Sonu LEP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lep" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ERKEKGULLEP

9 harfli kelimeler

LEMBERLEP, LEMBİRLEP

7 harfli kelimeler

ENDELEP, İSKELEP, HÖRELEP, SEBELEP, LEBALEP

6 harfli kelimeler

SELLEP, SAHLEP, HELLEP, KALLEP, MIKLEP, GALLEP, MİKLEP, MEHLEP, MAHLEP, GULLEP, LEBLEP, GÜLLEP

5 harfli kelimeler

CELEP, ŞELEP, TÜLEP, ZİLEP, MÜLEP, TÖLEP, SÜLEP, HELEP, HALEP, GÜLEP, GULEP, GÖLEP, GELEP, ELLEP, DELEP, ÇELEP, ATLEP, TALEP, ŞİLEP, SALEP, KELEP

Bazı kelimelerin anlamları

LEP

Dudak. Kenar.

HÖRELEP

Görünüşü korku veren kişi.

ENDELEP

Oyun, hile, düzen.

SAHLEP

Salep.

LEBALEP

Silme. Tıklım tıklım.

GALLEP

Yabani güvercin.

KALLEP

Yaban güvercini.

HELLEP

Beştaş oyunu: Helleplik taş gibi dolu yağdı.

MIKLEP

Ciltli kitapların sol cilt kapağında bulunan ve okunmakta olan yeri belli eden, ucu üçgenimsi, katlanabilir parça.

MİKLEP

Eski ciltlerde sol kapak üzerinde bulunan ve ön tarafı örten bölüme verilen ad.

SELLEP

Salep.

LEMBERLEP

Çok dolu (özellikle sulu şeyler için).

ERKEKGULLEP

Kapının içerden kapatılması için, içine dişi gullep geçirilen baş tarafı delik iri çivi. (Yalvaç Isparta).

LEMBİRLEP

Çok dolu (özellikle sulu şeyler için).

İSKELEP

Küçük çapa.

SEBELEP

İnce ince yağan yağmur.

  -   -   -  

Anlamında LEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KELEPLEME

Keleplemek işi.

KELEPÇELEMEK

Kelepçe takmak.

ASILMIŞADAM

Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

FİL

Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas). Satrançta çapraz hareket ettirilen taş.

CÜZZAM

Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.

KELEPÇELEME

Kelepçelemek işi.

KELEPİRCİLİK

Kelepircinin yaptığı iş.

CELEPLİK

Celepçinin yaptığı iş, celepçilik.

MAMUT

Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius).

KELEPİRCİ

Her şeyi kelepir olarak ele geçirmek isteyen kimse.

İSTEK

Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi.

CIRT

Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.

İSTEM

Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

GÜMÜŞÇÜN

Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).

KLEPTOMAN

Kleptomaniye yakalanmış kimse.

KELEPÇELİ

Kelepçesi olan. Kelepçe takılı olarak. Bileklerine kelepçe takılmış olan.

KATALEPTİK

Katalepsi ile ilgili. Katalepsiye tutulmuş.

DİLEK

Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

KELEPÇELENME

Kelepçelenmek işi.