Kelimeler arşivi içinde; başında "leş" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. leş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu leş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde leş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LEŞBERLİK
LEŞGARIN
LEŞBER, LEŞÇİL, LEŞKER, LEŞTER
LEŞEN, LEŞKE, LEŞKO
LEŞE
LEŞ
LEŞ
Kokmuş hayvan ölüsü. Çok kötü kokan.
LEŞTER
Neşter.
LEŞEN
İyi bağlanmamış ekin saplarının döküntüsü.
LEŞKER
Asker. Ordu.
LEŞÇİL
Leşle beslenen (hayvan).
LEŞBERLİK
Rençperlik.
LEŞE
Neşe.
LEŞKE
Tembel, davranışları ağır olan.
LEŞKO
Çok yemekten karnı büyümüş kimse. Şişman kişi.
LEŞBER
Rençper.
LEŞGARIN
Çok yemekten karnı büyümüş kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMLEŞTİRME
Acemleştirmek işi.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
ADLAŞMAK
Ad durumuna gelmek, isimleşmek.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ACAYİPLEŞME
Acayipleşmek durumu.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ADİLEŞTİRME
Adileştirmek işi.
ADLAŞMA
Adlaşmak durumu, isimleşme.
ACAYİPLEŞTİRME
Acayipleştirmek işi.
ADİLEŞTİRMEK
Adileşmesine yol açmak.
ACEMLEŞME
Acemleşmek durumu.
ADLAŞTIRMA
Adlaştırmak işi, isimleştirme.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ADİLEŞME
Adileşmek durumu.