Kelimeler arşivinde; içinde "kim" olan, toplam 237 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEKİMLENEBİLMEK, ÇEKİMLEYEBİLMEK, İMMÜNOSİTOKİMYA, PETROKİMYACILIK, ZEKİMÜRENGÖBEĞİ
ÇEKİMLENEBİLME, ÇEKİMLEYEBİLME, ESKİMENGENCİKK, FİZİKOKİMYASAL, PAKİMENİNGİTİS
ZEKİMÜRENDİŞİ
BİRİKİMCİLİK, BİYOKİMYASAL, ELEKTROKİMYA, PETROKİMYACI, TEŞRİKİMESAİ, FOTOKİMYASAL, MAGNETOKİMYA, SPEKTROKİMYA, TERKİMLEŞMEK, YABANİKİMYON
BAŞHEKİMLİK, ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, ÇEKİMSİZLİK, FİZİKOKİMYA, KİMSESİZLİK, KİMYAGERLİK, ÇEKİMLENMEK, FOTOTEPKİME, İMMÜNOKİMYA, KİMOTRİPSİN, KİMYASALLAR, MAKANOKİMYA, MÜSTAKİMLER, PAKİMENİNKS, SKLERONKİMA, YARITEPKİME, YERÇEKİMSEL
ÇEKİMLEMEK, KİMYACILIK, MÜTEHAKKİM, PETROKİMYA, RADYOKİMYA, TERMOKİMYA, TIPKIÇEKİM, ÇEKİMÖLÇER, REDDİHAKİM, ABDÜLHAKİM, BİRİKİMLİK, ÇEKİMLENME, ÇEKİMLEYİŞ, ÇEKİMSENME, ÇEKİMSERCE, DİRİLKİMYA, ESKİMAĞARA, ESKİMANTAŞ, HİSTOKİMYA, JEOKİMYACI, KIVILKİMYA, KİMLİKLEME, KLORENKİMA, KOLLENKİMA, KÜÇÜKİMALI, MAKİMSİLER, MİKROKİMYA, STEROKİMYA, YAĞBİRİKİM
BİYOKİMYA, ÇEKİMLEME, DİKİMHANE, FOTOKİMYA, HEKİMBAŞI, KİMİLEYİN, MÜTERAKİM, PARANKİMA, TAKİMETRE, BİRİKİMCİ, EŞKİMELEK, FİTOKİMYA, HAKİMİYET, ISILKİMYA, IŞILKİMYA, KARAKİMSE, KİMBERLİT, KİMİRTLEK, KRİOKİMYA, MÜSTAKİME, PAKİMETRE, PARENKİMA, PATOKİMYA, SİTOKİMYA, SOYAÇEKİM, UZAMKİMYA, YERÇEKİMİ
BAŞHEKİM, BERKİMEK, ÇEKİMSER, ÇEKİMSİZ, ESKİMOCA, HAKİMANE, HEKİMHAN, HEKİMLİK, JEOKİMYA, KİMSECİK, KİMSESİZ, KİMYAGER, KİMYASAL, KİMYONLU, KOKİMBİT, MÜSTAKİM, TAHKİMAT, TAHKİMLİ, TEPKİMEK, DİKİMEVİ, HAKİMEVİ, HEKİMEVİ, ADÇEKİMİ, ALAKİMEK, BAŞKİMSE, BELEYKİM, BİTKİMSİ, ÇİRKİMEK, DİLKİMEN, EKİMOTİK, Devamını Oku »»
BERKİME, BİRİKİM, ÇEKİMCİ, ÇEKİMLİ, ESKİMEK, ESKİMSİ, ETKİMEK, KİMYACA, KİMYACI, KİMYEVİ, KİMYONİ, NİTEKİM, TEPKİME, BELEKİM, BELKİME, EŞKİMEK, EŞKİMEN, GEREKİM, HÖKİMET, İLKİMEK, KİMERDE, KİMERSE, KİMESNE, KİMİNCE, KİMOZİN, KİMSESİ, MAHKİME, NETEKİM, YELEKİM
ESKİME, ESKİMO, ETKİME, KİMİSİ, KİMLİK, KİMONO, KİMYON, TAHKİM, BELKİM, CİLKİM, ÇİLKİM, ÇUNKİM, ÇÜNKİM, EKİMAY, EKİMOZ, HAKİME, HEKİMO, KEŞKİM, KİMDAN, KİMDİN, KİMECE, KİMERA, KİMİYE, KİMKEN, KİMMON, KİMTİK, MAKİME, MUKİME, OKİMAK, RAKİME, Devamını Oku »»
ÇEKİM, DİKİM, HAKİM, HEKİM, KİMSE, KİMÜS, KİMYA, MUKİM, SAKİM, CEKİM, HİKİM, HOKİM, HÜKİM, İLKİM, İRKİM, İŞKİM, KİMET, KİMEZ, KİMİN, KİMÖZ, KİMSA, KİMSİ, KİMUS, SEKİM, TAKİM, YİKİM
EKİM, KİMİ, AKİM
KİM
KİM
"Hangi kişi?" anlamında cümlede, özne, tümleç, nesne, yüklem görevinde kullanılan bir söz. Ki.
ESKİMENGENCİKK
Düzce kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BİRİKİMCİLİK
Birikimci olma durumu.
FİZİKOKİMYASAL
Fizikokimya veya fizikokimyasal özellikleri ile ilgili.
ELEKTROKİMYA
Elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı.
ZEKİMÜRENDİŞİ
Örme fanilalarda görülen bir süs. (Yalvaç Isparta).
ÇEKİMLEYEBİLMEK
Çekimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİMLEYEBİLME
Çekimleyebilmek işi.
ÇEKİMLENEBİLME
Çekimlenebilmek işi.
PETROKİMYACILIK
Petrokimyacı olma durumu.
BİYOKİMYASAL
Biyokimya ile ilgili.
PAKİMENİNGİTİS
Beyin ve omuriliğin en dış zarı olan duramaterin yangısı, meningitis, perimeningitis.
ZEKİMÜRENGÖBEĞİ
Kadın süeteri üzerine yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).
ÇEKİMLENEBİLMEK
Çekimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PETROKİMYACI
Petrokimya dalında uzmanlaşmış kimse.
İMMÜNOSİTOKİMYA
Hücrelerdeki antijenleri özel antikorlarla işaretleyerek immünoflüoresan mikroskobunda inceleme ya da elektronca yoğun bir madde ile beraber antikorlarla işaretleyerek elektron mikroskobunda inceleme tekniği.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).