Kelimeler arşivinde; içinde "kıy" olan, toplam 238 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYMETLENDİRMEK, KIYIHALİLİNCELİ
KIYMETLENDİRME, KIYMETİHARBİYE, KIYASIMUKASSEM
KIYAFETSİZLİK, KIYIKAVURGALI
KIYMETLENMEK, KIYMETSİZLİK, KIYGAŞTIRMAK, KIYIKIŞLACIK, KIYNAŞTIRMAK, KIYNIKTIRMAK, KIYNIŞTIRMAK
KIYAFETNAME, KIYAKLAŞMAK, KIYASLANMAK, KIYMETLENME, KIYMETLİLİK, KIYTIRIKLIK, SIKIYÖNETİM, TÜRKKIYMASI, KIYADALAMAK, KIYIKLATMAK, KIYINDIRMAK, KIYIŞAMAMAK, KIYIŞLANMAK, KOŞUTKIYILI
KIYAKÇILIK, KIYASLAMAK, İKİZKIYILI, KIYABİLMEK, KIYAFETSİZ, KIYAKLAŞMA, KIYASLANMA, KIYGILAMAK, KIYIĞLAMAĞ, KIYILISİNİ, KIYPALAMAK
EŞKIYALIK, KIYAFETLİ, KIYASLAMA, KIYDIRMAK, KIYGINLIK, KIYICILIK, KIYILAMAK, KIYMETSİZ, KIYMETTAR, KURTKIYAN, LAYIKIYLA, BIÇKIYANI, KARAKIYAH, KARAKIYAK, KIYABİLME, KIYAKDEDE, KIYALAMAK, KIYBURCAK, KIYIGÖREN, KIYIKIŞLA, KIYIKONAK, KIYILAŞIK, KIYIORTAY, KIYKIMSIZ, KIYKIRMAK, KIYMALICI, KIYMIKSIZ, KIYNALMAK, KIYNAŞMAK, KIYPINMAK, Devamını Oku »»
HAKKIYLA, KIYAKLIK, KIYASIYA, KIYDIRMA, KIYILAMA, KIYILMAK, KIYIMLIK, KIYINMAK, KIYIŞMAK, KIYMALIK, KIYMASIZ, KIYMETLİ, KIYMIKLI, KIYTIRIK, ZİKIYMET, ALANKIYI, EĞİKKIYI, ESENKIYI, EŞKIYILI, KIYADALI, KIYASLAR, KIYDIRIK, KIYGANAK, KIYGAŞIK, KIYGAŞUK, KIYGIŞIK, KIYĞIŞIK, KIYIBAŞI, KIYIBOYU, KIYIDİBİ, Devamını Oku »»
İNKIYAT, KIYAFET, KIYAKÇI, KIYAMET, KIYASEN, KIYIDAŞ, KIYILIK, KIYILMA, KIYIMLI, KIYINMA, KIYINTI, KIYIŞMA, KIYMALI, ŞAKIYIŞ, ARAKIYA, BAKIYYE, DİKKIYI, GÖLKIYI, KIYACAK, KIYAMAT, KIYGIDI, KIYICAK, KIYICIK, KIYIKÇI, KIYIKÖY, KIYILGI, KIYIMIK, KIYINDA, KIYIRLI, KIYISIN, Devamını Oku »»
EŞKIYA, KIYACI, KIYASİ, KIYGIN, KIYICI, KIYMAK, KIYMET, KIYMIK, GENKIY, KALKIY, KIYAKI, KIYALI, KIYDAK, KIYGAÇ, KIYGAN, KIYGIÇ, KIYGIY, KIYGUK, KIYĞAÇ, KIYILI, KIYINA, KIYKAÇ, KIYKIM, KIYKIY, KIYLAK, KIYMAN, KIYMAT, KIYMIŞ, KIYMUK, KIYNAÇ, Devamını Oku »»
KIYAK, KIYAM, KIYAS, KIYGI, KIYIK, KIYIM, KIYIN, KIYIŞ, KIYMA, KIYYE, KIYAN, KIYAT, KIYES, KIYFA, KIYIĞ, KIYIH, KIYIL, KIYIR, KIYKI, KIYLI, KIYME, KIYNA, KIYRA, KIYTI
KIYA, KIYI, KIYT
KIY
KIY
Hey anlamında çağırma ünlemi. Kenar. Kıyı, kenar, yan.
KIYIHALİLİNCELİ
Kırıkkale ilinde, Sulakyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIYMETLENMEK
Değerlenmek.
KIYNIŞTIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.
KIYAFETSİZLİK
Giysisizlik. Kılıksızlık.
KIYMETİHARBİYE
Geçerlilik, değer, önem.
KIYMETLENDİRMEK
Değerlendirmek.
KIYAFETNAME
Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap. Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap.
KIYMETLENDİRME
Değerlendirme.
KIYNAŞTIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Aralık bırakmak.
KIYIKIŞLACIK
Muğla kenti, Milâs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KIYASIMUKASSEM
İkilem.
KIYMETSİZLİK
Değersizlik.
KIYIKAVURGALI
Kırıkkale kenti, Sulakyurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KIYGAŞTIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.
KIYNIKTIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
BALIKÇIL
Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.
ABİYE
Gece kıyafeti.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
BİHAKKIN
Hakkıyla, gerçekten.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BERZAH
Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.
BALTIK
Baltık Denizi'ne kıyısı olan ülkeler ve bu ülkelerin halkı.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
BASTI
Kıyma ile pişirilmiş sebze.