Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lüp" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lüp ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lüp olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lüp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
LÜMBÜRLÜP
TAGALLÜP, TASALLÜP
TESALÜP
DEVLÜP, ÖRÜLÜP
KULÜP, GULÜP, HÖLÜP, HÜLÜP, KÜLÜP, TÖLÜP, TÜLÜP, ÜLLÜP
LÜP
LÜP
Emek vermeden ele geçirilen şey. Büyükçe bir şeyin birdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses. Sünnet ve evlenme törenlerinde verilen yemek. Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.
DEVLÜP
Değirmen taşı. Buğdayın dövüldüğü yer, mider.
ÖRÜLÜP
Omuzdan aşağı sarkıtılan saç örgüleri.
HÜLÜP
Toprak çanak.
HÖLÜP
Geniş ağızlı, iki kulplu küçük yağ kabı.
ÜLLÜP
Sabun. Göz boyama, dolap, hile. Kaygan anlamında sabun sözcüğüyle birlikte kullanılır.
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Spor kulübü. Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri.
TAGALLÜP
Zorbalık.
LÜMBÜRLÜP
Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.
GULÜP
Kulüp.
TÜLÜP
Pamuk.
TASALLÜP
Katılaşma.
TESALÜP
İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi. Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi.
TÖLÜP
Kural, düzen, yol, usul.
KÜLÜP
Damlara konulan kol kalınlığında ağaçlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÜP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KURULTAY
Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle veya gerektikçe yaptığı genel toplantı, kongre. Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.
ÇATLAMA
Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.
HESAPLI
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.
DİSKOTEK
Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
KASILMAK
Kasma işi yapılmak. Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek. Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak.
BEDAVACILIK
Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
KERPİÇ
Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.
BEDAVACI
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.
EVİN
Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.
KULÜPÇÜ
Kulüp işleten kimse.
MUŞTA
Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.
MİSVAK
Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
KULÜPÇÜLÜK
Kulüpçünün yaptığı iş.
EKTİ
Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.
KATILAŞMA
Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
LÜPLETME
Lüpletmek işi.