Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ley" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ley ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ley olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİRGELEY
MARLEY, CAYLEY, LAYLEY
CÜLEY, GALEY, GOLEY, HALEY, KALEY, KOLEY, KÖLEY
ALEY, ELEY, İLEY
LEY
LEY
Moldova ve Romanya'nın para birimi.
LAYLEY
Kavga kızıştırma ünlemi.
ALEY
Hep, bütün. Soy sop, sülâle: Onların aleyi çoktur. Alay (askeri) (Kuşu). Alay. Alay kalabalık grup.
İLEY
Ön, karşı, kat. Ön taraf. Huzur, yan, ön, karşı taraf.
GALEY
Kalay.
CAYLEY
1821-1895. Arthur Cayley, İngiliz cebirci, geometrici ve analizcidir. Yüksek boyutlu geometride ve özellikle cebirsel invaryantlar teorisinde önemli çalışmalar yapmıştır.
GOLEY
Kolay.
CÜLEY
Cılız adam.
ELEY
Üzüntü bildirir ünlem. Yün bükmeğe yarayan araç. Ankara kenti, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MARLEY
Yapılarda döşeme gereci olarak kullanılan plastik madde.
KÖLEY
Küçük kulaklı.
HALEY
Halay. Hâlâ. Halay, davul zuma eşliğinde oynanan halk oyunu.
BİRGELEY
Beraber.
KOLEY
Zayıf.
KALEY
İşçi, hizmetçi.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AİLELİK
Aile ile ilgili, aileye özgü olan.
AJİTATÖR
Körükleyici.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.