Sonu LEY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ley" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ley ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ley olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

BİRGELEY

6 harfli kelimeler

MARLEY, CAYLEY, LAYLEY

5 harfli kelimeler

CÜLEY, GALEY, GOLEY, HALEY, KALEY, KOLEY, KÖLEY

4 harfli kelimeler

ALEY, ELEY, İLEY

3 harfli kelimeler

LEY

Bazı kelimelerin anlamları

LEY

Moldova ve Romanya'nın para birimi.

LAYLEY

Kavga kızıştırma ünlemi.

ALEY

Hep, bütün. Soy sop, sülâle: Onların aleyi çoktur. Alay (askeri) (Kuşu). Alay. Alay kalabalık grup.

KALEY

İşçi, hizmetçi.

GALEY

Kalay.

ELEY

Üzüntü bildirir ünlem. Yün bükmeğe yarayan araç. Ankara kenti, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

HALEY

Halay. Hâlâ. Halay, davul zuma eşliğinde oynanan halk oyunu.

KOLEY

Zayıf.

İLEY

Ön, karşı, kat. Ön taraf. Huzur, yan, ön, karşı taraf.

GOLEY

Kolay.

MARLEY

Yapılarda döşeme gereci olarak kullanılan plastik madde.

KÖLEY

Küçük kulaklı.

CAYLEY

1821-1895. Arthur Cayley, İngiliz cebirci, geometrici ve analizcidir. Yüksek boyutlu geometride ve özellikle cebirsel invaryantlar teorisinde önemli çalışmalar yapmıştır.

CÜLEY

Cılız adam.

BİRGELEY

Beraber.

  -   -   -  

Anlamında LEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AJİTATÖR

Körükleyici.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AKMANTAR

Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

AİLELİK

Aile ile ilgili, aileye özgü olan.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AİLEVİ

Aileye dayalı. Aile ile ilgili.