MEŞA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "meşa" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. meşa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu meşa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde meşa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MEŞAKKATSİZLİK

11 harfli kelimeler

MEŞAKKATSİZ, MEŞALECİLİK

10 harfli kelimeler

MEŞAKKATLİ

8 harfli kelimeler

MEŞADALI, MEŞAKKAT, MEŞALECİ

7 harfli kelimeler

MEŞAHİR

6 harfli kelimeler

MEŞALE

4 harfli kelimeler

MEŞA

Bazı kelimelerin anlamları

MEŞA

Orman. Meşe ağacı.

MEŞAKKAT

Güçlük.

MEŞALECİ

Ortalığı aydınlatmak için çıra vb. yakmakla görevli kimse.

MEŞALE

Ucunda, alev çıkararak yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek. Bir düşüncenin öncüsü.

MEŞAKKATSİZLİK

Meşakkatsiz olma durumu.

MEŞAKKATLİ

Güç, sıkıntılı.

MEŞAHİR

Ünlü kimseler.

MEŞALECİLİK

Meşalecinin yaptığı iş.

MEŞAKKATSİZ

Güç olmayan, sıkıntısız.

MEŞADALI

Bingöl şehri, Genç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında MEŞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAŞALDAN

Meşale.

MAŞALICA

Meşale.

SAMAH

Ucunda alev çıkararak yanan madde bulunan değnek, meşale. Çalgılı, yemekli eğlence. Düğünde yapılan eğlence. Bir kadın, bir erkekle oynanan bir çeşit oyun. Yabani bir yemiş.

ÇIRAKMAN

Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.

YANARCA

Meşale.

MEŞEGGET

Arapça kökenli meşakkat: meşakkat.

MAŞIL

Kavrulmuş unu suda pişirerek yapılan bir çeşit yemek. Düğün alanlarını gece aydınlatmakta kullanılan bir çeşit meşale.

MAŞALACI

Maşa. Meşaleyi elinde gezdiren adam.

ŞAMALA

Meşale. Ekşimsi, küçük kavun.

GÜÇLÜK

Zorluk. Engel, pürüz. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat.

HELEŞE

Meşale. Şaka.

SIKINTILI

Sıkıntısı olan. Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi.

PANAZ

Sersem. Yoksul, geçim sıkıntısı çeken. Fener. Darmadağınık. Gece, çıra, meşale ve benzerleri kuvvetli ışıkla kuş, balık gibi hayvanları sersemleterek yapılan av. Işıkta duran bir kimsenin karanlığa çıkınca gözlerinin görememesi, tavukkarası. Avuç.

MAŞILA

Düğünün ikinci gecesi meydanda ateş yakılarak yapılan eğlence. Meşale.

MAŞALAN

Meşale.

SIKINTISIZ

Sıkıntısı olmayan. Sıkıntı vermeyen, meşakkatsiz.

YULA

Yular. Meşale.

MALAHTER

Meşale.