İçinde LÜP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lüp" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lüp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lüp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lüp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SÜLÜKLÜPANCAR

11 harfli kelimeler

LÜMBÜRLÜPÇÜ

10 harfli kelimeler

KULÜPÇÜLÜK

9 harfli kelimeler

ÜNLÜPINAR, ÖZLÜPELİT, LÜPEDENEK, LÜMBÜRLÜP, DEVLÜPSÜZ, LÜPLETMEK

8 harfli kelimeler

TASALLÜP, LÜPÜRDEK, LÜPPEDEK, LÜPÇÜLÜK, TAGALLÜP, LÜPLETME

7 harfli kelimeler

LÜPEDEK, ÜLLÜPÇÜ, KULÜPÇÜ, TESALÜP

6 harfli kelimeler

LÜPCÜK, LÜPMEK, DEVLÜP, LÜPTEN, ÖRÜLÜP

5 harfli kelimeler

KULÜP, KÜLÜP, ÜLLÜP, TÜLÜP, TÖLÜP, LÜPÇÜ, GULÜP, LÜPEN, HÖLÜP, HÜLÜP, LÜPCÜ

Bazı kelimelerin anlamları

LÜP

Emek vermeden ele geçirilen şey. Büyükçe bir şeyin birdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses. Sünnet ve evlenme törenlerinde verilen yemek. Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.

SÜLÜKLÜPANCAR

Pazı, orum, makulatum.

KULÜPÇÜLÜK

Kulüpçünün yaptığı iş.

TAGALLÜP

Zorbalık.

LÜPLETMEK

Hızlı bir biçimde yiyecekleri mideye indirmek.

ÜNLÜPINAR

Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

LÜPÜRDEK

Üstü başı yırtık pırtık ve dağınık kimse.

ÖZLÜPELİT

Siirt kenti, Bağgöze bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

LÜPPEDEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için. Kolayca, zorluksuz: Lüppedek çizdi resmimi.

LÜPEDENEK

Yumuşak, küçük bir şeyi birdenbire yutmak için.

DEVLÜPSÜZ

İri yarı kimse.

TASALLÜP

Katılaşma.

LÜPLETME

Lüpletmek işi.

LÜMBÜRLÜP

Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.

LÜMBÜRLÜPÇÜ

Hazır yiyici, beleşçi.

LÜPÇÜLÜK

Bedavacılık.

  -   -   -  

Anlamında LÜP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LÜP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAĞLAYAN

Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

EVİN

Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

KATILAŞMA

Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.

BEDAVACILIK

Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.

DENETLEME

Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

OYNAK

Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli. Değişken, kararsız. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem). Hareket, canlılık veren. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız).

MUŞTA

Karşısındakine vurmak için özel olarak açılmış deliklerine parmakların geçirilmesi ile kullanılan demir parçası. Parmağın biri bükülüp sivriltilerek vurulan yumruk. Kunduracıların, derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.

KERPİÇ

Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.

KURULTAY

Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle veya gerektikçe yaptığı genel toplantı, kongre. Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

KASILMAK

Kasma işi yapılmak. Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek. Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

KULÜPÇÜ

Kulüp işleten kimse.

MİSVAK

Kuzey Afrika, İran ve Hindistan'da yetişen dikensiz küçük bir ağaç (Salvadora persica). Bu ağacın, ucu dövülüp fırça durumuna getirilen ve diş temizliğinde kullanılan çubuğu.

PORTATİF

Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan.

HESAPLI

Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.

BEDAVACI

Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.

EKTİ

Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.