KAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kak" olan, toplam 145 adet kelime bulunmaktadır. kak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KAKTÜSGİLLER

11 harfli kelimeler

KAKAÇLANMAK, KAKAOGİLLER, KAKAŞLANMAK, KAKILDAŞMAK, KAKIRLANMAK, KAKIŞTIRMAK, KAKMAKLAMAK, KAKMUKLAMAK

10 harfli kelimeler

KAKAKLAMAK, KAKALANMAK, KAKANLAMAK, KAKAŞLAMAK, KAKAVANLIK, KAKIÇLAMAK, KAKIĞANLIK, KAKILCIMAK, KAKILDAMAK, KAKIRCAMAK, KAKIRCIMAK, KAKIRDAMAK, KAKIRSAMAK, KAKIŞLAMAK, KAKIŞTIRMA, KAKKABARAK, KAKKILAMAK, KAKLIKTAŞI, KAKMACILIK, KAKOŞLAMAK

9 harfli kelimeler

KAKALAMAK, KAKALAŞKA, KAKARİBİK, KAKATIRAŞ, KAKDIRMAK, KAKILAMAK, KAKIMAKLU, KAKIRTLAK, KAKLANMAK, KAKTIRMAK

8 harfli kelimeler

KAKALAMA, KAKALMAK, KAKILMAK, KAKINMAK, KAKIRDAH, KAKIRDAK, KAKIRMAK, KAKIŞMAG, KAKIŞMAK, KAKITMAK, KAKKALAN, KAKKUDAŞ, KAKLAMAK, KAKMANLI, KAKMURUH, KAKOFONİ, KAKSIMAK, KAKŞAMAK, KAKTIRMA, KAKULELİ, KAKURDAK

7 harfli kelimeler

KAKABAN, KAKACAK, KAKACAN, KAKADAK, KAKALAK, KAKAMİT, KAKANAZ, KAKANUZ, KAKAOLU, KAKAVAN, KAKIĞAN, KAKILMA, KAKIMAK, KAKINTI, KAKIRCA, KAKIRTI, KAKIŞMA, KAKİŞİK, KAKLAMA, KAKMACA, KAKMACI, KAKMALI, KAKURAZ, KAKÜLLÜ

6 harfli kelimeler

KAKACI, KAKAÇI, KAKALA, KAKALE, KAKALİ, KAKAMİ, KAKART, KAKILI, KAKIMA, KAKINÇ, KAKKAK, KAKKIN, KAKKİL, KAKKOZ, KAKLAK, KAKLAN, KAKLIÇ, KAKLIK, KAKMAK, KAKMIK, KAKMUK, KAKMUT, KAKNEM, KAKRAK, KAKRIÇ, KAKRIK, KAKSIK, KAKTÜS, KAKUÇA, KAKULA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KAKAÇ, KAKAK, KAKAO, KAKAŞ, KAKBO, KAKÇI, KAKIÇ, KAKIL, KAKIM, KAKIR, KAKIŞ, KAKIT, KAKİT, KAKKI, KAKKO, KAKLE, KAKMA, KAKTA, KAKUÇ, KAKUK, KAKUM, KAKUR, KAKUT, KAKÜL

4 harfli kelimeler

KAKA, KAKE, KAKI, KAKO

3 harfli kelimeler

KAK

Bazı kelimelerin anlamları

KAK

Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. Zayıf ve kuru (kimse).

KAKAŞLANMAK

Kışın dışarıya asılan çamaşır için donmak.

KAKTÜSGİLLER

İki çelenklilerden, sıcak ve kurak ülkelerde yetişen, gövdesi, yaprakları etli ve dikenli bir bitki familyası, atlas çiçeğigiller.

KAKALANMAK

Kakalama işine konu olmak. Kaka ile kirlenmek. İtelenmek, hor görülmek.

KAKIRLANMAK

Hiddetlenmek, öfkelenmek, kızmak.

KAKMAKLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

KAKANLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

KAKAŞLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak. Azarlamak.

KAKMUKLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

KAKAVANLIK

Kakavan olma durumu. Kakavanca davranış.

KAKAKLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

KAKILDAŞMAK

Tavuklar hep bir ağızdan gıdaklamak.

KAKAÇLANMAK

Soğuktan donup kaskatı olmak. Bitki kurumaya yüz tutmak. Bitki kuruyarak sertleşmek. Donan nesne sertleşmek.

KAKAOGİLLER

Yaprakları almaşlı dizilişte, çiçekleri er dişi nadiren tek eşeyli, şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan, kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen, aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan, ağaç, çalı nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler.

KAKIÇLAMAK

İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.

KAKIŞTIRMAK

Sürekli ve hafif hafif kakmak.

  -   -   -  

Anlamında KAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIKMAZ

Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

CEBİN

Alın, yüz. Korkak.

ÇÖPÇÜ

Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.

ÇİKOLATA

Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

BULUNTU

Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.

ÇALMA

Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

ERMİN

Kakım.

DIŞKI

Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.

AS

Kakım. Bir işte başta gelen (kimse veya şey). İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey. Arsenik elementinin simgesi.

ÇIKIT

Çıkak.

BEKTAŞİKAVUĞU

Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs (Echinocactus).

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

BAKAKALMA

Bakakalmak işi.

DULUK

Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

DÖKÜLMEK

Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.