Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lük" olan, toplam 669 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, TABİATÜSTÜCÜLÜK, HIZARBAŞIGÜNLÜK
DENEYÜSTÜCÜLÜK, DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, KARİKATÜRCÜLÜK, KOORDİNATÖRLÜK, TAHAMMÜLSÜZLÜK, ANTRENÖRSÜZLÜK, BAŞANTRENÖRLÜK, DİSTRİBÜTÖRLÜK
BAŞREJİSÖRLÜK, FABRİKATÖRLÜK, GÜRÜLTÜSÜZLÜK, MİNYATÜRCÜLÜK, OLAĞANÜSTÜLÜK, ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK, RADYATÖRCÜLÜK, SAĞGÖRÜSÜZLÜK, ALTMIŞDÖRTLÜK, UMURGÖRMÜŞLÜK, DOĞAÜSTÜCÜLÜK, HOŞGÖRÜSÜZLÜK, KOMPOZİTÖRLÜK, PROTOKOLCÜLÜK, PROVOKATÖRLÜK, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, YARIDÜZGÜNLÜK, YERBÖLÜMCÜLÜK
AÇIKGÖZLÜLÜK, ASANSÖRCÜLÜK, ATATÜRKÇÜLÜK, DEKORATÖRLÜK, DESİNATÖRLÜK, DÖNÜŞÜMCÜLÜK, GLADYATÖRLÜK, GÖRÜNGÜCÜLÜK, GÜLDÜRÜCÜLÜK, GÜNGÖRMÜŞLÜK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, KARAGÖZCÜLÜK, KARİKATÜRLÜK, KONDÜKTÖRLÜK, KONTROLCÜLÜK, KONTROLÖRLÜK, KÖTÜLÜKÇÜLÜK, KÜLTÜRSÜZLÜK, MANİKÜRCÜLÜK, MİNİBÜSÇÜLÜK, PARAŞÜTÇÜLÜK, PEDİKÜRCÜLÜK, PRODÜKTÖRLÜK, TRAKTÖRCÜLÜK, HOŞGÖRÜLÜLÜK, KABUKLUSÜLÜK, KARABÜKLÜLÜK, KIZILCABÖLÜK, KOKARYÜRÜLÜK, MİDİBÜSÇÜLÜK, Devamını Oku »»
ALKOLSÜZLÜK, ANTRENÖRLÜK, BAŞAKTÖRLÜK, BAŞMÜDÜRLÜK, BÜTÜNCÜLLÜK, ÇÖPLÜKÇÜLÜK, ÇÖZÜMSÜZLÜK, DİKTATÖRLÜK, DİREKTÖRLÜK, DÖNÜŞSÜZLÜK, DÖRDÜNCÜLÜK, DÜŞÜNÜCÜLÜK, GÖNÜLSÜZLÜK, GÖRGÜSÜZLÜK, GÖZLÜKÇÜLÜK, GRAVÜRCÜLÜK, GÜMRÜKÇÜLÜK, HOŞGÖRÜRLÜK, HÜKÜMSÜZLÜK, HÜZÜNSÜZLÜK, İKİYÜZLÜLÜK, KOSTÜMCÜLÜK, KÜLTÜRLÜLÜK, KÜLÜSTÜRLÜK, OPERATÖRLÜK, OTOBÜSÇÜLÜK, ÖLÇÜTSÜZLÜK, ÖLDÜRÜCÜLÜK, ÖRGÜTSÜZLÜK, PARFÜMCÜLÜK, Devamını Oku »»
AÇGÖZLÜLÜK, AÇIKGÖZLÜK, ANKETÖRLÜK, ARMATÖRLÜK, DÖKÜMCÜLÜK, DÖNÜŞLÜLÜK, DÖVÜŞÇÜLÜK, DÜŞÜNÜRLÜK, GÖNÜLLÜLÜK, GÖRGÜCÜLÜK, GÖRÜNTÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, GÜDÜMLÜLÜK, GÜMÜŞÇÜLÜK, HÜKÜMLÜLÜK, KARAGÖZLÜK, KÖMÜRCÜLÜK, KÖPRÜCÜLÜK, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖTÜRÜMLÜK, KULÜPÇÜLÜK, MÜHÜRCÜLÜK, ÖDÜNSÜZLÜK, ÖLÇÜSÜZLÜK, ÖRGÜTÇÜLÜK, ÖTÜMSÜZLÜK, PÜSÜRÜKLÜK, REJİSÖRLÜK, SENATÖRLÜK, TERÖRCÜLÜK, Devamını Oku »»
AMATÖRLÜK, BOKSÖRLÜK, BONKÖRLÜK, BÖLÜCÜLÜK, BÜKÜCÜLÜK, BÜYÜCÜLÜK, CİNGÖZLÜK, ÇÖKKÜNLÜK, ÇÖZGÜNLÜK, ÇÖZÜCÜLÜK, DANSÖRLÜK, DANSÖZLÜK, DUBLÖRLÜK, DÜMBÜKLÜK, DÜRÜSTLÜK, DÜŞKÜNLÜK, DÜŞSÜZLÜK, DÜZGÜNLÜK, EDİTÖRLÜK, GOLFÇÜLÜK, GOLSÜZLÜK, GÖRMÜŞLÜK, GÖRÜCÜLÜK, GÖZSÜZLÜK, GÜÇSÜZLÜK, GÜDÜCÜLÜK, GÜLÜNÇLÜK, GÜNDÜZLÜK, GÜNÜCÜLÜK, GÜRBÜZLÜK, Devamını Oku »»
