Kelimeler arşivi içinde; başında "ley" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. ley ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ley ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LEYOMİYOSARKOM
LEYLEKGİLLER, LEYLEKGAGASI
LEYLEKBURNU, LEYLEKAYAĞI, LEYLEKSİLER
LEYLİNEHAR, LEYLEKORAK, LEYLEKGAGA
LEYLEKLER, LEYOMİYOM, LEYLEKKÖY, LEYLİNGİÇ, LEYLEYKÖY
LEYLAGÜL, LEYLAMBA, LEYLİFER, LEYLEKLİ
LEYLAKİ, LEYLEYH
LEYVAZ, LEYLİM, LEYLUM, LEYSAN, LEYVAS, LEYLEK, LEYLEH, LEYLAK, LEYLAH, LEYGER, LEYDEN
LEYLE, LEYLİ, LEYLA, LEYİR, LEYEN, LEYDİ, LEYAN
LEYİ
LEY
LEY
Moldova ve Romanya'nın para birimi.
LEYLİNEHAR
Arapça kökenli leyl ü nehâr: gece gündüz; aralıksız.
LEYOMİYOSARKOM
Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör.
LEYLEKKÖY
Erzurum kenti, Kırık bucağına bağlı bir yer.
LEYOMİYOM
Düz kaslardan köken alan iyicil tümör. Köpeklerde özellikle ince bağırsak ve kör bağırsakta daha az oranda da idrar torbası, döl yatağı ve yemek borusunda görülür.
LEYLEKSİLER
Kuşlar sınıfından leylekler, sümsükgiller, balıkçıllar ve flamanları içine alan omurgalı hayvanlar takımı.
LEYLEKBURNU
Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot.
LEYLEKGAGASI
Bir çizimin oranları bozulmadan daha küçük veya daha büyüğünün çizilmesi için kullanılan araç.
LEYLİNGİÇ
Bir çeşit dut.
LEYLEKAYAĞI
Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi.
LEYLAGÜL
Saçları siyah olan güzel kadın.
LEYLEKGAGA
Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot.
LEYLEKLER
Leyleksiler takımının bir alt takımı (Ciconiiformes).
LEYLEKORAK
Orağın büyüğü.
LEYLEYKÖY
Antalya şehri, Bozova bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
LEYLEKGİLLER
Leyleksilerden bir familya (Ciconiidae).
Bu bölümde tanımı içerisinde LEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
AJİTATÖR
Körükleyici.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AİLELİK
Aile ile ilgili, aileye özgü olan.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.