MAÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "maç" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. maç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu maç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MAÇCILDAMAK

7 harfli kelimeler

MAÇALOK, MAÇCALI, MAÇOLUK, MAÇÇALI, MAÇİGEL

6 harfli kelimeler

MAÇUNA, MAÇÇEZ, MAÇÇIK, MAÇMAÇ, MAÇKAL

5 harfli kelimeler

MAÇIL, MAÇUK, MAÇKA, MAÇIR, MAÇÇA, MAÇCA

4 harfli kelimeler

MAÇİ, MAÇO, MAÇA

3 harfli kelimeler

MAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

MAÇ

Karşılaşma.

MAÇİGEL

Sabanı, pulluğu yöneten kişi.

MAÇCILDAMAK

Ağız şapırdatarak yemek.

MAÇKAL

Sabanı, pulluğu yöneten kişi.

MAÇMAÇ

Bir çeşit kertenkele.

MAÇUK

Domuz yavrusu.

MAÇOLUK

Maço olma durumu.

MAÇÇEZ

Çok olgunlaşmış, ekşimiş üzüm.

MAÇKA

Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

MAÇÇALI

Pis, kirli. Uyuşuk, terbiyesiz. Haylaz. Aşağılık adam. Suratsız. Zayıf, çelimsiz, çirkin. Hastalıklı, dertli.

MAÇUNA

İslimle çalışan ağırlık kaldırma makası.

MAÇÇIK

Hastalıklı, dertli.

MAÇALOK

Güzel.

MAÇIL

Mangır, yalancı altın.

MAÇIR

Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot.

MAÇCALI

Pis, kirli. Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

  -   -   -  

Anlamında MAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

AMAÇLANMA

Amaçlanmak işi.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

AMAÇLILIK

Amaçlı olma durumu.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

AMAÇSIZLIK

Amaçsız olma durumu.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

AMAÇLANMAK

Amaçlama işine konu olmak.

AGREGA

Katışmaç.

AHLAKÇILIK

Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

AMAÇLAMA

Amaçlamak işi, istihdaf.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).