Kelimeler arşivinde; içinde "kış" olan, toplam 367 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKIŞKANLAŞTIRMAK, YENİKIZILCAKIŞLA
AKIŞKANLAŞTIRMA, ALKIŞLANABİLMEK, ALKIŞLATABİLMEK, ALKIŞLAYABİLMEK, ALKIŞLAYIVERMEK, ÇAKIŞTIRABİLMEK, ÇIKIŞTIRABİLMEK, SIKIŞTIRABİLMEK, TATARİLYASKIŞLA, TIKIŞTIRABİLMEK, TÜRKBEYLİKKIŞLA, YAKIŞTIRABİLMEK
ALKIŞLANABİLME, ALKIŞLATABİLME, ALKIŞLAYABİLME, ALKIŞLAYIVERME, ÇAKIŞTIRABİLME, ÇIKIŞTIRABİLME, KIŞKIRTABİLMEK, KIŞKIRTMACILIK, SIKIŞTIRABİLME, TIKIŞTIRABİLME, YAKIŞTIRABİLME
AKIŞKANLAŞMAK, BAKIŞIMSIZLIK, KIŞKIRTICILIK, SIKIŞTIRILMAK, YAKIŞIKSIZLIK, AŞAĞIKIŞLACIK, BEYAZKIŞLAKÇI, ÇAKIŞTIRILMAK, EVCİORTAKIŞLA, EVCİYENİKIŞLA, İÇEBAKIŞÇILIK, KALKIŞABİLMEK, KIŞKIRTABİLME, KIZILKIŞLACIK, TERSBAKIŞIMLI, TIKIŞTIRILMAK, YAKIŞTIRILMAK, YARIBAKIŞIMLI, YAZKIŞGÖVDESİ
AKIŞKANLAŞMA, KIŞKIRTILMAK, SIKIŞTIRILMA, YAKIŞIKLILIK, YAKIŞTIRMACA, AKIŞKANSILIK, BAKIŞABİLMEK, BAKIŞIMLILIK, BAKIŞIVERMEK, BÜYÜKIŞIKLAR, CAMUZKIŞLASI, ÇAKIŞABİLMEK, ÇAKIŞTIRILMA, ÇIKIŞABİLMEK, ÇIMKIŞTIRMAK, ÇÖKELİKKIŞLA, EVCİKUZKIŞLA, HATİPKIŞLASI, KALKIŞABİLME, KARACAKIŞLAK, KARAKIŞLAKÇI, KIŞLADEMİRLİ, KIYIKIŞLACIK, KIZILCAKIŞLA, NAKIŞKORDONU, SAVCILIKIŞLA, SIKIŞABİLMEK, SIKIŞIVERMEK, TIKIŞTIRILMA, ULUKIŞLATOLU, Devamını Oku »»
ALKIŞLANMAK, ALKIŞLATMAK, ÇAKIŞTIRMAK, ÇIKIŞTIRMAK, KAKIŞTIRMAK, KALKIŞILMAK, KIŞKIRTILMA, KIŞKIRTMACI, KIŞKIŞLAMAK, SIKIŞTIRICI, SIKIŞTIRMAK, TAKIŞTIRMAK, TIKIŞTIRMAK, YAKIŞTIRMAK, AKÖRENKIŞLA, AŞAĞIKIŞLAK, BAKIŞABİLME, BAKIŞIMLAMA, BAKIŞIVERME, ÇAKIŞABİLME, ÇAKIŞTIRICI, ÇAKIŞTIRMAH, ÇIKIŞABİLME, ÇIMKIŞTIRAN, DAKIŞTIRMAK, DIKIŞTIRMAK, GÖYNÜKKIŞLA, HARAMİKIŞLA, İĞDELİKIŞLA, KARKIŞLAMAK, Devamını Oku »»
AKIŞKANLIK, AKIŞMAZLIK, ALKIŞÇILIK, ALKIŞLAMAK, ALKIŞLANMA, ALKIŞLATMA, BAKIŞIMSIZ, BIRAKIŞMAK, ÇAKIŞTIRMA, KIŞKIRTMAK, NAKIŞÇILIK, NAKIŞLAMAK, SIKIŞIKLIK, SIKIŞTIRIŞ, SIKIŞTIRMA, TAKIŞTIRMA, TIKIŞIKLIK, TIKIŞTIRMA, YAKIŞIKSIZ, YAKIŞTIRMA, ALKIŞLANIŞ, ALKIŞLATIŞ, ALKIŞLAYIŞ, AYDINKIŞLA, BURUNKIŞLA, BÜYÜKKIŞLA, ÇAKIŞIKLIK, ÇIKIŞTIRMA, GAKIŞLAMAK, GÖKÇEKIŞLA, Devamını Oku »»
AKIŞMASIZ, ALKIŞLAMA, BAKIŞIMLI, BIRAKIŞMA, ÇAKIŞMALI, KALKIŞMAK, KIŞKIRTIŞ, KIŞKIRTMA, KIŞLATMAK, NAKIŞLAMA, YAKIŞIKLI, AKÇAKIŞLA, AKIŞBİLİM, AKIŞKANSI, AKIŞÖLÇER, ALEVKIŞLA, CIMKIŞMAK, ÇIKIŞTAĞI, ÇIMKIŞMAG, ÇIMKIŞMAK, DEREKIŞLA, ESKİKIŞLA, FISKIŞMAK, HACIKIŞLA, IKIŞLAMAK, ILIŞTIKIŞ, IMGILIKIŞ, KALEKIŞLA, KARAKIŞLA, KAYAKIŞLA, Devamını Oku »»
