Sonu KAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kak" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

BINGILKAK, ABUCANKAK

8 harfli kelimeler

İSTİHKAK, MUHAKKAK

7 harfli kelimeler

İSTİKAK, İŞTİKAK

6 harfli kelimeler

ÇALKAK, GANKAK, GAKKAK, KIMKAK, KUSKAK, MAKKAK, DAYKAK, KAKKAK, ÇOKKAK, HAKKAK, TURKAK, BULKAK, BATKAK, AÇIKAK, ACIKAK, HIKKAK, ŞAPKAK, ŞIKKAK, ŞILKAK, KORKAK

5 harfli kelimeler

ŞAKAK, ZOKAK, PEKAK, SUKAK, YIKAK, ŞİKAK, KAKAK, GOKAK, ERKAK, DIKAK, DEKAK, ÇUKAK, ÇAKAK, CAKAK, SOKAK, SAKAK, MAKAK, KOKAK, ÇIKAK

Bazı kelimelerin anlamları

KAK

Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. Zayıf ve kuru (kimse).

ÇOKKAK

Değirmen taşı üstünde, buğdayı muntazam döken tahta parçası.

KAKKAK

Çivi. (Başköy Tavşanlı Kütahya). Çekiç. (Başköy Tavşanlı Kütahya).

GAKKAK

Yumurta (çocuk dilinde).

BINGILKAK

Oynak kadın. Bıngıldak.

ÇALKAK

Çalkar.

İŞTİKAK

Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma. Türeme. Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı.

KUSKAK

Kuyudan su çekmeye yarayan küçük kova.

İSTİKAK

Topuk çalma.

ABUCANKAK

Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz.

GANKAK

Oyunda geri kalan kişi.

DAYKAK

Baygın, bayılmış.

MUHAKKAK

Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş. Kesinlikle.

İSTİHKAK

Hakkı olma, hak kazanma. Hak ediş.

KIMKAK

Kelebek.

MAKKAK

Muhakkak.

  -   -   -  

Anlamında KAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİKOLATA

Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılmış olan bir tür tatlı yiyecek.

ÇIKMAZ

Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

DIŞKI

Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.

BAKAKALMA

Bakakalmak işi.

DÖKÜLMEK

Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

AS

Kakım. Bir işte başta gelen (kimse veya şey). İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey. Arsenik elementinin simgesi.

ÇÖPÇÜ

Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.

BEKTAŞİKAVUĞU

Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs (Echinocactus).

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

ÇIKIT

Çıkak.

ERMİN

Kakım.

DULUK

Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

ÇALMA

Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

BULUNTU

Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.

CEBİN

Alın, yüz. Korkak.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.