Kelimeler arşivi içinde; başında "kağ" olan, toplam 91 adet kelime bulunmaktadır. kağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAĞITBALIĞIGİLLER
KAĞŞAKTOPRAK
KAĞIŞLANMAK, KAĞITÖRNEĞİ, KAĞITLANMAK, KAĞALLAŞMAK, KAĞITBALIĞI, KAĞILDAŞMAK
KAĞIŞTIMAK, KAĞITARASI, KAĞIŞDAMAK, KAĞITÇILIK, KAĞIŞTAMAK, KAĞITLAMAK, KAĞITLANMA, KAĞALLAMAK
KAĞIŞADAK, KAĞITBEZİ, KAĞIRTMAK, KAĞIRTMAÇ, KAĞNITOZU, KAĞITHANE, KAĞITKUŞU, KAĞITLAMA, KAĞLAŞMAK, KAĞIRICAK, KAĞRIŞMAK, KAĞDURMAK, KAĞŞANMAK, KAĞŞATMAK, KAĞALAMAK
KAĞIRMAK, KAĞARMAK, KAĞANLIK, KAĞUNMAK, KAĞITLIK, KAĞŞADAK, KAĞIZMAN, KAĞSIRIK, KAĞLAMAK, KAĞUTMAK, KAĞNICAK, KAĞNIEVİ, KAĞRTMAK, KAĞŞAMAK, KAĞILCIK, KAĞIŞMAK, KAĞIŞTAK
KAĞAŞAK, KAĞNILI, KAĞŞAMA, KAĞNICI, KAĞSEVK, KAĞIMAK, KAĞIŞIK, KAĞILDI, KAĞITSI, KAĞURGA, KAĞIŞTI, KAĞITLI, KAĞITÇI, KAĞUMAK, KAĞAVER
KAĞRUK, KAĞSAH, KAĞRIK, KAĞNUN, KAĞRUH, KAĞNIK, KAĞNAK, KAĞMUT, KAĞŞAK, KAĞCIN, KAĞBER
KAĞVE, KAĞRA, KAĞON, KAĞNI, KAĞLA, KAĞIZ, KAĞIT, KAĞIS, KAĞIR, KAĞIN, KAĞIM, KAĞIL, KAĞAŞ, KAĞAN, KAĞAL
KAĞA
KAĞ
KAĞ
Ekin arasında biten yaban otlar. Dağ yamaçlarındaki ince çayırlık yer. Dağ yamacı. Tarlayı otlardan temizleme, çapa işi. Meyve kurusu. Toprağı gübre ile kabartmak. Toprağı gübre ile kabartma, çapalama. (Bu kelime daha çok kürmanç ağzında kullanılmaktadır. Kelimenin aslı Divanü Lügati't-Türk'te "kığ" şeklinde aynı manada kullanılmıştır. bk. DLT.III.s.129).
KAĞILDAŞMAK
Gürültü yapmak, sesli konuşmak.
KAĞITÇILIK
Kâğıtçının yaptığı iş. Kâğıt sanayisi.
KAĞIŞTIMAK
Yılan çalılar arasında ses çıkarmak, hışırdamak : Bir kağıştı dikile yazdı.
KAĞITLANMAK
Kâğıtla kaplanmak.
KAĞALLAŞMAK
Kargalar bağrışmak.
KAĞITBALIĞI
Bir çeşit balık.
KAĞIŞLANMAK
Oyalanmak. Hayvan kuyruk, kulak sallamak.
KAĞITLANMA
Kâğıtlanmak işi.
KAĞITÖRNEĞİ
Bir cins kilim.
KAĞITARASI
İnce yazlık başörtüsü.
KAĞITBALIĞIGİLLER
(Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.
KAĞIŞTAMAK
Çok kuruyarak katılaşmak. Kuru şeyler birbirine değerek ses çıkarmak.
KAĞIŞDAMAK
Kuru şeyler birbirine değerek ses çıkarmak.
KAĞŞAKTOPRAK
Kazılması ve işlenmesi kolay olan kaba ve çürük toprak.
KAĞITLAMAK
Kâğıtla kaplamak, kâğıt yapıştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OK
Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.
BUKAĞILIK
Hayvanların ayağına bukağı takılacak yer, bilek.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
MANKAFA
Anlayışsız, aptal. Sakağı hastalığına tutulmuş (at).
KAĞŞAMA
Kağşamak işi.
RUAM
Sakağı.
ABSUT
Demir çemberi olmıyan kağnı tekerleği. Kağnı tekerleğinin dış kısmını kaplıyan demir çember.
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı. Hükümdar.
KAĞANLIK
Kağan olma durumu. Kağanın yönetimindeki ülke.
BUKAĞILI
Ayağında bukağı bulunan. Bilekleri beyaz olan (hayvan).
AGDIRMA
Kağnı, araba, saban, döven ve benzerleri gibi rençber takımlarını koymak için yapılan üstü örtülü yer, sundurma.
MANKAFALIK
Mankafa olma durumu, anlayışsızlık, aptallık. Atlarda görülen süreğen, şiddetli sakağı.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
AFSUT
Kağnı tekerleğinin parçaları, ispit. Kağnı tekerleklerinin üst kısmına takılan demir çember.
MAZI
Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya). Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur.
BUKAĞILAMAK
Hayvanın ayağına bukağı takmak.
ÖKÜZ
Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.
MAHRAMA
Bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü, makrama.
AKÇAY
Temiz ve berrak akan dere gibi olan kimse. Ağrı şehrinde, Cumaçay nahiyesine bağlı bir yer. Antalya şehrinde, Akçay nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Edremit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Bismil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun kenti, Piraziz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars ili, Kağızman ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, Kocatepe bucağına bağlı bir yer. Sakarya şehrinde, Sapanca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun şehrinde, Terme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.