Kelimeler arşivi içinde; sonunda "len" olan, toplam 295 adet kelime bulunmaktadır. Sonu len ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında len olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde len olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIÇAYBELEN, YUKARIGÖNDELEN
AŞAĞIÇAYBELEN, AŞAĞIGÖNDELEN, KARABÖĞÜRTLEN, TRİKLORETİLEN
ANAYÖNETİLEN, DENİZGÖRÜLEN, GERİLİMBÖLEN, HEMATOKSİLEN, MÜTESELSİLEN, PINARLIBELEN, POLİPROPİLEN, POLİYOKSALEN, YASSICAGELEN, YILANLIYELEN
ZİNDANDELEN, BÖLÜNEBİLEN, ÇARDAKBELEN, GÖYNÜKBELEN, KALKANDELEN, KARAÇÖRTLEN, KUZUCUBELEN, MÜSTAKİLLEN, ZINDANDELEN
BELİRTİLEN, KENDİGELEN, MUHTEMELEN, MÜKEMMELEN, MÜSTACELEN, MÜSTAKİLEN, POLİETİLEN, KARGADELEN, BENZETİLEN, BEYAZGELEN, BÖĞÜRDELEN, BÖLMEBELEN, BÜYÜKBELEN, CİRİTBELEN, ÇAMLIBELEN, ÇEVREÇELEN, ÇEVREGELEN, ÇUKURBELEN, DEMİRDELEN, DÖĞÜŞBELEN, GÖKÇEBELEN, GÖSTERİLEN, KARACÜLLEN, KATTIGELEN, KIZILGELEN, KÜÇÜKBELEN, METOKSALEN, ORTAKBÖLEN, PELLİPELEN, SAVAKDELEN, Devamını Oku »»
AĞAÇDELEN, BÖĞÜRTLEN, İRTİCALEN, AHMETÖLEN, AKÇABELEN, BOĞÜRTLEN, BÖGÜRTLEN, BÖĞÖRTLEN, BUĞURTLEN, BÜGÜRTLEN, BÜYÜRTLEN, CÖĞÜRTLEN, ÇÖĞÜRTLEN, DANTROLEN, EĞRİBELEN, ELENTELEN, ELMABELEN, ERİKBELEN, GEÇİRİLEN, GÖBERTLEN, GÖRÜŞÜLEN, GÜCÜLELEN, HACIGELEN, KABAGELEN, KARAÇİLEN, KAŞDİŞLEN, KATIGELEN, KAYABELEN, KAYADELEN, KEÇEDELEN, Devamını Oku »»
ASETİLEN, GÖKDELEN, KARDELEN, MASKULEN, PENEPLEN, PORSELEN, TRAMPLEN, BAŞÖĞLEN, BOZBELEN, CİCİKLEN, DAĞBELEN, DAĞDELEN, DAHDİLEN, DAKDELEN, FİSKİLEN, GARDELEN, GİCİKLEN, GÖKBELEN, GÖKSELEN, GÖLBELEN, GÜLBELEN, GÜRGELEN, ILGARLEN, İYİGELEN, KARBÖLEN, KAŞBELEN, KÖNDELEN, MORGELEN, NARSİLEN, NURSELEN, Devamını Oku »»
ASMOLEN, EKSİLEN, HAMİLEN, HAYALEN, MALULEN, METİLEN, ÖLÇÜLEN, TERİLEN, AKBELEN, AYSELEN, BEDELEN, BORTLEN, BÖRTLEN, ÇEKİLEN, ÇÖMELEN, DAHİLEN, ERBİLEN, ERGÜLEN, GİCELEN, GÜCÜLEN, HÖBELEN, HÖDELEN, İSGELEN, İSGİLEN, İSKELEN, İSKİLEN, KAMİLEN, KERÇLEN, KIZELEN, ÖZBİLEN, Devamını Oku »»
ACİLEN, ETİLEN, FİİLEN, GOBLEN, MEALEN, NAKLEN, ŞEKLEN, AYILEN, BÖGLEN, ÇEYLEN, ÇİRLEN, ÇÖKLEN, ÇÖLLEN, ÇÖPLEN, ÇÖYLEN, ÇÖZLEN, DERLEN, DİPLEN, DOLLEN, DÖLLEN, DÜĞLEN, DÜZLEN, GALLEN, GAYLEN, GÖKLEN, GÜRLEN, HÖLLEN, KEHLEN, KÖHLEN, KÖKLEN, Devamını Oku »»
AKLEN, ASLEN, BELEN, BÖLEN, ÇELEN, GELEN, HELEN, MALEN, ÖĞLEN, POLEN, SELEN, ŞÖLEN, BİLEN, CELEN, ÇİLEN, ÇÖLEN, DÖLEN, EĞLEN, ERLEN, ESLEN, EYLEN, FELEN, GALEN, GÖLEN, GÜLEN, HALEN, İSLEN, KELEN, KÖLEN, KÜLEN, Devamını Oku »»
ÜLEN, İLEN, ÖLEN, ULEN
LEN
LEN
Ey, ulan anlamında kabaca seslenme ünlemi. Ulan, oğlan. "hitap" oğlan. Leğen.
ANAYÖNETİLEN
Bir karmaşık deyimin anayöneteninin bir araya getirdiği düzgün deyimlerden her biri. anabileşen.
MÜTESELSİLEN
Zincirleme olarak.
YASSICAGELEN
Yassıca, yassı gibi.
AŞAĞIÇAYBELEN
Afyon şehrinde, Bayat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
PINARLIBELEN
Muğla şehri, Karova bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARABÖĞÜRTLEN
Muğla şehri, Ula belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DENİZGÖRÜLEN
Kastamonu kenti, Doğanyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HEMATOKSİLEN
Bakkam ağacı gövdesinden elde edilen ve histolojik doku kesitlerinde çekirdek boyası olarak kullanılan doğal boya maddesi.
POLİPROPİLEN
Petrol parçalanırken gaz olarak açığa çıkan ürünün polimerizasyonu sonucu oluşan sentetik madde.
POLİYOKSALEN
Tanelerin tavlanmasında uygulanan sıvıya, % 1'ini aşmayacak miktarda katıldığında tanenin pulcuklanması için sürfektan olarak kullanılabilen ve her bir ton taneye 1 litre katılan polioksipropilen-polioksietilen glikol.
YUKARIÇAYBELEN
Afyon ili, Bayat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YUKARIGÖNDELEN
Konya şehri, Çakmak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TRİKLORETİLEN
İnhalasyon anesteziği bir ilaç.
AŞAĞIGÖNDELEN
Konya şehri, Çakmak nahiyesine bağlı bir yer.
GERİLİMBÖLEN
Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.