Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kız" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIZOĞLANKIZ
MÜTEYAKKIZ, BALDIRIKIZ
KÜPELİKIZ, MÜTENAKIZ, KARATIKIZ, KABASAKIZ, GARASAKIZ, KARASAKIZ
CILIMKIZ, HANIMKIZ, GELİNKIZ, DARDIKIZ, AYGÜNKIZ, YETERKIZ, SIYLIKIZ, TIMTIKIZ, ALTINKIZ
KARAKIZ, SARIKIZ, TELEKIZ
SÜTKIZ, KELKIZ, TIRKIZ, SAKKIZ, HIRKIZ, HASKIZ, HANKIZ, GÜLKIZ, GIKKIZ, DURKIZ, DOKKIZ, DIKKIZ, BEŞKIZ, BALKIZ, ALAKIZ, ALİKIZ, ARUKIZ, ANAKIZ
SIKIZ, DOKIZ, SEKIZ, ŞIKIZ, ILKIZ, DIKIZ, AKKIZ, TIKIZ, SAKIZ, NAKIZ
IKIZ
KIZ
KIZ
Dişi çocuk. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.
BALDIRIKIZ
Semizotu.
HANIMKIZ
Ağırbaşlı kız.
GELİNKIZ
Nişanlı kız. Gelinlik çağındaki kız.
YETERKIZ
Arka arkaya doğan kız çocuklarından sonra erkek çocuk olması dileğiyle verilen bir isim.
KABASAKIZ
Gaziantep kenti, ŞehitKâmil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AYGÜNKIZ
Ay gibi güzel, güneş gibi parlak olan kız.
KARATIKIZ
Az tatlı, ekşimsi bir çeşit armut.
KÜPELİKIZ
Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MÜTEYAKKIZ
Uyanık, tetikte, sak (I).
KIZOĞLANKIZ
Bakire.
MÜTENAKIZ
Çelişkili.
GARASAKIZ
Katran, zift.
KARASAKIZ
Zift.
CILIMKIZ
Arık, cılız.
DARDIKIZ
Darı darına, kıtı kıtına: Kumaş dardıkız yetişti.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
BACI
Kız kardeş. Tarikat şeyhlerinin karısı. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan. Büyük kız kardeş, abla. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
AKINDIRIK
Reçine, çam sakızı, akma.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
AKGÜNLÜK
Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.
ALARMAK
Kızarmak. Ala renkli duruma gelmek.
ALAÇAM
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
ATEŞLENMEK
Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ALAZLAMA
Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
AZIŞMAK
Gittikçe kızışmak, şiddetlenmek.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.