Kelimeler arşivi içinde; başında "kak" olan, toplam 145 adet kelime bulunmaktadır. kak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAKTÜSGİLLER
KAKAÇLANMAK, KAKAOGİLLER, KAKAŞLANMAK, KAKILDAŞMAK, KAKIRLANMAK, KAKIŞTIRMAK, KAKMAKLAMAK, KAKMUKLAMAK
KAKAKLAMAK, KAKALANMAK, KAKANLAMAK, KAKAŞLAMAK, KAKAVANLIK, KAKIÇLAMAK, KAKIĞANLIK, KAKILCIMAK, KAKILDAMAK, KAKIRCAMAK, KAKIRCIMAK, KAKIRDAMAK, KAKIRSAMAK, KAKIŞLAMAK, KAKIŞTIRMA, KAKKABARAK, KAKKILAMAK, KAKLIKTAŞI, KAKMACILIK, KAKOŞLAMAK
KAKALAMAK, KAKALAŞKA, KAKARİBİK, KAKATIRAŞ, KAKDIRMAK, KAKILAMAK, KAKIMAKLU, KAKIRTLAK, KAKLANMAK, KAKTIRMAK
KAKALAMA, KAKALMAK, KAKILMAK, KAKINMAK, KAKIRDAH, KAKIRDAK, KAKIRMAK, KAKIŞMAG, KAKIŞMAK, KAKITMAK, KAKKALAN, KAKKUDAŞ, KAKLAMAK, KAKMANLI, KAKMURUH, KAKOFONİ, KAKSIMAK, KAKŞAMAK, KAKTIRMA, KAKULELİ, KAKURDAK
KAKABAN, KAKACAK, KAKACAN, KAKADAK, KAKALAK, KAKAMİT, KAKANAZ, KAKANUZ, KAKAOLU, KAKAVAN, KAKIĞAN, KAKILMA, KAKIMAK, KAKINTI, KAKIRCA, KAKIRTI, KAKIŞMA, KAKİŞİK, KAKLAMA, KAKMACA, KAKMACI, KAKMALI, KAKURAZ, KAKÜLLÜ
KAKACI, KAKAÇI, KAKALA, KAKALE, KAKALİ, KAKAMİ, KAKART, KAKILI, KAKIMA, KAKINÇ, KAKKAK, KAKKIN, KAKKİL, KAKKOZ, KAKLAK, KAKLAN, KAKLIÇ, KAKLIK, KAKMAK, KAKMIK, KAKMUK, KAKMUT, KAKNEM, KAKRAK, KAKRIÇ, KAKRIK, KAKSIK, KAKTÜS, KAKUÇA, KAKULA, Devamını Oku »»
KAKAÇ, KAKAK, KAKAO, KAKAŞ, KAKBO, KAKÇI, KAKIÇ, KAKIL, KAKIM, KAKIR, KAKIŞ, KAKIT, KAKİT, KAKKI, KAKKO, KAKLE, KAKMA, KAKTA, KAKUÇ, KAKUK, KAKUM, KAKUR, KAKUT, KAKÜL
KAKA, KAKE, KAKI, KAKO
KAK
KAK
Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. Zayıf ve kuru (kimse).
KAKIÇLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKAOGİLLER
Yaprakları almaşlı dizilişte, çiçekleri er dişi nadiren tek eşeyli, şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan, kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen, aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan, ağaç, çalı nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler.
KAKILDAŞMAK
Tavuklar hep bir ağızdan gıdaklamak.
KAKAŞLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak. Azarlamak.
KAKIRLANMAK
Hiddetlenmek, öfkelenmek, kızmak.
KAKANLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKALANMAK
Kakalama işine konu olmak. Kaka ile kirlenmek. İtelenmek, hor görülmek.
KAKAVANLIK
Kakavan olma durumu. Kakavanca davranış.
KAKMAKLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKIŞTIRMAK
Sürekli ve hafif hafif kakmak.
KAKMUKLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKAKLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KAKAŞLANMAK
Kışın dışarıya asılan çamaşır için donmak.
KAKAÇLANMAK
Soğuktan donup kaskatı olmak. Bitki kurumaya yüz tutmak. Bitki kuruyarak sertleşmek. Donan nesne sertleşmek.
KAKTÜSGİLLER
İki çelenklilerden, sıcak ve kurak ülkelerde yetişen, gövdesi, yaprakları etli ve dikenli bir bitki familyası, atlas çiçeğigiller.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
CEBİN
Alın, yüz. Korkak.
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
DİKSİYON
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
ERMİN
Kakım.
BAKAKALMA
Bakakalmak işi.
BEKTAŞİKAVUĞU
Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs (Echinocactus).
DULUK
Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
DÖKÜLMEK
Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.
ÇİKOLATA
Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.
ÇIKMAZ
Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.
AS
Kakım. Bir işte başta gelen (kimse veya şey). İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey. Arsenik elementinin simgesi.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
ÇIKIT
Çıkak.