MAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mağ" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. mağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MAĞZİNELMASI, MAĞRURCASINA, MAĞRURLANMAK, MAĞARAOBRUĞU

11 harfli kelimeler

MAĞRURLANMA, MAĞURLAŞMAK, MAĞRUŞLAMAK, MAĞAZACILIK

10 harfli kelimeler

MAĞLUBİYET, MAĞDURİYET

9 harfli kelimeler

MAĞRURANE, MAĞSAKUŞU, MAĞARAKÖY, MAĞDURLUK, MAĞARACIK, MAĞRURLUK

8 harfli kelimeler

MAĞSİMEK, MAĞRAMAK, MAĞLAMAK, MAĞRURCA, MAĞALCIK, MAĞALLAK, MAĞIRSIK, MAĞIRMAK, MAĞIRLAK, MAĞURSUK, MAĞRUŞGİ, MAĞFİRET, MAĞDANOS, MAĞSİMAK, MAĞARALI, MAĞAZACI, MAĞARMAK

7 harfli kelimeler

MAĞRİBİ, MAĞRAMA, MAĞLATA, MAĞILLI

6 harfli kelimeler

MAĞŞUŞ, MAĞBAR, MAĞSİM, MAĞSIR, MAĞSIM, MAĞSAN, MAĞDUR, MAĞFUR, MAĞAZA, MAĞSUL, MAĞIYA, MAĞLAÇ, MAĞLAK, MAĞRUR, MAĞARA, MAĞRİP, MAĞLUP, MAĞLIÇ, MAĞRAK, MAĞMUM

5 harfli kelimeler

MAĞAL, MAĞAR, MAĞIL, MAĞRU, MAĞLE

4 harfli kelimeler

MAĞI, MAĞL

3 harfli kelimeler

MAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

MAĞ

Evin katı. Tavan arası. Evin bölmeleri, oda. Odanın eni. Çatıların ortasındaki kalın ve dikey direk, mertek. Evlerin çatılarına enine konulan kalın ağaç direk, kiriş. Evlerin çatılarında iki kiriş arasındaki açıklık, aralık. Dört arşın uzunluğunda ağaçların üstündeki tavan : Şu ev üç mağ üstündedir. Yığın : Odun mağı. Ot yığınının bir bağlamı. Tabaklanmış derinin iç yüzü. Tav. Tavan. Oda. Yapılarda çatılara yatay konan ağaç, kiriş. Yığın. Yapılarda iki kirişin arasındaki kısım. (Amasya ve çevresi). Sahtiyanın iç yüzü.

MAĞLUBİYET

Yenilgi.

MAĞARAOBRUĞU

Amasya ilinde, Hamamözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MAĞAZACILIK

Mağazacı olma durumu.

MAĞRURANE

Mağrurca.

MAĞARACIK

Gaziantep ili, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay ilinde, Samandağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis ilinde, Polateli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MAĞDURLUK

Mağdur olma durumu, kıygınlık, mağduriyet.

MAĞRURLANMAK

Kurumlanmak, gururlanmak, kibirlenmek, kendini beğenmek.

MAĞRUŞLAMAK

Yaşlanmak.

MAĞRURCASINA

Mağrurca.

MAĞSAKUŞU

Geç uyuyan yaşlılara verilen ad.

MAĞRURLANMA

Mağrurlanmak işi.

MAĞARAKÖY

Elâzığ şehri, Kovancılar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şırnak şehrinde, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Van şehrinde, Erciş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

MAĞURLAŞMAK

Bozulmak, ekşimek, ağırlaşmak (yemek için).

MAĞZİNELMASI

Orta büyüklükte ve oval biçimli, temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma.

MAĞDURİYET

Mağdurluk.

  -   -   -  

Anlamında MAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUVAŞ

İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

BAĞIŞLAMA

Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.

ÇİMDİKLEMEK

Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.

ÇAKMAKSIZ

Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.

BASAMAKSI

Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

CEBERUT

Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BASAMAKLI

Basamağı olan.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

BAYRAMLIK

Bayramlarda verilen armağan. Bayrama özgü olan.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

ÇELTEK

Çoban yamağı, yardımcı, uşak.

BATI

Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.

ANMAK

Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.

BONMARŞE

İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.

ÇİMDİK

Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.

BERGÜZAR

Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.

BATIK

Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.

AYAKÇAK

Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.