Kelimeler arşivi içinde; başında "mac" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. mac ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mac ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mac olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MACROPLANKTON
MACERAPEREST
MACUNLAŞMAK, MACUNLATMAK, MACROBDELLA, MACERACILIK, MACIRDATMAK, MACUNLANMAK, MACARÖRDEĞİ
MACUNLANMA, MACUNLATMA, MACUNLAŞMA, MACUNCULUK, MACUKLAMAK, MACUNLAMAK
MACUNLAMA, MACROZOOM, MACERASIZ, MACCETMEK
MACARKÖY, MACERACI, MACARLIK, MACERALI, MACARALI, MACARLAR, MACIRANE, MACINGÖK, MACUNLUK
MACUNCU, MACCALI, MACUNLU, MACARLI, MACARKA, MACARCA, MACAHAL
MACGAL, MACERA, MACİDE, MACCIL
MACUP, MACUR, MACUS, MACUŞ, MACUN, MACOR, MACOK, MACİZ, MACİT, MACİK, MACIR, MACIN, MACCA, MACAT, MACAR, MACAL, MACAH
MACI
MAC
MAC
Sabanın, elle tutarak yönetmeye yarayan baston biçimindeki sapı. Saban ya da pulluğun elle tutulan yeri. Zar hücum kompleksi.
MACUNCULUK
Macun yapma veya satma işi.
MACUNLAŞMA
Macunlaşmak işi.
MACROBDELLA
Gnathobdellidae ailesinde bulunan sülükler.
MACUNLANMA
Macunlanmak işi.
MACUNLATMAK
Macunlama işini yaptırmak.
MACUNLATMA
Macunlatmak işi.
MACUKLAMAK
Mıncıklamak, buruşturmak, kırıştırmak, sıkarak biçimini bozmak.
MACUNLAŞMAK
Macun koyuluğuna gelmek.
MACROPLANKTON
Büyüklükleri 1 mm'den fazla olan ve çıplak gözle görülebilen plankton.
MACUNLANMAK
Macunlama işine konu olmak veya macunlama işi yapılmak.
MACERACILIK
Maceracı olma durumu, maceraperestlik, serüvencilik, sergüzeştçilik.
MACERAPEREST
Maceracı.
MACUNLAMAK
Macun çekmek.
MACARÖRDEĞİ
Kazdan küçük, beyaz renkli, eti sevilen bir çeşit ördek.
MACIRDATMAK
Bir şeyi çok ses çıkartarak çiğnemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
AKKUŞ
Atmaca. Ordu iline bağlı ilçelerden biri.
AKTARMACILIK
Aktarmacının yaptığı iş.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AMAÇSIZ
Amacı olmayan, gayesiz. Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AÇMACILIK
Açmacının yaptığı iş.
ANOFEL
Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
AMAÇLI
Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.
ANKET
Sormaca.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.