Kelimeler arşivinde; içinde "kön" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kön bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kön ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kön olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RENKÖNLEYİEİ
KÖNKÜRLEMEK, KÖNGÜRLEMEK, KÜLDÜRKÖNES
KÖNEZLEMEK
GUYRUKÖNÜ
KÖNENMEK, KÖNDELEN
AKÖNDER, KÖNÜMEK, KÖŞKÖNÜ, ÖKÖNCÜK, TÜRKÖNÜ
KÖNDER, KÖNEFE, KÖNDEK, KÖNENE, KÖNDAR, KÖNÇEK, KÖNCEK, KÖNLEK, KÖNMEN, KÖNNEK
KÖNÜZ, TUKÖN, KÖNÜK, KÖNTE, ZUKÖN, KÖNİK, KÖNEZ, KÖNES, KÖNER, KÖNEK, KÖNDÜ, KÖNBE, DİKÖN
KÖN
Ağıl, davar ahırı. Gübre. Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı. Koyun, keçi gübresi. Tarlayı gübreleme. (İnköy Kütahya).
RENKÖNLEYİEİ
Ters bağdaşımda, dalgalıktan gelen ya da almaçta oluşan parazitlerin, renk eşlemesi imi olmadığı vakit istenmeyen renge yol açmaması için, bu imlere ayrılan yükselteçleri çalıştırmayan düzen.
GUYRUKÖNÜ
Dedikoducu kadın.
KÖNKÜRLEMEK
İhtiyarlamak. Uyuklamak, gevşemek (sıcak ve uyku nedeniyle).
KÖNGÜRLEMEK
Uyuklamak, gevşemek (sıcak ve uyku nedeniyle).
KÖŞKÖNÜ
Hakkâri ili, Dağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÖNDER
Balıkçıların kullandığı ucu çengelli sırık.
TÜRKÖNÜ
İzmir ili, Kaymakçı bucağına bağlı bir yer.
KÖNEFE
Tel kadayıf.
ÖKÖNCÜK
Masal, öykü.
KÖNDELEN
Ters yön : Ahmet geliyor, Mehmet de köndelen gidiyor.
KÖNEZLEMEK
İhtiyarlamak.
KÖNENMEK
Gönenmek, mutlu olmak, rahata kavuşmak.
KÖNÜMEK
Olgunlaşmak, ermek: Armutlar könümüş.
AKÖNDER
Dürüst, güvenilir lider.
KÜLDÜRKÖNES
Hep birden, toplu olarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖYNEK
Gömlek, iç gömleği. İç gömleği, iç giysisi. Eski türkçe könglek: İç gömleği. Gömlek. Gömlek, iç gömleği. ET könglek. Bir tür fanila.
ÖNE
Önce, ilkönce. Biraz ileri, öte. Öyle. Önce.
ÖNÜŞ
Önce, ilkönce, başta.
ÖNDİN
Önce, ilkönce. İlk kez, önce. Önce, ilkönce, önceden, önden, daha evvel. Avans.
ÖNÜRDÜ
Önce, iptida, evvel, ilkönce, daha önce, ileri.
GÖNEK
Kısa kollu hırka. İç çamaşırı. Gömlek, iç giysisi. Gömlek. İç çamaşırı. göynek: (Meyvebükü Güdül Ankara) (könçek).
ÖĞÜNE
Önce, ilkönce, başta.
KÖNEZ
Anası tazı, babası köpek olan yavru. Küçük, yaramaz köpek. İhtiyar, yaşlı. Büyümemiş, kısa boylu. Sürtülmüş, yıpranmış, kısalmış. Fena (aşık için): Bu aşık ne kadar könez.
ÖNDEN
Önce, ilkönce. (Resim, Heykel) Önyüzü bakana dönük (duruş). Ay. bk. yarıyandan, yandan.
ÖNDÜN
Önce, ilkönce. Ödünç. Önden giden, öncü. Peşin : Veresiye vermiyor, öndün verdim aldım.
KÖMLEG
Gömlek. Eski türkçe könglek: İç gömleği.
ENİPDİN
İlkönce.
ÖNDÜNDEN
İlkönce, önceden.
DİKÖN
İlk önce, en önde: Dikön ben atlayacağım.
ÖNÜT
Önce, ilkönce, başta. Geçen gün. Geçmişte.
ÖĞÜÇ
İki yaşına kadar erkek keçi. Önce, ilkönce, başta.
SİFDA
Arapça kökenli istiftâh: siftah; ilkönce.
ÖNÜÇ
Önce, ilkönce, başta : Önüç Ali gelsin, sonra sen gel. Önceden, eskiden : Önüç bizim bahçede çok erik ağacı vardı. Önce.