Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kır" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YILDIZLIKIR, ÇALTIBOZKIR, AŞAĞIBOZKIR
DİYARBAKIR, KIZILÇAKIR, ÇAKIRFAKIR, BÜYÜKÇAKIR, YANIKÇAKIR, TARMATAKIR
ÜVEYİKKIR, KARABAKIR, İMAMBAKIR, IKIRCIKIR, ŞEYHÇAKIR, MERCANKIR, DEMİRİKIR
ÖVEYKKIR, KIZILKIR, DEMİRKIR, PAHLAKIR, PAMUKKIR, ÇAPARKIR, TAPTAKIR, ALAÇAKIR, PULLUKIR, TAMTAKIR
OVEKKIR, İSLİKIR, ESENKIR, ÇANÇKIR
MITKIR, MANKIR, TAPKIR, MARKIR, TANKIR, SÜTKIR, MIÇKIR, MIZKIR, TINKIR, TIKKIR, PINKIR, ULUKIR, ZANKIR, KIRKIR, BALKIR, BOZKIR, ALAKIR, BANKIR, BAYKIR, CILKIR, CINKIR, ÇIKKIR, DANKIR, DAZKIR, KISKIR, KAŞKIR, GÖKKIR, HANKIR, KASKIR
ANKIR, BAKIR, ÇAKIR, LIKIR, TIKIR, AÇKIR, DIKIR, TAKIR, KAKIR, MIKIR, FAKIR, PAKIR, NAKIR
AKIR, EKIR
KIR
KIR
Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır. Bu renkte olan.
BÜYÜKÇAKIR
Kayseri ilinde, Yahyalı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÜVEYİKKIR
Üveyik kuşu renginde at.
AŞAĞIBOZKIR
Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YILDIZLIKIR
Bir at rengi.
IKIRCIKIR
Sözünde durmayan, dönek kişi.
DİYARBAKIR
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
YANIKÇAKIR
Bitlis ilinde, Geyikpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İMAMBAKIR
Şanlıurfa şehri, Harran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KIZILÇAKIR
Konya kenti, Belören bucağına bağlı bir yer.
TARMATAKIR
Altüst olmuş, karmakarışık. Karmakarışık, altüst olmuş.
ÇAKIRFAKIR
Diyarbakır şehrinde, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞEYHÇAKIR
Kütahya ili, Hisarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÇALTIBOZKIR
İçel ilinde, Silifke ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MERCANKIR
Kır üzerine ufak ve sık, al benekli at donu.
KARABAKIR
Tunceli şehri, Hozat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKÇAKENT
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ADALETSİZLİK
Adalete aykırı olma durumu.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AKPINAR
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.