Kelimeler arşivinde; içinde "kör" olan, toplam 294 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kör bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kör ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kör olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BONKÖRLEŞEBİLMEK, ÇADIRLIKÖRMEHMET
BONKÖRLEŞEBİLME, DOMUZELİNİNKÖRÜ, KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRAHMETHÜYÜĞÜ, KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK
AKÖRENSÖKÜLER, DONUZOĞLUKÖRÜ, İLKÖRNEKÇİLİK, KÖRELTEBİLMEK, KÖRLETEBİLMEK, TÜRKMENAKÖREN
KÖRLEŞTİRMEK, NANKÖRLEŞMEK, AKÖRENÇARŞAK, AŞAĞIKÖRÜCEK, BONKÖRLEŞMEK, KÖRELTEBİLME, KÖRHACIOBASI, KÖRLETEBİLME, KÖRSÜDÜMBEĞİ, KÜÇÜKTEKÖREN, MERCİMEKÖREN, NANKÖRCESİNE, YUKARIAKÖREN
BEŞİKÖRTÜSÜ, KÖRLEŞTİRİŞ, KÖRLEŞTİRME, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, NANKÖRLEŞME, AKÖRENKIŞLA, AŞAĞIAKÖREN, BONKÖRLEŞME, BÜYÜKAKÖREN, ÇİFTLİKÖREN, DERECİKÖREN, GAZLIAKÖREN, İLKÖRNEKLER, KÖRCÜKLEMEK, KÖRKÖSTÜBEK, KÖRLEMESİNE, KÖRLEMESİYE, KÖRSEKLEMEK, KÖRÜKTÜRMEK, KÜÇÜKAKÖREN, KÜÇÜKÖRTÜLÜ, ÖLLÜYÜNKÖRÜ, SÜTLÜKÖRMEN, TEPECİKÖREN, TOHUMKÖRÜDÜ, YUVARLAKÖRS
KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, ESKİAKÖREN, GÖYNÜKÖREN, KÖREZLEMEK, KÖRLEMEDEN, KÖRPEÇAYIR, KÖRSELEMEK, KÖRSENİMEK, KÖRSÜLEMEK, KÖRSÜLTMEK, KÖRYAPALAK, PÜRÇÜKÖREN, UFACIKÖREN, YÜKSEKÖREN
BONKÖRLÜK, KÖRCESİNE, KÖRELTMEK, KÖRFEZCİK, KÖRLEŞMEK, KÖRLETMEK, KÖRÜKLEME, NANKÖRLÜK, ÜSTÜNKÖRÜ, BEŞİKÖRTÜ, BÖLÜKÖREN, ÇETİKÖREN, ÇOÇUKÖREN, DONUZKÖRÜ, GEDİKÖREN, GÖBEKÖREN, İLÇİKÖREN, KAVAKÖREN, KONAKÖREN, KÖRELEMEK, KÖREZİMEK, KÖREZİMİN, KÖRGEMELE, KÖRKANDİL, KÖRLENMEK, KÖRLÜĞÜNE, KÖRLÜKAYA, KÖRMİŞKAN, KÖRPEAĞAÇ, KÖRSELMEK, Devamını Oku »»
KÖRDÜĞÜM, KÖRELMEK, KÖRELTME, KÖRKÜTÜK, KÖRLEŞME, KÖRLETİŞ, KÖRLETME, KÖRPECİK, KÖRPELİK, KÖRÜKSÜZ, NANKÖRCE, RÖMORKÖR, ARIKÖREN, BONKÖRCE, CİNKÖREZ, ELİNKÖRÜ, IŞIKÖREN, İLKÖRNEK, İRKÖRMEK, KABAKÖRS, KÖRABBAS, KÖRARABA, KÖRBALIK, KÖRÇEPİÇ, KÖRÇEPİŞ, KÖRDUMAN, KÖREKMEK, KÖRELMEG, KÖRFALAK, KÖRGÖZLÜ, Devamını Oku »»
KÖRELİŞ, KÖRELME, KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRAĞAÇ, KÖROĞLU, ÇOKÖREN, GÖKÖREN, KÖRBAĞI, KÖRDELİ, KÖRDERE, KÖRDEVE, KÖREGEN, KÖREKEM, KÖREKEN, KÖREMEZ, KÖRKÖSÜ, KÖRKUYU, KÖROCAĞ, KÖROCAK, KÖRPELİ, KÖRSEĞİ, KÖRSENG, KÖRSENİ, KÖRSENK, KÖRSMEK, KÖRTEKE, KÖRTEPE, KÖRÜCEK, KÖRÜKSÜ, Devamını Oku »»
AKÖREN, BONKÖR, KÖREBE, KÖREŞE, KÖRFEZ, MARKÖR, NANKÖR, KELKÖR, KÖRAPA, KÖRARI, KÖRDEK, KÖREBİ, KÖREKE, KÖREPE, KÖREZİ, KÖRKÖR, KÖRKUŞ, KÖRKÜZ, KÖRLEK, KÖRLÜK, KÖRMEK, KÖRMEN, KÖRMEZ, KÖRNEK, KÖRNES, KÖRPUS, KÖRSEK, KÖRSEN, KÖRSÜK, KÖRŞEK, Devamını Oku »»
KÖRPE, LİKÖR, AKÖRÜ, KÖRDE, KÖREK, KÖREŞ, KÖREZ, KÖRGE, KÖRİK, KÖRİT, KÖRKÜ, KÖRLÜ, KÖRME, KÖRÖZ, KÖRPİ, KÖRPÜ, KÖRSU, KÖRSÜ, KÖRÜK, KÖRÜS, KÖRÜŞ, KÖRÜT, KÖRÜZ
KÖRE, KÖRK, KÖRS, KÖRT, KÖRÜ
KÖR
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
BONKÖRLEŞEBİLME
Bonkörleşebilmek işi.
ÇADIRLIKÖRMEHMET
Kırşehir şehri, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÖRLETEBİLMEK
Körletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BONKÖRLEŞEBİLMEK
Bonkörleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DONUZOĞLUKÖRÜ
Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.
İLKÖRNEKÇİLİK
İlk dinin, ilkadamın temel ilkesi uyarınca yaratmış olduğu ilkörneklerden oluştuğunu savunanların görüşü, bk. ilkadam, temel düşünce, ilkörnek. karşılığı doğalcılık, büyücülük.
KÖRLEŞTİRMEK
Körleşmesine yol açmak.
KÖRÜKLEYİCİLİK
Kışkırtıcılık.
DOMUZELİNİNKÖRÜ
Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRAHMETHÜYÜĞÜ
Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÖRÜKLEYEBİLME
Körükleyebilmek işi.
AKÖRENSÖKÜLER
Bartın şehri, Kumluca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÖRELTEBİLMEK
Köreltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TÜRKMENAKÖREN
Afyon ili, Emirdağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJİTATÖR
Körükleyici.
CÖMERT
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör. Verimli.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
BAĞDAMAK
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.
ÇIRPIŞTIRMA
Çırpıştırmak işi. Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılmış olan (iş).
APANDİS
Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ÇIRPIŞTIRMAK
Emek harcamadan özensiz ve üstünkörü yapmak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
BAKANAK
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.
AKROMATOPSİ
Renk körlüğü.
DUMUR
Körelme.
BOL
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
DİKTA
Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
DALTONİZM
Renk körlüğü.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.
ÇUBUK
Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.