Sonu MAF ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "maf" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu maf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında maf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde maf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAF

Duygusuz, aptal.

  -   -   -  

Anlamında MAF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CESTODARİA

Segmentsiz şerit. Cestoidea sınıfında bulunan balık ve seyrek olarak sürüngenlerde parazitlenen, halkalanma göstermeyen, tek bir genital organ takımına sahip, hermafrodit, var olduğunda iyi gelişmemiş bir tutunma organına sahip, larvaları 5 çift çengel taşıyan alt sınıf.

FEOKROMOSİTOM

Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.

ROTİL

Otomobilin ön düzeninde bulunan, her yöne dönebilen ve mafsal olarak kullanılan küre biçiminde bir parça.

GİNOMONOİK

Hermafrodit (er dişi) ve dişi eşeyli çiçekleri birlikte taşıyan bitki.

FEOKROMOBLAST

Kromafin hücrelerine dönüşen embriyololojik yapı.

ERDİŞİ

Hem erkek hem dişi gametleri bulunan (birey), erselik, hünsa, hermafrodit. Çiçekliğinde hem erkek hem dişi çiçeği bulunan (bitki), hermafrodit.

FEOKROM

Kromafin.

MAFYALIK

Mafyanın yaptığı iş.

MAFYACI

Mafya gibi davranan.

BOĞUN

Bugün. Boğum, mafsal.

MAFYALAŞMA

Mafyalaşmak işi veya durumu.

ANNAH

Anlayış, bellek, zekâ. Üzüntü, pişmanlık belirtir ünlem: Annah otamafili gaçırdık. Anlayış , zekâ.

HETEROGONİ

Ayrı eşeyli döl ile hermafrodit dölün ya da ayrı eşeyli döl ile partenogenezin ya da partenogenezle hermafrodit dölün almaşık olarak birbirini izlemesi şeklinde olan döl değişimi tipi. Ayrı eşeyli dölle hermafrodit dölün veya ayrı eşeyli dölle partenogenezin veya partenogenezle hermofrodit dölün almaşık olarak birbirini izlemesi biçiminde olan döl değişimi tipi. Partogenezis veya biseksüel ilişkiyle ortaya çıkan nesillerin takibi. Ayrı eşeyli döl ile erdişi dölün ya da partenogenezle erdişi dölün ya da partenogenezle ayrı eşeyli dölün birbirinin arkasından gelmesi biçiminde olan döl değişimi tipi.

MAFYALAŞMAK

Mafya durumuna gelmek. Mafya işleriyle uğraşmak.

EUCESTODA

Sestodların alt sınıfı olup, erişkinleri dorso-ventral basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan, hermafrodit, uzunluğu 1 mm-25 m arasında değişen parazitler. Şeritler.

EKLEM

Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

MAFYACILIK

Mafyacı olma durumu, mafya üyesi olma.

ÜST

Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

GIRANOF

Gramafon.