Kelimeler arşivinde; içinde "mağ" olan, toplam 217 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KİLOGRAMAĞIRLIK, GÖKÇEAĞAÇOYMAĞI, KÜÇÜKSENEMAĞARA, TIRANTISTOKMAĞI
KARGINSELİMAĞA, NİŞADIRTOKMAĞI
GELİNPARMAĞI, HANIMPARMAĞI, MAĞRURCASINA, MAĞRURLANMAK, VEZİRPARMAĞI, AHMAĞISLADAN, AŞAĞIÇİMAĞIL, GELİNBARMAĞI, GERDEKMAĞARA, HATUNPARMAĞI, KADINBARMAĞI, KADINPARMAĞI, MAĞARAOBRUĞU, MAĞZİNELMASI
MAĞAZACILIK, MAĞRURLANMA, GRAMAĞIRLIK, ATLANTIRMAĞ, BERDIKLAMAĞ, CINGILDAMAĞ, DANETOKMAĞI, HORTUMAĞACI, KIRÇILDAMAĞ, KIZILMAĞARA, KÜLLÜMAĞARA, MAĞRUŞLAMAK, MAĞURLAŞMAK, ORTAÇİMAĞIL, SANCILANMAĞ, SARAYMAĞARA, SIMSIĞLAMAĞ
MAĞDURİYET, MAĞLUBİYET, AKÇAMAĞARA, BADEMAĞACI, BAŞÇİMAĞIL, BİLAVLAMAĞ, CIZIĞLAMAĞ, CIZILDAMAĞ, ÇUĞUNLAMAĞ, ÇURGALAMAĞ, DAMAĞZAMAK, ESKİMAĞARA, HAPAZLAMAĞ, HAREMAĞASI, HARINLAMAĞ, HAŞILLAMAĞ, İBRAHİMAĞA, İNCEMAĞARA, KANOTURMAĞ, KARAMAĞARA, KEÇEMAĞARA, KIRKMAĞARA, KIYIĞLAMAĞ, KOCAOĞMAĞI, MIRILDAMAĞ, MIŞILDAMAĞ, MIZILDAMAĞ, NARILDAMAĞ, SIĞATLAMAĞ, ŞAPMALAMAĞ, Devamını Oku »»
MAĞDURLUK, MAĞRURANE, MAĞRURLUK, ARAÇLAMAĞ, BALALAMAĞ, BASTIRMAĞ, BAŞMAĞARA, ÇIMÇAŞMAĞ, GELEMAĞRI, HANIMAĞZI, HANMAĞARA, KANKOHMAĞ, KARALTMAĞ, KARSLAMAĞ, KASIMAĞZI, KINCITMAĞ, KOCOĞMAĞI, KOLKIRMAĞ, KUDRUĞMAĞ, MAĞARACIK, MAĞARAKÖY, MAĞSAKUŞU, MAZLUMAĞA, PORTLAMAĞ, SALDIRMAĞ, SIPÇINMAĞ, TAPŞIRMAĞ, TAVLANMAĞ, TOHTAŞMAĞ, YARIMAĞAZ, Devamını Oku »»
MAĞAZACI, MAĞFİRET, MAĞRURCA, NAMAĞLUP, AKMAĞARA, ATLANMAĞ, BOZARMAĞ, ÇATIŞMAĞ, ÇIMMAĞAK, ÇIRMAĞAN, DADIHMAĞ, GALMAĞAL, GUBARMAĞ, KASIMAĞA, KAVILMAĞ, KIRMAĞAN, KIZINMAĞ, MAĞALCIK, MAĞALLAK, MAĞARALI, MAĞARMAK, MAĞDANOS, MAĞIRLAK, MAĞIRMAK, MAĞIRSIK, MAĞLAMAK, MAĞRAMAK, MAĞRUŞGİ, MAĞSİMAK, MAĞSİMEK, Devamını Oku »»
ARMAĞAN, ANNAMAĞ, BAŞMAĞH, KADAMAĞ, KARTMAĞ, KINAMAĞ, KIRTMAĞ, KÖMAĞIL, MAĞILLI, MAĞLATA, MAĞRAMA, MAĞRİBİ, MALAMAĞ, OHLAMAĞ, OLMAĞIN, SAMAĞAR, SAMAĞIR, SUVAMAĞ, TUMAĞAN
DUMAĞI, MAĞARA, MAĞAZA, MAĞDUR, MAĞFUR, MAĞLUP, MAĞMUM, MAĞRİP, MAĞRUR, MAĞŞUŞ, TUMAĞI, ÇATMAĞ, DIMAĞI, DIMAĞU, DİMAĞI, DOMAĞA, DOMAĞI, DUMAĞA, DUMAĞU, DÜMMAĞ, GARMAĞ, KAÇMAĞ, KAHMAĞ, KIRMAĞ, MAĞBAR, MAĞIYA, MAĞLAÇ, MAĞLAK, MAĞLIÇ, MAĞRAK, Devamını Oku »»
DİMAĞ, ÇOMAĞ, DAMAĞ, DIMAĞ, DUMAĞ, DÜMAĞ, MAĞAL, MAĞAR, MAĞIL, MAĞLE, MAĞRU, SAMAĞ, UMMAĞ, YAMAĞ, YÜMAĞ
MAĞI, MAĞL
MAĞ
MAĞ
