Kelimeler arşivi içinde; başında "kıv" olan, toplam 143 adet kelime bulunmaktadır. kıv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kıv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIVIRCIKLAŞTIRMAK
KIVILMIKNATISLIK, KIVIRCIKLAŞTIRMA
KIVILDEVİMBİLİM, KIVILDİNİMBİLİM
KIVAMLAŞTIRICI, KIVAMLAŞTIRMAK, KIVILCIMLANMAK, KIVIRCIKLAŞMAK, KIVRIMKILSILAR
KIVAMLAŞTIRMA, KIVILCIMLANMA, KIVILKESİLGEN, KIVILLANDIRMA, KIVIRCIKLAŞMA, KIVRILABİLMEK, KIVRILIVERMEK
KIVANÇLANMAK, KIVIRABİLMEK, KIVLANDIRMAK, KIVRAKLAŞMAK, KIVRANDIRMAK, KIVRIKTIRMAK, KIVRILABİLME, KIVRILIVERME, KIVRIMLANMAK, KIVRIMLIHALI, KIVRIMSIZLIK, KIVRIMSIZTEL
KIVAMLANMAK, KIVAMSIZLIK, KIVANÇLANMA, KIVANDIRMAK, KIVAŞİORKOR, KIVIKTIRMAK, KIVILCIMSIZ, KIVILDAŞMAK, KIVIRABİLME, KIVRAKLAŞMA, KIVRANDIRMA, KIVRIMLANMA, KIVRIMLILIK, KIVŞIRILMAK
KIVAMLANMA, KIVAMLILIK, KIVANDIRMA, KIVANIŞMAK, KIVAŞDAMAK, KIVILCIMLI, KIVILDAMAK, KIVILKESİM, KIVILKİMYA, KIVINDIRIK, KIVIŞDAMAK, KIVRALTMAK, KIVRANIKLI, KIVRIŞAYIK
KIVAMLICA, KIVGAŞMAK, KIVIRTMAK, KIVLANMAK, KIVRAKLIK, KIVRAMBAÇ, KIVRANMAK, KIVRAŞMAK, KIVRATMAK, KIVRIKDAL, KIVRIKLIK, KIVRILMAK, KIVRIMSIZ, KIVRIŞMAK
KIVAMSIZ, KIVANÇER, KIVANÇLI, KIVANMAK, KIVILCIK, KIVILCIM, KIVILLIK, KIVIRCAK, KIVIRCIK, KIVIRDIM, KIVIRLIK, KIVIRMAK, KIVIRSIK, KIVIRŞAK, KIVIRŞIK, KIVIRTMA, KIVIŞKAN, KIVIŞMAK, KIVITMAK, KIVLAMAK, KIVRACIK, KIVRAKÇA, KIVRAMAK, KIVRANIŞ, KIVRANKA, KIVRANMA, KIVRANTI, KIVRAŞIK, KIVRAŞIL, KIVRATMA, Devamını Oku »»
KIVAMLI, KIVANIŞ, KIVANMA, KIVGIDI, KIVICIK, KIVILUÇ, KIVIRIŞ, KIVIRMA, KIVIŞIK, KIVRAMA
KIVANÇ, KIVCAK, KIVIRÇ, KIVMAK, KIVRAH, KIVRAK, KIVRIK, KIVRIM, KIVRIŞ, KIVRIZ, KIVŞAK
KIVAM, KIVAN, KIVCI, KIVIÇ, KIVIK, KIVIL, KIVIŞ, KIVKI
KIV
KIV
Yazgı, baht. Sürek avında av hayvanlarını inlerinden çıkarmak için avcıların çıkardığı ses, kuru gürültü, bağırtı. Bir iş ya da ürünün olgunlaşma zamanı. Fırsat : O bir kıvdı elden çıkdı. Kıvılcım. Fırsat, koz. Tez, ivedi. Devlet, ikbal.
KIVILCIMLANMA
Kıvılcımlanmak işi.
KIVILKESİLGEN
Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek.
KIVIRCIKLAŞTIRMAK
Kıvırcıklaşma işini yaptırmak.
KIVAMLAŞTIRMA
Kıvamlaştırmak işi.
KIVIRCIKLAŞMA
Kıvırcıklaşmak işi.
KIVIRCIKLAŞMAK
Kıvırcık duruma gelmek.
KIVILDİNİMBİLİM
Devinmeyen kıvıl yük dağılımlarını ve yarattıkları olayları inceleyen fizik dalı.
KIVILLANDIRMA
Artı, eksi yükler sağlayarak kıvıl alanlar yaratma.
KIVILMIKNATISLIK
Kıvıl akımların yarattığı mıknatıslık alanları.
KIVAMLAŞTIRICI
Sıvı bir maddeyi kıvamına getirmeyi sağlayan alet.
KIVRIMKILSILAR
Sınıflamadaki yerleri kesinlikle belirlenmeyen, kandan başka vücudun hemen bütün dokularına yerleşerek, frengi, piyan, tepkili humma, çamur humması gibi önemli hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan ve ince uzun bir burguyu andıran minik canlılar takımı.
KIVILCIMLANMAK
Kıvılcım saçarak yanmak, kıvılcımlı duruma gelmek.
KIVAMLAŞTIRMAK
Bir maddeyi sıvıdan ayırarak kıvamlı duruma getirmek.
KIVIRCIKLAŞTIRMA
Kıvırcıklaştırmak işi.
KIVILDEVİMBİLİM
Devinen kıvıl yükleri ve yarattıkları olayları inceleyen fizik dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
BONE
Düz veya kıvrımlı her çeşit yumuşak kumaş vb. maddeden yapılmış olan başlık.
BUKLELİ
Kıvrım kıvrım olan (saç).
BUKLE
Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç.
BUKLESİZ
Kıvrımları olmayan (saç).
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BİGUDİ
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ASTRAGAN
Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BUMERANG
Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
BÜKLÜM
Kıvrım. Dönemeç, viraj.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.