Kelimeler arşivi içinde; başında "maye" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. maye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAYE
Yeni doğmuş kuzu, oğlak. Domates.
MAYET
Denize atılıp kıyıdan çekilen balık ağı. Maiyet. Maiyet (Domur köyü). Mahiyet.
MAYENE
Muayene.
MAYEN
Arapça kökenli muayyen.: muayyen; belli.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZETMEK
Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kayırmak. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak. Kollamak, beklemek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.
BAŞMAL
Sermaye.
EMEKÇİ
Geçimini yaptığı işlerle sağlayan kimse. Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse, proleter.
ESNAF
Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.
HİMAYESİZLİK
Himayesiz olma durumu.
İŞLETME
İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.
APEL
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.
KOMANDİT
Yalnızca konulan sermaye kadar sorumluluğu olan ortaklık biçimi.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ESİRGEMEK
Korumak, himaye etmek, vikaye etmek. Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak.
GÖLGE
Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
ANAMAL
Sermaye.
KARTEL
Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genel olarak kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı.
GİRİŞİMCİ
Üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse, müteşebbis. Ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis.
DULDA
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.
ESİRGEME
Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
KAPİTAL
Sermaye.
GÖZETİM
Gözetme işi, nezaret. Himaye. Gözaltı.