MEST ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mest" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. mest ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mest ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mest olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MESTİKLEMEK

10 harfli kelimeler

MESTABLASI, MESTERELON

9 harfli kelimeler

MESTANLAR, MESTÇİLİK, MESTHÜYÜK, MESTRANOL

8 harfli kelimeler

MESTANLI, MESTİNAZ

7 harfli kelimeler

MESTANE, MESTURE

6 harfli kelimeler

MESTAN, MESTÇİ, MESTUR

4 harfli kelimeler

MEST

Bazı kelimelerin anlamları

MEST

Sarhoş. Üzerine mesh edilebilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak bir ayakkabı türü.

MESTRANOL

Etinil estradiol'ün 3-metil türevi olup vücutta metil grubunu kaybederek etkinlik kazanan sentetik steroit östrojen.

MESTABLASI

Mest ayakkabısı yapmak için özel biçimde hazırlanan deri. (Yalvaç Isparta).

MESTİNAZ

Çok nazlı, naz sarhoşu.

MESTİKLEMEK

Masaj yapmak.

MESTANLI

Manisa ilinde, Köprübaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

MESTUR

Örtülü, kapalı, gizli.

MESTANLAR

Balıkesir kenti, Durak bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ ili, Şahin bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

MESTERELON

Androjenik etki gösteren fakat gonadotropinlerin salgılanmasını etkilemeyen testosteron türevi ilaç.

MESTANE

Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine.

MESTAN

Çok küçük kavun. Savruk kimse. Sarhoşlar. Adıyaman şehri, Koçali nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Ayancık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MESTHÜYÜK

Gaziantep şehri, Sakçagöz bucağına bağlı bir yer.

MESTURE

Örtülü, kapalı, gizli.

MESTÇİLİK

Mest yapma veya satma işi.

MESTÇİ

Mest yapan veya satan kimse.

  -   -   -  

Anlamında MEST bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEST geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIHARMAK

Çıkarmak: Tavukları kümesten dışarı cıhar. Çıkarmak.

ASABA

Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.

FERİKMEK

Ürkütmek (daha çok hayvanlar için kullanılır). Korkudan soluk soluğa kalmak. Tavuğun kümesten soğuması.

DERMESTES

Böcekler (Insecta) sınıfının, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından, deri ve kürkler ile beslenen, hem evlerde, hem de müzelerde çok zararlı, deri kara böceği (Dermestes lardarius) türü iyi bilinen bir cins.

MESH

Bir şeyi elle sıvazlama. Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme.

LAPÇIN

Tabanı meşinden olan mest, edik.

KAPÇIN

Çuhadan yapılmış, siyah kaytanlı bir çeşit tozluk. Tabanı deri, çuha mest.

ERİK

Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica). Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi.

SERÇE

Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus).

SARHOŞLUK

Sarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti. Dalgınlık, şaşkınlık.

FERİYHMEK

Kümes hayvanları için kümesten soğumak; karşılığı ayrıca periyhmek.

DOMUZ

Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

ESRİMEK

Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.

GİZLİ

Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.

YARIYIL

Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir.

LASDİYH

Fransızca kökenli elastigue: lastik; kauçuk; mestin üstüne giyilen lastik ayakkabı; çarık yerine giyilen lastik veya plastik ayakkabı.

KEDİ

Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus).

SARHOŞ

Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.

EDİKCİ

Ayakkabıcı, mestçi.

KALLOŞ

Fransızca kökenli galoche > Rus. galoş: mest üzerine giyilen ayakkabı; lastik şoson.