Kelimeler arşivi içinde; başında "mağ" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. mağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAĞZİNELMASI, MAĞRURCASINA, MAĞRURLANMAK, MAĞARAOBRUĞU
MAĞRURLANMA, MAĞURLAŞMAK, MAĞRUŞLAMAK, MAĞAZACILIK
MAĞLUBİYET, MAĞDURİYET
MAĞRURANE, MAĞSAKUŞU, MAĞARAKÖY, MAĞDURLUK, MAĞARACIK, MAĞRURLUK
MAĞSİMEK, MAĞRAMAK, MAĞLAMAK, MAĞRURCA, MAĞALCIK, MAĞALLAK, MAĞIRSIK, MAĞIRMAK, MAĞIRLAK, MAĞURSUK, MAĞRUŞGİ, MAĞFİRET, MAĞDANOS, MAĞSİMAK, MAĞARALI, MAĞAZACI, MAĞARMAK
MAĞRİBİ, MAĞRAMA, MAĞLATA, MAĞILLI
MAĞŞUŞ, MAĞBAR, MAĞSİM, MAĞSIR, MAĞSIM, MAĞSAN, MAĞDUR, MAĞFUR, MAĞAZA, MAĞSUL, MAĞIYA, MAĞLAÇ, MAĞLAK, MAĞRUR, MAĞARA, MAĞRİP, MAĞLUP, MAĞLIÇ, MAĞRAK, MAĞMUM
MAĞAL, MAĞAR, MAĞIL, MAĞRU, MAĞLE
MAĞI, MAĞL
MAĞ
MAĞ
Evin katı. Tavan arası. Evin bölmeleri, oda. Odanın eni. Çatıların ortasındaki kalın ve dikey direk, mertek. Evlerin çatılarına enine konulan kalın ağaç direk, kiriş. Evlerin çatılarında iki kiriş arasındaki açıklık, aralık. Dört arşın uzunluğunda ağaçların üstündeki tavan : Şu ev üç mağ üstündedir. Yığın : Odun mağı. Ot yığınının bir bağlamı. Tabaklanmış derinin iç yüzü. Tav. Tavan. Oda. Yapılarda çatılara yatay konan ağaç, kiriş. Yığın. Yapılarda iki kirişin arasındaki kısım. (Amasya ve çevresi). Sahtiyanın iç yüzü.
MAĞLUBİYET
Yenilgi.
MAĞARAOBRUĞU
Amasya ilinde, Hamamözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MAĞAZACILIK
Mağazacı olma durumu.
MAĞRURANE
Mağrurca.
MAĞARACIK
Gaziantep ili, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay ilinde, Samandağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis ilinde, Polateli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MAĞDURLUK
Mağdur olma durumu, kıygınlık, mağduriyet.
MAĞRURLANMAK
Kurumlanmak, gururlanmak, kibirlenmek, kendini beğenmek.
MAĞRUŞLAMAK
Yaşlanmak.
MAĞRURCASINA
Mağrurca.
MAĞSAKUŞU
Geç uyuyan yaşlılara verilen ad.
MAĞRURLANMA
Mağrurlanmak işi.
MAĞARAKÖY
Elâzığ şehri, Kovancılar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak şehrinde, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van şehrinde, Erciş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MAĞURLAŞMAK
Bozulmak, ekşimek, ağırlaşmak (yemek için).
MAĞZİNELMASI
Orta büyüklükte ve oval biçimli, temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma.
MAĞDURİYET
Mağdurluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
ÇİMDİKLEMEK
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.
ÇAKMAKSIZ
Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.
BASAMAKSI
Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BASAMAKLI
Basamağı olan.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
BAYRAMLIK
Bayramlarda verilen armağan. Bayrama özgü olan.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
ÇELTEK
Çoban yamağı, yardımcı, uşak.
BATI
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
BONMARŞE
İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
BERGÜZAR
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.
BATIK
Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.