Evin katı. Tavan arası. Evin bölmeleri, oda. Odanın eni. Çatıların ortasındaki kalın ve dikey direk, mertek. Evlerin çatılarına enine konulan kalın ağaç direk, kiriş. Evlerin çatılarında iki kiriş arasındaki açıklık, aralık. Dört arşın uzunluğunda ağaçların üstündeki tavan : Şu ev üç mağ üstündedir. Yığın : Odun mağı. Ot yığınının bir bağlamı. Tabaklanmış derinin iç yüzü. Tav. Tavan. Oda. Yapılarda çatılara yatay konan ağaç, kiriş. Yığın. Yapılarda iki kirişin arasındaki kısım. (Amasya ve çevresi). Sahtiyanın iç yüzü.
AŞAĞIÇİMAĞIL
Bayburt ili, Maden nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KİLOGRAMAĞIRLIK
Bir kilogramlık bir kütlenin yer tarafından çekilmesini sağlayan güce yani 9,81 Newton'a eşit olan güç birimi, kilogramkuvvet.
GERDEKMAĞARA
Kayseri ilinde, Sarız belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GELİNBARMAĞI
Parmak ucu biçiminde üzüm. İlkbaharda yetişen ıspanakgillerden bir çeşit ot. Bir çeşit uzun fındık. Çürümüş ağaç köklerinde büyüyen bir mantar. Tarlada ekinle beraber yetişen bir ot. Havuç. Bir çeşit pancar.
VEZİRPARMAĞI
Bir tür hamur tatlısı.
GÖKÇEAĞAÇOYMAĞI
Samsun şehrinde, Alaçam belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
NİŞADIRTOKMAĞI
Nişadırı ufak parçalar durumuna getirmek için kullanılan araç. (Aksaray Niğde).
GELİNPARMAĞI
Uzun taneli bir tür üzüm.
HANIMPARMAĞI
Parmak biçiminde bir tür hamur tatlısı. Uzun taneli bir tür üzüm.
KARGINSELİMAĞA
Kırşehir ili, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜÇÜKSENEMAĞARA
Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TIRANTISTOKMAĞI
Tombalak.
MAĞRURCASINA
Mağrurca.
AHMAĞISLADAN
Hafif yağan yağmur.
MAĞRURLANMAK
Kurumlanmak, gururlanmak, kibirlenmek, kendini beğenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BASAMAKLI
Basamağı olan.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BAYRAMLIK
Bayramlarda verilen armağan. Bayrama özgü olan.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
BERGÜZAR
Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
ÇELTEK
Çoban yamağı, yardımcı, uşak.
BASAMAKSI
Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
ÇİMDİKLEMEK
Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.
BATI
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
ÇAKMAKSIZ
Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.
BONMARŞE
İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BATIK
Batmış. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.