KİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kik" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. kik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KİKİRDEMEK

9 harfli kelimeler

KİKİREMEK, KİKLOTRON

8 harfli kelimeler

KİKİRRUS, KİKREMEK

7 harfli kelimeler

KİKİKGE, KİKİRİK

6 harfli kelimeler

KİKİRE, KİKLON

5 harfli kelimeler

KİKİL, KİKLA, KİKRE

4 harfli kelimeler

KİKİ

3 harfli kelimeler

KİK

Bazı kelimelerin anlamları

KİK

Futa.

KİKİRİK

Zayıf, ince, uzun boylu kimse.

KİKİRE

Buğday öğütmek, bulgur yapmak için kullanılan taştan yapılan el değirmeni.

KİKRE

El değirmeni.

KİKİKGE

Baharda kayısı ve erik ağaçlarında görülen parlak ve yapışkan madde, zamk.

KİKİ

Gülme, kıkırdama.

KİKİRDEMEK

Gevrek gevrek gülmek. Kıkır kıkır gülmek.

KİKLON

Siklon.

KİKİRRUS

Attelan komedyasında böbürlenen, palavracı asker tipi. Atellan komedyalarının böbürlenen asker (tipi. bk. kapitano böbürlenen asker).

KİKREMEK

Kıkır kıkır gülmek.

KİKİREMEK

Kesik kesik gülmek.

KİKLA

Lapinagillerden, güzel renkli, 50 santimetre uzunluğunda bir balık (Labrus berggylta).. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, lapinagiller (Labridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, Marmara Denizi'nde bol olarak bulunan bir tür. (Labrus berggylta ), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının lapinagiller (Labridae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 50 cm. Güzel renklidir. Marmarada çoktur.

KİKİL

Heykel.

KİKLOTRON

Atom araştırmalarında, elektriklenmiş cisimlere yüksek hız veren bir aygıt.

  -   -   -  

Anlamında KİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNCELEME

İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

FİLHAKİKA

Gerçekten, doğrusu, hakikaten.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

AN

Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.

ANBEAN

Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.

GERÇEKTE

Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

GERÇEKLİK

Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

GERÇEK

Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

ÇEKİKÇE

Çekiğe yakın, biraz çekik.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

GERÇEKTEN

Gerçek olarak, cidden, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki.

DOĞRU

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

ÇEYREK

Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.

ARAŞTIRMA

Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

ATKILAMAK

Dokuma tezgâhlarında mekikle atkı atmak, argaçlamak.

FUTA

Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

HOŞKURAN

Çiçekleri, dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki, tilkikuyruğu (Amaranthus lividus).