Kelimeler arşivi içinde; başında "maya" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. maya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAYALANDIRMAK
MAYALANDIRMA
MAYATEKNESİ
MAYAÇANAĞI, MAYAGAZANI, MAYALANMAK, MAYASIZLIK
MAYALAMAK, MAYABOZAN, MAYALANMA, MAYASILLI
MAYADALI, MAYALAMA
MAYASUR, MAYABIR, MAYASIZ, MAYASIR, MAYASIL, MAYAMAK, MAYALIK, MAYALIH
MAYANA, MAYALU, MAYALI, MAYAFA
MAYA
MAYA
Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.
MAYAÇANAĞI
içinde hamur ekşitilen, peynir ve yoğurt mayalanan kap. (Kemalpaşa İzmir.).
MAYADALI
Hatay ili, Babatorun nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MAYALANMAK
Mayanın etkisiyle ekşiyip kabarmak.
MAYATEKNESİ
İçinde maya üretilen ağaç tekne. (Senirkent Isparta).
MAYAGAZANI
Bulgur kaynatılan, iki kulplu büyük kazan.
MAYABOZAN
Bir mayanın etkisine karşı koyan, protein yapısında madde.
MAYASUR
Mayasıl hastalığı.
MAYALAMA
Mayalamak işi.
MAYALANMA
Sıvı veya hamur durumda bulunan organik maddelerin kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması olayı. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, tahammür, fermantasyon.
MAYABIR
Bilye.
MAYALAMAK
Maya koymak, içine maya karıştırmak.
MAYALANDIRMAK
Mayalanmasını sağlamak.
MAYALANDIRMA
Mayalandırmak işi.
MAYASILLI
Yerinde oturamayan, oturduğu yerde rahat etmeyen.
MAYASIZLIK
Mayasız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.