Kelimeler arşivi içinde; başında "kön" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. kön ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kön ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kön olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖNKÜRLEMEK, KÖNGÜRLEMEK
KÖNEZLEMEK
KÖNDELEN, KÖNENMEK
KÖNÜMEK
KÖNEFE, KÖNLEK, KÖNMEN, KÖNNEK, KÖNENE, KÖNDER, KÖNDEK, KÖNDAR, KÖNÇEK, KÖNCEK
KÖNTE, KÖNES, KÖNÜK, KÖNÜZ, KÖNİK, KÖNEZ, KÖNER, KÖNEK, KÖNDÜ, KÖNBE
KÖNİ, KÖNÜ, KÖNÇ
KÖN
Ağıl, davar ahırı. Gübre. Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı. Koyun, keçi gübresi. Tarlayı gübreleme. (İnköy Kütahya).
KÖNKÜRLEMEK
İhtiyarlamak. Uyuklamak, gevşemek (sıcak ve uyku nedeniyle).
KÖNMEN
Dağlarda yetişen rengi hafif ye şil yaban soğanı. Yabani soğan.
KÖNDELEN
Ters yön : Ahmet geliyor, Mehmet de köndelen gidiyor.
KÖNEZLEMEK
İhtiyarlamak.
KÖNDER
Balıkçıların kullandığı ucu çengelli sırık.
KÖNEFE
Tel kadayıf.
KÖNENE
Ocak önü.
KÖNDAR
Kayalıklarda biten, güzel kokulu bir çeşit ot.
KÖNNEK
Toplantı yeri, dernek, öbek, yığın.
KÖNLEK
Gömlek.
KÖNÜMEK
Olgunlaşmak, ermek: Armutlar könümüş.
KÖNDEK
Sopa, değnek.
KÖNGÜRLEMEK
Uyuklamak, gevşemek (sıcak ve uyku nedeniyle).
KÖNENMEK
Gönenmek, mutlu olmak, rahata kavuşmak.
KÖNÇEK
Uzun paçalı don, şalvar, don. Bitkinin kökündeki yavru kök ve saçakları. Çürümüş ot kökü. Uzun paçalı, geniş don. Kadınların şalvar altına giydikleri uzun don.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖĞÜÇ
İki yaşına kadar erkek keçi. Önce, ilkönce, başta.
KÖNEZ
Anası tazı, babası köpek olan yavru. Küçük, yaramaz köpek. İhtiyar, yaşlı. Büyümemiş, kısa boylu. Sürtülmüş, yıpranmış, kısalmış. Fena (aşık için): Bu aşık ne kadar könez.
ÖNÜRDÜ
Önce, iptida, evvel, ilkönce, daha önce, ileri.
ÖNDİN
Önce, ilkönce. İlk kez, önce. Önce, ilkönce, önceden, önden, daha evvel. Avans.
ÖĞÜNE
Önce, ilkönce, başta.
DİKÖN
İlk önce, en önde: Dikön ben atlayacağım.
ÖNE
Önce, ilkönce. Biraz ileri, öte. Öyle. Önce.
KÖMLEG
Gömlek. Eski türkçe könglek: İç gömleği.
GÖNEK
Kısa kollu hırka. İç çamaşırı. Gömlek, iç giysisi. Gömlek. İç çamaşırı. göynek: (Meyvebükü Güdül Ankara) (könçek).
ÖNDÜNDEN
İlkönce, önceden.
KÖYNEK
Gömlek, iç gömleği. İç gömleği, iç giysisi. Eski türkçe könglek: İç gömleği. Gömlek. Gömlek, iç gömleği. ET könglek. Bir tür fanila.
ÖNDEN
Önce, ilkönce. (Resim, Heykel) Önyüzü bakana dönük (duruş). Ay. bk. yarıyandan, yandan.
ENİPDİN
İlkönce.
ÖNDÜN
Önce, ilkönce. Ödünç. Önden giden, öncü. Peşin : Veresiye vermiyor, öndün verdim aldım.
ÖNÜŞ
Önce, ilkönce, başta.
ÖNÜT
Önce, ilkönce, başta. Geçen gün. Geçmişte.
SİFDA
Arapça kökenli istiftâh: siftah; ilkönce.
ÖNÜÇ
Önce, ilkönce, başta : Önüç Ali gelsin, sonra sen gel. Önceden, eskiden : Önüç bizim bahçede çok erik ağacı vardı. Önce.