AKGÜNLÜK, AKTÖRLÜK, BUGÜNLÜK, BÜCÜRLÜK, BÜTÜNLÜK, BÜYÜKLÜK, CÜNÜPLÜK, ÇÖKÜKLÜK, ÇÖPÇÜLÜK, ÇÜRÜKLÜK, DÖKÜKLÜK, DÖNÜMLÜK, DÜNÜRLÜK, DÜŞÇÜLÜK, DÜŞÜKLÜK, GOLCÜLÜK, GÖĞÜSLÜK, GÖMÜTLÜK, GÖRÜMLÜK, GÖZCÜLÜK, GÜBÜRLÜK, GÜÇLÜLÜK, GÜDÜKLÜK, GÜLCÜLÜK, HÖDÜKLÜK, KADÜKLÜK, KÖMÜRLÜK, KÖYCÜLÜK, KÖYLÜLÜK, KÜÇÜKLÜK, Devamını Oku »»
DÖRTLÜK, GÖNÇLÜK, KÖTÜLÜK, NÖTRLÜK, ÖĞÜRLÜK, ÖKÜZLÜK, ÖLÜMLÜK, ÖNCÜLÜK, ÖZGÜLÜK, TEHALÜK, TÜRKLÜK, BÜBÜLÜK, CİBELÜK, CÜLÜLÜK, ÇÖKELÜK, ÇÖKÜLÜK, DİNELÜK, DÖĞÜLÜK, DÜRÜLÜK, GÖĞSLÜK, GÜDÜLÜK, HECELÜK, HÖRTLÜK, HÖRÜLÜK, HÜLÜLÜK, HÜRÜLÜK, KÜCÜLÜK, KÜLÜLÜK, KÜNDLÜK, KÜNKLÜK, Devamını Oku »»
BÖNLÜK, BÜKLÜK, ÇÖLLÜK, ÇÖPLÜK, DÜKLÜK, DÜZLÜK, GOLLÜK, GÖZLÜK, GÜÇLÜK, GÜLLÜK, GÜNLÜK, GÜRLÜK, GÜZLÜK, HÖLLÜK, HÜRLÜK, KÖYLÜK, KÜTLÜK, ÖLÜLÜK, SÖZLÜK, SÜTLÜK, TÜPLÜK, ÜSTLÜK, YÜKLÜK, YÜZLÜK, BÜGLÜK, BÜLLÜK, BÜYLÜK, CÜLLÜK, CÜZLÜK, ÇEVLÜK, Devamını Oku »»
BÖLÜK, GÖLÜK, GÜLÜK, KÖLÜK, ÖZLÜK, ÜÇLÜK, YÜLÜK, BELÜK, BİLÜK, BÜLÜK, CÖLÜK, CÜLÜK, ÇELÜK, ÇÖLÜK, DELÜK, DİLÜK, DÖLÜK, DÜLÜK, ENLÜK, EVLÜK, EYLÜK, GOLÜK, GULÜK, HÜLÜK, İÇLÜK, KOLÜK, KULÜK, KÜLÜK, LÖLÜK, LÜLÜK, Devamını Oku »»
ÖLÜK, ÜLÜK
LÜK
LÜK
Boyacılıkta kullanılan Hint zamkı.
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK
Düşündürücü olma durumu.
ANTRENÖRSÜZLÜK
Çalıştırıcısızlık.
TAHAMMÜLSÜZLÜK
Tahammülsüz olma durumu.
KARİKATÜRCÜLÜK
Karikatürcünün yaptığı iş, çizerlik, karikatüristlik.
TABİATÜSTÜCÜLÜK
Doğaüstücülük.
BAŞREJİSÖRLÜK
Başyönetmenlik.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
GÜRÜLTÜSÜZLÜK
Gürültüsüz olma durumu.
DİSTRİBÜTÖRLÜK
Distribütörün yaptığı iş, dağıtıcılık.
FABRİKATÖRLÜK
Fabrikacılık.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
HIZARBAŞIGÜNLÜK
Ordu ili, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KOORDİNATÖRLÜK
Eş güdümcülük.
BAŞANTRENÖRLÜK
Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AVANS
Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
ATILGAN
Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.
ANGUTLUK
Ahmaklık, bönlük.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ANKETÇİLİK
Anketçinin yaptığı iş, anketörlük.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
AFSUNCULUK
Büyücülük.