Kelimeler arşivi içinde; başında "mai" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. mai ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mai ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mai olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAİŞET, MAİYET
MAİDE, MAİLE
MAİL, MAİN, MAİŞ
MAİ
MAİ
Mavi.
MAİŞ
Arapça kökenli maâş: Aylık.
MAİDE
Yemek, ziyafet. Üzerinde yemek bulunan sofra. Kur'an-ı Kerim'in bir suresinin adı.
MAİLE
Aklan.
MAİYET
Üst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler.
MAİN
Eşkenar dörtgen.
Eğilimi olan. Eğik. Benzeyen, andıran.
MAİŞET
Geçim, geçinme.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİRDUYUMCULUK
Yirminci yüzyılın başında Jules Romains tarafından kurulan ve birey yerine topluluğun duygu, düşünce ve izlenimlerindeki ortaklığı konu edinen yazın çığırı.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
DOLANIŞIK
Geçim, idare, maişet.
TEVABİ
Tabi olanlar, maiyet.
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
DOMAİN
Internet sitelerine ulaşmak için kullanılan web adresi. İnternet sitesinin adresi. www ile başlayan bir web sitesini bulmaya yarayan anahtar kelimeler bütünü. ileilgili.org ismi bir domaindir ve kullanıcılar bilgisayarlarındaki internet tarayıcılarına www.ileilgili.org yazdıklarında o siteye bağlanabilirler.
TAPULU
Tapusu olan. Emri altında, maiyetinde.
EĞİLİMLİ
Eğilimi olan, istekli, meyyal, mail, tandanslı.
HACER
Taş, kaya. İsmail Peygamber'in annesinin adı.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
KALİPSO
Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans. Bu dansın müziği.
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
EĞİK
Eğilmiş olan, dik ya da düz olmayan. Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.
KORTEJ
Bir devlet büyüğünün yanında bulunan kimseler, maiyet. Alay (I).
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
DÖLENMEK
Bir yere doğru yönelmek: Evine dölendi. Dolaşmak. Bir yere düzgün şekilde yerleşmek. Bozulmuş bir şey düzelmek, iyileşmek. Yatışmak, yolda rahat ve uslu durmaya alışmak. Bir hayvan sürüsü bir yere düzenli olarak dağılmak: Kuzular çayıra amma da dölendiler. Mutmain olmak, temayül göstermek, sükûnet bulmak, karar kılmak, huzura kavuşmak, ağır davranmak. Çoğalmak.
ESMERLEŞME
Esmerleşmek işi. Gıdaların enzimatik olmayan tipteki kahverengileşme tepkimelerinden en önemlisi olup indirgen şekerlerle proteinlerin serbest amino grupları veya aminoasitler arasında cereyan eden komplike bir seri tepkimenin sonucu kahverengi renk oluşumuna ve tat değişimlerine neden olan tepkime, kahverengileşme, karbonilamil tepkimesi, maillard reaksiyonu.
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
MUTMAİNLİK
Mutmain olma durumu.
TOPLUMSAL
Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.