Sonu LEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lem" olan, toplam 133 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TEKHANELİKALEM

11 harfli kelimeler

CEFFELKALEM, AŞIRIBELLEM, AŞIRIDÜZLEM, PROTOKSİLEM

10 harfli kelimeler

İBRETİALEM, ÇELİKKALEM, GERİBESLEM, KÖMÜRKALEM, YARIDÜZLEM

9 harfli kelimeler

ÇALAKALEM, DEVRİALEM, BEZMİALEM, BÖĞÜRTLEM, GARAGALEM, HARCIALEM, KARAKALEM, KIRKKALEM, ÖNYİNELEM

8 harfli kelimeler

MÜSELLEM, ÖRNEKLEM, YÖNEYLEM, ALAHELEM, ÇİZEYLEM, ELLEĞLEM, EMİRALEM, İNCAĞLEM, ÖZGÖZLEM, SARKOLEM, SİMGELEM, ŞEŞKALEM, TIĞKALEM

7 harfli kelimeler

DENKLEM, İMGELEM, PROBLEM, BARILEM, CİRTLEM, ÇİYELEM, ELGALEM, ELKALEM, ELLALEM, ELLELEM, EPİBLEM, İNCELEM, MİRALEM, NURALEM, ÖYKÜLEM, SEYHLEM, ŞEHALEM, ŞÖRTLEM, YİNELEM

6 harfli kelimeler

AMBLEM, BELLEM, DERLEM, DÜZLEM, GÖZLEM, İKİLEM, SEKLEM, SESLEM, SÖYLEM, YÜKLEM, BEYLEM, BÖLLEM, CİTLEM, ÇİĞLEM, ÇÖĞLEM, ÇÖKLEM, ÇÖLLEM, DİKLEM, DUKLEM, DÜŞLEM, ECELEM, ELELEM, EVELEM, GULLEM, GÜNLEM, HEBLEM, HEPLEM, KALLEM, KELLEM, KERLEM, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ALLEM, EKLEM, ENLEM, EŞLEM, EYLEM, İÇLEM, İŞLEM, İZLEM, KALEM, KELEM, ÖNLEM, ÖZLEM, ŞİLEM, TELEM, ÜNLEM, BELEM, BÖLEM, BÜLEM, DİLEM, ELLEM, GALEM, GELEM, GÜLEM, İLLEM, İMLEM, ÖHLEM, SELEM, SÜLEM, ŞELEM, ÜÇLEM, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ALEM, ELEM, BLEM, ÖLEM

3 harfli kelimeler

LEM

Bazı kelimelerin anlamları

LEM

Nem, ıslaklık. Islak. Nem.

BEZMİALEM

Dünya meclisi, sohbet toplantısı.

KÖMÜRKALEM

(Resim) Söğüt ağacının ince dallarının yakılmasından elde edilen ve kara renkli çizgisi olan resim gereci.

ÇALAKALEM

Gelişigüzel, durmadan yazarak.

GARAGALEM

Karakalem.

BÖĞÜRTLEM

Böğürtlen.

AŞIRIBELLEM

Belleme yetisinin olağanüstü biçimde gelişmiş olması. Unutulmuş anıların canlandırılması ve hiç etki yapmadığı sanılan izlenimlerin gereksiz olarak anımsanması biçiminde kendini gösteren bir ruh hastalığı.

TEKHANELİKALEM

Çinicilikte kullanılan bir çeşit motif.

İBRETİALEM

Başkalarına örnek olan şey.

DEVRİALEM

Dünyayı dolaşma.

YARIDÜZLEM

Düzlemde bir doğrunun bir yanında kalan bölge.

ÇELİKKALEM

Bir takımyıldızın adı.

GERİBESLEM

Bir düzeneğin çıktısından alınan erke ya da bilginini bir bölüğünün o düzeneğin girdisi ile bağlaşımı, anlamdaş geribildirim.

CEFFELKALEM

Düşünüp taşınmadan, bir çırpıda.

AŞIRIDÜZLEM

Bir doğrusal uzayın eşboyutu 1 olan altuzayı.

PROTOKSİLEM

Vasküler farklılaşmanın başlangıcında ortaya çıkan, bitkinin vasküler sisteminde öz yapısal bir yer oluşturan doku.

  -   -   -  

Anlamında LEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

AFFEYLEME

Affeylemek işi.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AFSUNLAMAK

Büyülemek.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

AFSUNLAMA

Büyüleme.

AĞILAMA

Zehirleme.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.