LEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lel" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. lel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

LELEMENDİ

8 harfli kelimeler

LELİYHCİ

7 harfli kelimeler

LELEVAN, LELÖYÜN, LELİMEK, LELEVÜN, LELEŞME, LELENGİ, LELBEBİ

6 harfli kelimeler

LELEYH, LELLÜK

5 harfli kelimeler

LELEŞ, LELİK, LELEK, LELLE

4 harfli kelimeler

LELE

3 harfli kelimeler

LEL

Bazı kelimelerin anlamları

LEL

Kıymetli taş, lal.

LELİK

Çok ağlayan kimse.

LELİMEK

Çok ağlamak. Yalvarıp yakarmak.

LELEŞ

Baba. Ağabey. Çocuğun evde en güvendiği erkek.

LELENGİ

Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma. Kabuğu kolaylıkla soyulan küçük ve çok tatlı bir çeşit portakal.

LELEMENDİ

Yas havalarına uygulanan bir ezgi. bk. lilinci.

LELBEBİ

Leblebi.

LELEK

Kuş tüyü. Kazın kanat tüyü.

LELEŞME

Herhangi bir abanığın L sesine dönmesi : Yasdanmaktan yaslanmak gibi. Tiyatro konuşmasında "r" yerine "I" harfini söylemek.

LELEVAN

İşsiz güçsüz dolaşan.

LELLE

Deli.

LELÖYÜN

Çok yoksul, yarına yiyeceği olmayan.

LELİYHCİ

Yalvarıp yakarıcı.

LELEYH

Kazın kanat tüyü.

LELEVÜN

Çok zayıf. Bitkin, yorgun argın.

LELLÜK

Karşılıklı iki duvara çakılan kazıklara ip bağlayarak yapılan salıncak.

  -   -   -  

Anlamında LEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİLEŞTİRMEK

Bileşmesini sağlamak. İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak.

BARPARALEL

Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

BERİBENZER

Sıradan, bayağı, alelade.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

BAYAĞILIK

Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.