Kelimeler arşivinde; içinde "kıt" olan, toplam 161 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKARYAKITÇILIK
SARKITABİLMEK
KITİPİYOZLUK, AKARYAKITLAR, HIRKITLAŞMAK, KITMIRLANMAK, SARKITABİLME
AKARYAKITÇI, CENİNİSAKIT, KITIRDATMAK, AKITABİLMEK, AKITIVERMEK, KITKITLAMAK, ZILKITLAMAK, ZIRKITLAMAK, ZIVKITLAMAK
KITIRDAMAK, AKITABİLME, AKITIVERME, ANKITLAMAK, ÇAKITLAMAK, KANAKITMAK, KITIKLAMAK, KITIRCILIK, KITIRDATMA, TARKITALAŞ, TIKITIKINA
AKARYAKIT, KITIKLAMA, KITIRDAMA, KITİPİYOZ, KITLAŞMAK, SARKITMAK, AKITMACIK, AKITMATOR, FIRKITMAK, FIYKITMAK, GELİNKITI, KALKITMAK, KITIRAYIK, KITLATMAK, KITNAŞMAK, PAYKITMAK, PIRKITMAK, SIRKITMAK, VIRKITMAK, YAKITTEPE, YANKITEPE
AKITMALI, KITLAŞMA, SARKITMA, ALAKITAY, BAKITMAK, ÇIKITLIK, GAZYAKIT, ISKITMAK, KAKITMAK, KITALMAK, KITARMAK, KITIRDAK, KITIRİYH, KITIRMAK, KITIRNAK, KITIYLAK, KITKIMIL, KITKIMIR, KITLAMAK, KITLEYÜK, KITSİLDİ, KITTIRLI, ŞAKITMAK, TAKITMAK, YAĞYAKIT, YAKITKÖY, YAKITLIK, YAKITMAK, YAKITYAĞ, ZILKITLI
AKITMAK, BIRAKIT, KITIKLI, KITIRCI, KITIRTI, KITLAMA, YAKITÇI, AKITMAÇ, ARKITÇA, BAKITCI, BAYAKIT, BEYEKIT, ISKITÇA, KITILTİ, KITIMAK, KITINAK, KITIRAK, KITIRDI, KITIRIK, KITIRIM, KITIRIŞ, KITIRİH, KITIRİK, KITİRİK, KITLEME, KITTEPE, VAKITLI, YAKITLI
AKITMA, ÇARKIT, İNKITA, KITAAT, KITLIK, SARKIT, AKITAÇ, AKITIŞ, ÇIRKIT, FARKIT, HARKIT, KIRKIT, KISKIT, KITDİK, KITKIT, KITMAK, KITMAR, KITMIÇ, KITMIK, KITMIR, KITMİR, KITTIK, NAAKIT, SIZKIT, ŞIRKIT, ZILKIT, ZIRKIT
ARKIT, ÇIKIT, KITAL, KITIK, KITIR, SAKIT, SIKIT, YAKIT, ANKIT, BAKIT, ÇAKIT, ILKIT, IŞKIT, KAKIT, KITIL, KITIŞ, KITİK, KITİL, KITTI, KITTİ, TIKIT, VAKIT, ZAKIT
KITA, AKIT, IKIT, KITO
KIT
KIT
İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol karşıtı. Az, yetersiz (duygu, söz vb.).
AKARYAKITÇILIK
Akaryakıtçının yaptığı iş.
KITMIRLANMAK
İnatçılık yapmak : Ahmet niçin yemek yemiyorsun, kıtmırlığın mı tuttu ?.
SARKITABİLME
Sarkıtabilmek işi.
SARKITABİLMEK
Sarkıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKITIVERMEK
Çabucak akmasını sağlamak.
AKITABİLMEK
Akmasını sağlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AKARYAKITLAR
İşlenmemiş yeryağı ürünlerinden mazot, benzin, gazyağı ve benzerleri sıvı durumunda kullanılan yanıcı özdekler.
ZIRKITLAMAK
Döverek ya da azarlayarak gözdağı vermek.
ZILKITLAMAK
Döverek ya da azarlayarak gözdağı vermek. Topluca sevinç sesleri çıkarmak.
KITİPİYOZLUK
Kıtipiyoz olma durumu.
KITKITLAMAK
Yavaş yavaş pişirmek.
CENİNİSAKIT
Düşük.
KITIRDATMAK
"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.
AKARYAKITÇI
Akaryakıt satan kimse.
HIRKITLAŞMAK
Eskimek, işe yaramaz duruma gelmek: Bizim ayakkabı da hırkıtlaştı, geyilecek halı kalmadı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AVRUPA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AÇLIK
Aç olma durumu. Aşırı istek içinde bulunma. Kıtlık.
ANADOLU
Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.
AMERİKA
Dünya üzerinde yer alan bir kıta.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AVUSTRALYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
ARK
İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.
AKITMALI
Alnında akıtması olan (hayvan).
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
BAKAYA
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.
AFRİKA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
AKILSIZ
Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AKARYAKIT
Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.