Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mest" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mest ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mest olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mest olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEST
Sarhoş. Üzerine mesh edilebilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak bir ayakkabı türü.
SERMEST
Sarhoş.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SARHOŞ
Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.
ERİK
Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica). Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi.
YARIYIL
Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir.
ASABA
Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.
SARHOŞLUK
Sarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti. Dalgınlık, şaşkınlık.
DOMUZ
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.
MESTÇİLİK
Mest yapma veya satma işi.
MESH
Bir şeyi elle sıvazlama. Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme.
SERÇE
Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus).
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
EDİKCİ
Ayakkabıcı, mestçi.
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.
ÇIHARMAK
Çıkarmak: Tavukları kümesten dışarı cıhar. Çıkarmak.
FERİYHMEK
Kümes hayvanları için kümesten soğumak; karşılığı ayrıca periyhmek.
KALLOŞ
Fransızca kökenli galoche > Rus. galoş: mest üzerine giyilen ayakkabı; lastik şoson.
KEDİ
Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus).
DERMESTES
Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından, deri ve kürkler ile beslenen, hem evlerde, hem de müzelerde çok zararlı, deri kara böceği (Dermestes lardarius) türü iyi bilinen bir cins.
MESTÇİ
Mest yapan veya satan kimse.
FERİKMEK
Ürkütmek (daha çok hayvanlar için kullanılır). Korkudan soluk soluğa kalmak. Tavuğun kümesten soğuması.
LAPÇIN
Tabanı meşinden olan mest, edik.