Kelimeler arşivinde; içinde "maya" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde maya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu maya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında maya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAYALANDIRMAK
HURMAYAPRAĞI, MAYALANDIRMA, YAMAYABİLMEK, EĞERCEMAYANA
YAMAYABİLME, MAYATEKNESİ, OLMAYASIMAK
ÇATMAYAYLA, KARIŞMAYAN, MAYAÇANAĞI, MAYAGAZANI, HAMAMAYAĞI, MAYASIZLIK, ELMAYAKASI, MAYALANMAK, YAYMAYAYIK
ONMAYASIN, DUŞLAMAYA, BASMAYAZI, MAYASILLI, MAYALANMA, MAYALAMAK, YARIMAYAK, MAYABOZAN
KADAMAYA, OYMAYAKA, SARIMAYA, TÜLÜMAYA, MAYADALI, MAYALAMA, CUMAYANI, GADAMAYA, ELMAYAKA, ELMAYAZI, ELMAYASI
HEMAYAR, MAYALIK, MAYASIL, SARMAYA, MAYASIZ, SALMAYA, ÇİMAYAZ, MAYASUR, MAYASIR, MAYAMAK, MAYALIH, HIMAYAN, HÜMAYAN, MAYABIR
OLMAYA, MAYANA, MAYALU, MAYAFA, MAYALI
MAYA
MAYA
Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.
YAMAYABİLMEK
Yamama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAMAYABİLME
Yamayabilmek işi.
MAYATEKNESİ
İçinde maya üretilen ağaç tekne. (Senirkent Isparta).
OLMAYASIMAK
Olmak istememek : Ben doktor olmayasımam.
ELMAYAKASI
Kastamonu ilinde, Akkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MAYAÇANAĞI
içinde hamur ekşitilen, peynir ve yoğurt mayalanan kap. (Kemalpaşa İzmir.).
KARIŞMAYAN
Birbirleri ile karışmayan sıvılar için kullanılan terim.
HURMAYAPRAĞI
(Süsleme) Hurma yaprağı biçiminde bezeme örgesi.
ÇATMAYAYLA
Kahramanmaraş kenti, Ağabeyli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
HAMAMAYAĞI
Samsun kenti, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MAYASIZLIK
Mayasız olma durumu.
MAYAGAZANI
Bulgur kaynatılan, iki kulplu büyük kazan.
MAYALANDIRMAK
Mayalanmasını sağlamak.
MAYALANDIRMA
Mayalandırmak işi.
EĞERCEMAYANA
Lohusa kadınlara, sancılarını dindirmek için, kaynatılıp suyuna şeker koyularak içirilen kokulu bir otun tohumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.