Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mağ" olan, toplam 83 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mağ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mağ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ATLANTIRMAĞ, BERDIKLAMAĞ, KIRÇILDAMAĞ, SANCILANMAĞ, CINGILDAMAĞ, SIMSIĞLAMAĞ
ŞAPMALAMAĞ, TAKILDAMAĞ, KANOTURMAĞ, HAPAZLAMAĞ, HARINLAMAĞ, HAŞILLAMAĞ, ÇURGALAMAĞ, ÇUĞUNLAMAĞ, SIĞATLAMAĞ, KIYIĞLAMAĞ, ŞURULDAMAĞ, CIZILDAMAĞ, CIZIĞLAMAĞ, BİLAVLAMAĞ, MIRILDAMAĞ, MIŞILDAMAĞ, MIZILDAMAĞ, NARILDAMAĞ
KANKOHMAĞ, PORTLAMAĞ, KARALTMAĞ, KARSLAMAĞ, SIPÇINMAĞ, KINCITMAĞ, KOLKIRMAĞ, KUDRUĞMAĞ, SALDIRMAĞ, ARAÇLAMAĞ, TAPŞIRMAĞ, BALALAMAĞ, BASTIRMAĞ, TAVLANMAĞ, ÇIMÇAŞMAĞ, TOHTAŞMAĞ
GUBARMAĞ, OHLANMAĞ, TOKIŞMAĞ, MUVALMAĞ, ATLANMAĞ, BOZARMAĞ, SAYNAMAĞ, ÇATIŞMAĞ, KIZINMAĞ, DADIHMAĞ, TAVLAMAĞ, TAPTAMAĞ, SINIHMAĞ, KAVILMAĞ, TAPILMAĞ, TAKLAMAĞ
SUVAMAĞ, ANNAMAĞ, OHLAMAĞ, MALAMAĞ, KIRTMAĞ, KINAMAĞ, KARTMAĞ, KADAMAĞ
SALMAĞ, ÇATMAĞ, TAPMAĞ, DÜMMAĞ, GARMAĞ, KAÇMAĞ, KAHMAĞ, KIRMAĞ
DÜMAĞ, DUMAĞ, DIMAĞ, DAMAĞ, ÇOMAĞ, SAMAĞ, DİMAĞ, UMMAĞ, YAMAĞ, YÜMAĞ
MAĞ
MAĞ
Evin katı. Tavan arası. Evin bölmeleri, oda. Odanın eni. Çatıların ortasındaki kalın ve dikey direk, mertek. Evlerin çatılarına enine konulan kalın ağaç direk, kiriş. Evlerin çatılarında iki kiriş arasındaki açıklık, aralık. Dört arşın uzunluğunda ağaçların üstündeki tavan : Şu ev üç mağ üstündedir. Yığın : Odun mağı. Ot yığınının bir bağlamı. Tabaklanmış derinin iç yüzü. Tav. Tavan. Oda. Yapılarda çatılara yatay konan ağaç, kiriş. Yığın. Yapılarda iki kirişin arasındaki kısım. (Amasya ve çevresi). Sahtiyanın iç yüzü.
TAKILDAMAĞ
Parmak, bel ve benzerleri eklem yerlerinden ses çıkmak.
BERDIKLAMAĞ
Paylamak.
CINGILDAMAĞ
Düşen madeni para ses çıkarmak.
ÇUĞUNLAMAĞ
İhbar etmek.
HAŞILLAMAĞ
İpliği unlu ya da çirişli suya batırmak.
KANOTURMAĞ
Dizanteri olmak.
SIMSIĞLAMAĞ
Yumruk vurmak.
HARINLAMAĞ
Fenalığa sapmak.
ÇURGALAMAĞ
Toplamak, yığmak.
ATLANTIRMAĞ
Hayvanları çiftleştirmek.
ŞAPMALAMAĞ
Tokat atmak, vurmak. İnanışa göre cinlerin öfkesiyle inme inmek, ölmek, cin çarpmak.
SANCILANMAĞ
Sancılanmak. İvmek, tez davranmak.
HAPAZLAMAĞ
Avuçlamak.
KIRÇILDAMAĞ
Cayır cayır yanmak, kavrulmak : Kırçıldıya kırçıldıya yandı.
SIĞATLAMAĞ
Yumuşatmak. Elle dokunmak, okşamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKMAKSIZ
Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.
BASAMAKSI
Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
BATI
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
BERGÜZAR
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
ÇELTEK
Çoban yamağı, yardımcı, uşak.
BONMARŞE
İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
BASAMAKLI
Basamağı olan.
ÇİMDİKLEMEK
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.
BAYRAMLIK
Bayramlarda verilen armağan. Bayrama özgü olan.
BATIK
Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.