
Kıkırdak meydana getiren göze. (Yün. chondros: kıkırdak; blastos: tomurcuk) Mezenşim hücrelerinden farklılaşarak oluşan, perikondriyumun iç yüzeyinde bulunan ve kıkırdak dokusunun hücreler arasını sentezleyen, protein ve karbohidrat sentezlediği için her türlü organel bakımından zengin olan ana hücreler. Apozisyonal büyüme sırasında yeni kıkırdak hücrelerini meydana getiren hücre.
MEZELİK
Meze yapılmaya elverişli, meze olarak kullanılan. Meze olarak yenilen şey.
MİKSOKONDROM
Stroması ilkel mezenkim dokuya benzeyen iyicil kıkırdak doku tümörü.
KARAKOYU
Balın kaynatılmasıyle elde edilen, pekmeze benzer bir tatlı.
CEREZ
Kuru yemiş cinsinden şeyler. Çerez. Çerez, meze.