Kelimeler arşivi içinde; başında "kör" olan, toplam 205 adet kelime bulunmaktadır. kör ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kör ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
KÖRAHMETHÜYÜĞÜ, KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK
KÖRELTEBİLMEK, KÖRLETEBİLMEK
KÖRELTEBİLME, KÖRHACIOBASI, KÖRLEŞTİRMEK, KÖRLETEBİLME, KÖRSÜDÜMBEĞİ
KÖRCÜKLEMEK, KÖRKÖSTÜBEK, KÖRLEMESİNE, KÖRLEMESİYE, KÖRLEŞTİRİŞ, KÖRLEŞTİRME, KÖRSEKLEMEK, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKTÜRMEK
KÖREZLEMEK, KÖRLEMEDEN, KÖRPEÇAYIR, KÖRSELEMEK, KÖRSENİMEK, KÖRSÜLEMEK, KÖRSÜLTMEK, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, KÖRYAPALAK
KÖRCESİNE, KÖRELEMEK, KÖRELTMEK, KÖREZİMEK, KÖREZİMİN, KÖRFEZCİK, KÖRGEMELE, KÖRKANDİL, KÖRLENMEK, KÖRLEŞMEK, KÖRLETMEK, KÖRLÜĞÜNE, KÖRLÜKAYA, KÖRMİŞKAN, KÖRPEAĞAÇ, KÖRSELMEK, KÖRSÜLMEK, KÖRTÜRMEK, KÖRÜKLEME, KÖRÜKTAŞI, KÖRÜYHMEK, KÖRYAVŞAK
KÖRABBAS, KÖRARABA, KÖRBALIK, KÖRÇEPİÇ, KÖRÇEPİŞ, KÖRDUMAN, KÖRDÜĞÜM, KÖREKMEK, KÖRELMEG, KÖRELMEK, KÖRELTME, KÖRFALAK, KÖRGÖZLÜ, KÖRHASAN, KÖRİPLİZ, KÖRKEMER, KÖRKEVEN, KÖRKÖFTE, KÖRKÖPEK, KÖRKÖSLÜ, KÖRKÖSNÜ, KÖRKÖSTÜ, KÖRKÜLER, KÖRKÜSNÜ, KÖRKÜTÜK, KÖRLEMEK, KÖRLENME, KÖRLEŞME, KÖRLETİŞ, KÖRLETME, Devamını Oku »»
KÖRAĞAÇ, KÖRBAĞI, KÖRDELİ, KÖRDERE, KÖRDEVE, KÖREGEN, KÖREKEM, KÖREKEN, KÖRELİŞ, KÖRELME, KÖREMEZ, KÖRKÖSÜ, KÖRKUYU, KÖROCAĞ, KÖROCAK, KÖROĞLU, KÖRPELİ, KÖRSEĞİ, KÖRSENG, KÖRSENİ, KÖRSENK, KÖRSMEK, KÖRTEKE, KÖRTEPE, KÖRÜCEK, KÖRÜKÇÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKSÜ, KÖRÜMEN, KÖRÜMÜK
KÖRAPA, KÖRARI, KÖRDEK, KÖREBE, KÖREBİ, KÖREKE, KÖREPE, KÖREŞE, KÖREZİ, KÖRFEZ, KÖRKÖR, KÖRKUŞ, KÖRKÜZ, KÖRLEK, KÖRLÜK, KÖRMEK, KÖRMEN, KÖRMEZ, KÖRNEK, KÖRNES, KÖRPUS, KÖRSEK, KÖRSEN, KÖRSÜK, KÖRŞEK, KÖRTİK, KÖRTÜK, KÖRÜĞÜ, KÖRÜVÜ, KÖRÜYH, Devamını Oku »»
KÖRDE, KÖREK, KÖREŞ, KÖREZ, KÖRGE, KÖRİK, KÖRİT, KÖRKÜ, KÖRLÜ, KÖRME, KÖRÖZ, KÖRPE, KÖRPİ, KÖRPÜ, KÖRSU, KÖRSÜ, KÖRÜK, KÖRÜS, KÖRÜŞ, KÖRÜT, KÖRÜZ
KÖRE, KÖRK, KÖRS, KÖRT, KÖRÜ
KÖR
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
KÖRELTEBİLME
Köreltebilmek işi.
KÖRÜKLEYEBİLME
Körükleyebilmek işi.
KÖRÜKLEYEBİLMEK
Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRLEMESİNE
Hesaplamadan, görmeksizin, bakmadan.
KÖRSÜDÜMBEĞİ
Yeni dikilmiş olan asma çubuğunun üzerine yığılan toprak. (Arslandoğmuş Şarkikaraağaç Isparta).
KÖRELTEBİLMEK
Köreltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRLETEBİLME
Körletebilmek işi.
KÖRLETEBİLMEK
Körletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖRLEMESİYE
Hesaplamadan, görmeksizin, bakmadan.
KÖRHACIOBASI
Gaziantep şehri, Araban ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÖRAHMETHÜYÜĞÜ
Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÖRKÖSTÜBEK
Köstebek.
KÖRÜKLEYİCİLİK
Kışkırtıcılık.
KÖRCÜKLEMEK
Utandırmak, aşağılayarak davranışlarını olumsuz yönde etkilemek.
KÖRLEŞTİRMEK
Körleşmesine yol açmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJİTATÖR
Körükleyici.
ÇIRPIŞTIRMAK
Emek harcamadan özensiz ve üstünkörü yapmak.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ÇIRPIŞTIRMA
Çırpıştırmak işi. Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılmış olan (iş).
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
DUMUR
Körelme.
AKROMATOPSİ
Renk körlüğü.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
APANDİS
Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.
CÖMERT
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör. Verimli.
BAĞDAMAK
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.
BAKANAK
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
DİKTA
Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
ÇUBUK
Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.
DALTONİZM
Renk körlüğü.
BOL
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.