KÖR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kör" olan, toplam 205 adet kelime bulunmaktadır. kör ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kör ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KÖRAHMETHÜYÜĞÜ, KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK

13 harfli kelimeler

KÖRELTEBİLMEK, KÖRLETEBİLMEK

12 harfli kelimeler

KÖRELTEBİLME, KÖRHACIOBASI, KÖRLEŞTİRMEK, KÖRLETEBİLME, KÖRSÜDÜMBEĞİ

11 harfli kelimeler

KÖRCÜKLEMEK, KÖRKÖSTÜBEK, KÖRLEMESİNE, KÖRLEMESİYE, KÖRLEŞTİRİŞ, KÖRLEŞTİRME, KÖRSEKLEMEK, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKTÜRMEK

10 harfli kelimeler

KÖREZLEMEK, KÖRLEMEDEN, KÖRPEÇAYIR, KÖRSELEMEK, KÖRSENİMEK, KÖRSÜLEMEK, KÖRSÜLTMEK, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, KÖRYAPALAK

9 harfli kelimeler

KÖRCESİNE, KÖRELEMEK, KÖRELTMEK, KÖREZİMEK, KÖREZİMİN, KÖRFEZCİK, KÖRGEMELE, KÖRKANDİL, KÖRLENMEK, KÖRLEŞMEK, KÖRLETMEK, KÖRLÜĞÜNE, KÖRLÜKAYA, KÖRMİŞKAN, KÖRPEAĞAÇ, KÖRSELMEK, KÖRSÜLMEK, KÖRTÜRMEK, KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI, KÖRÜYHMEK, KÖRYAVŞAK

8 harfli kelimeler

KÖRABBAS, KÖRARABA, KÖRBALIK, KÖRÇEPİÇ, KÖRÇEPİŞ, KÖRDUMAN, KÖRDÜĞÜM, KÖREKMEK, KÖRELMEG, KÖRELMEK, KÖRELTME, KÖRFALAK, KÖRGÖZLÜ, KÖRHASAN, KÖRİPLİZ, KÖRKEMER, KÖRKEVEN, KÖRKÖFTE, KÖRKÖPEK, KÖRKÖSLÜ, KÖRKÖSNÜ, KÖRKÖSTÜ, KÖRKÜLER, KÖRKÜSNÜ, KÖRKÜTÜK, KÖRLEMEK, KÖRLENME, KÖRLEŞME, KÖRLETİŞ, KÖRLETME, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KÖRAĞAÇ, KÖRBAĞI, KÖRDELİ, KÖRDERE, KÖRDEVE, KÖREGEN, KÖREKEM, KÖREKEN, KÖRELİŞ, KÖRELME, KÖREMEZ, KÖRKÖSÜ, KÖRKUYU, KÖROCAĞ, KÖROCAK, KÖROĞLU, KÖRPELİ, KÖRSEĞİ, KÖRSENG, KÖRSENİ, KÖRSENK, KÖRSMEK, KÖRTEKE, KÖRTEPE, KÖRÜCEK, KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ, KÖRÜMEN, KÖRÜMÜK

6 harfli kelimeler

KÖRAPA, KÖRARI, KÖRDEK, KÖREBE, KÖREBİ, KÖREKE, KÖREPE, KÖREŞE, KÖREZİ, KÖRFEZ, KÖRKÖR, KÖRKUŞ, KÖRKÜZ, KÖRLEK, KÖRLÜK, KÖRMEK, KÖRMEN, KÖRMEZ, KÖRNEK, KÖRNES, KÖRPUS, KÖRSEK, KÖRSEN, KÖRSÜK, KÖRŞEK, KÖRTİK, KÖRTÜK, KÖRÜĞÜ, KÖRÜVÜ, KÖRÜYH, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KÖRDE, KÖREK, KÖREŞ, KÖREZ, KÖRGE, KÖRİK, KÖRİT, KÖRKÜ, KÖRLÜ, KÖRME, KÖRÖZ, KÖRPE, KÖRPİ, KÖRPÜ, KÖRSU, KÖRSÜ, KÖRÜK, KÖRÜS, KÖRÜŞ, KÖRÜT, KÖRÜZ

4 harfli kelimeler

KÖRE, KÖRK, KÖRS, KÖRT, KÖRÜ

3 harfli kelimeler

KÖR

Bazı kelimelerin anlamları

KÖR

Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.

KÖRELTEBİLME

Köreltebilmek işi.

KÖRÜKLEYEBİLME

Körükleyebilmek işi.

KÖRÜKLEYEBİLMEK

Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRLEMESİNE

Hesaplamadan, görmeksizin, bakmadan.

KÖRSÜDÜMBEĞİ

Yeni dikilmiş olan asma çubuğunun üzerine yığılan toprak. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).

KÖRELTEBİLMEK

Köreltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRLETEBİLME

Körletebilmek işi.

KÖRLETEBİLMEK

Körletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRLEMESİYE

Hesaplamadan, görmeksizin, bakmadan.

KÖRHACIOBASI

Gaziantep şehri, Araban ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÖRAHMETHÜYÜĞÜ

Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KÖRKÖSTÜBEK

Köstebek.

KÖRÜKLEYİCİLİK

Kışkırtıcılık.

KÖRCÜKLEMEK

Utandırmak, aşağılayarak davranışlarını olumsuz yönde etkilemek.

KÖRLEŞTİRMEK

Körleşmesine yol açmak.

  -   -   -  

Anlamında KÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AJİTATÖR

Körükleyici.

ÇIRPIŞTIRMAK

Emek harcamadan özensiz ve üstünkörü yapmak.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ÇIRPIŞTIRMA

Çırpıştırmak işi. Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılmış olan (iş).

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

DUMUR

Körelme.

AKROMATOPSİ

Renk körlüğü.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

APANDİS

Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.

CÖMERT

Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör. Verimli.

BAĞDAMAK

Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

DİKTA

Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.

ÇUBUK

Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

DALTONİZM

Renk körlüğü.

BOL

İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

ÇAĞLA

Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.