AKIŞMALI, BAKIŞMAK, BIKIŞMAK, ÇAKIŞMAK, ÇIKIŞMAK, KAKIŞMAK, KALKIŞMA, KIŞKIRTI, KIŞLAMAK, KIŞLATMA, NAKIŞLIK, NAKIŞSIZ, SIKIŞMAK, ŞARKIŞLA, TAKIŞMAK, TIKIŞMAK, ULUKIŞLA, YAKIŞMAK, YIKIŞMAK, ARKIŞLIK, BAKIŞLAR, BAŞKIŞLA, BEYKIŞLA, ÇALKIŞLA, ÇIKIŞLIK, ÇIKIŞMAH, DAKIŞMAK, DIKIŞMAK, DÜZKIŞLA, İÇEBAKIŞ, Devamını Oku »»
AKIŞKAN, AKIŞMAZ, AKKIŞLA, ALKIŞÇI, BAKIŞIM, BAKIŞMA, BIKIŞMA, BIRAKIŞ, ÇAKIŞIK, ÇAKIŞMA, ÇIKIŞLI, ÇIKIŞMA, KAKIŞMA, KIŞLAMA, NAKIŞÇI, NAKIŞLI, SIKIŞIK, SIKIŞMA, TAKIŞMA, TIKIŞIK, TIKIŞMA, YAKIŞIK, YAKIŞMA, YIKIŞMA, AKIŞMAK, AKIŞSIZ, BAKIŞIK, BAKIŞLI, ÇAKIŞIM, ÇAKIŞIR, Devamını Oku »»
ACIKIŞ, AKIŞMA, KALKIŞ, KIŞLAK, KIŞLIK, SARKIŞ, AKIŞKI, AKIŞLI, AKIŞTA, ALAKIŞ, BALKIŞ, BANKIŞ, DILKIŞ, İLKKIŞ, KARKIŞ, KIŞBAK, KIŞKİL, KIŞNIK, MANKIŞ, SONKIŞ, TIRKIŞ
ALKIŞ, BAKIŞ, BIKIŞ, ÇAKIŞ, ÇIKIŞ, KAKIŞ, KIŞIN, KIŞLA, YAKIŞ, YIKIŞ, AÇKIŞ, ANKIŞ, ARKIŞ, DIKIŞ, ERKIŞ, HIKIŞ, ILKIŞ, KIŞIK, KIŞIR, NAKIŞ, SAKIŞ, SIKIŞ, TAKIŞ, TIKIŞ
AKIŞ, IKIŞ
KIŞ
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.
AKIŞKANLAŞTIRMAK
Akışkan duruma getirmek.
TIKIŞTIRABİLMEK
Tıkıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALKIŞLAYABİLMEK
Alkışlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YENİKIZILCAKIŞLA
Sivas ilinde, Kayadibi nahiyesine bağlı bir bölge.
TÜRKBEYLİKKIŞLA
Sakarya şehri, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
ALKIŞLATABİLMEK
Alkışlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TATARİLYASKIŞLA
Kırşehir şehri, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ALKIŞLANABİLMEK
Alkışlanma olasılığı bulunmak.
YAKIŞTIRABİLMEK
Yakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALKIŞLANABİLME
Alkışlanabilmek işi.
ÇAKIŞTIRABİLMEK
Çakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALKIŞLAYIVERMEK
Hiç düşünmeksizin alkışlamak.
SIKIŞTIRABİLMEK
Sıkıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇIKIŞTIRABİLMEK
Çıkıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKIŞMALI
Akışma özelliği olan.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKIŞMAZLIK
Akışmaz veya durağan maddenin durumu.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKIŞMASIZ
Akışma özelliği olmayan.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AKIŞKANLAŞMA
Akışkanlaşmak durumu.
AKIŞKANLAŞMAK
Akışkan duruma gelmek.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.