LÜP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lüp" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. lüp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lüp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lüp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

LÜPEDENEK, LÜPLETMEK

8 harfli kelimeler

LÜPÇÜLÜK, LÜPLETME, LÜPPEDEK, LÜPÜRDEK

7 harfli kelimeler

LÜPEDEK

6 harfli kelimeler

LÜPCÜK, LÜPMEK, LÜPTEN

5 harfli kelimeler

LÜPCÜ, LÜPÇÜ, LÜPEN

3 harfli kelimeler

LÜP

Bazı kelimelerin anlamları

LÜP

Emek vermeden ele geçirilen şey. Büyükçe bir şeyin birdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses. Sünnet ve evlenme törenlerinde verilen yemek. Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.

LÜPEDENEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için.

LÜPEN

Acı bakla.

LÜPMEK

Çökmek, yıkılmak : Dam lüpmüş.

LÜPLETMEK

Hızlı bir biçimde yiyecekleri mideye indirmek.

LÜPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için.

LÜPCÜK

Yerinden kımıldayamayacak kadar şişman (çocuk için).

LÜPÇÜLÜK

Bedavacılık.

LÜPPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için. Kolayca, zorluksuz: Lüppedek çizdi resmimi.

LÜPTEN

Açıktan, bedavadan, parasız olarak.

LÜPLETME

Lüpletmek işi.

LÜPÜRDEK

Üstü başı yırtık pırtık ve dağınık kimse.

LÜPÇÜ

Bedavacı.

LÜPCÜ

Hazır yiyici, beleşçi. Rüşvet alan kimse.

  -   -   -  

Anlamında LÜP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LÜP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OYNAK

Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli. Değişken, kararsız. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem). Hareket, canlılık veren. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız).

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

KULÜPÇÜLÜK

Kulüpçünün yaptığı iş.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

EVİN

Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

KATILAŞMA

Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.

BEDAVACI

Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.

EKTİ

Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.

KASILMAK

Kasma işi yapılmak. Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek. Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak.

MUŞTA

Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

KULÜPÇÜ

Kulüp işleten kimse.

HESAPLI

Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.

ÇAĞLAYAN

Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

MİSVAK

Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.

KURULTAY

Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle veya gerektikçe yaptığı genel toplantı, kongre. Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.

KERPİÇ

Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

BEDAVACILIK

Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.

DENETLEME

Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.