Kelimeler arşivi içinde; başında "kav" olan, toplam 410 adet kelime bulunmaktadır. kav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAVRAMLAŞTIRMAK, KAVUŞTURABİLMEK
KAVAKLIÇİFTLİK, KAVRAMLAŞTIRMA, KAVRAYIŞSIZLIK, KAVUNCUYAYLASI, KAVUŞTURABİLME
KAVAKLIKOLTUK, KAVALABARDAĞI, KAVİLEŞTİRMEK, KAVMİYETÇİLİK, KAVRATABİLMEK, KAVRAYABİLMEK, KAVRAYIŞLILIK, KAVRAYIŞSIZCA, KAVRAYIVERMEK, KAVRULABİLMEK, KAVURMAÇUKURU
KAVAKLIBOĞAZ, KAVAKLIORMAN, KAVAKLIPINAR, KAVAKYAPRAĞI, KAVİLEŞTİRME, KAVRAMLAŞMAK, KAVRATABİLME, KAVRAYABİLME, KAVRAYIVERME, KAVRULABİLME, KAVŞIKLANMAK, KAVUŞABİLMEK, KAVUŞUKLAMAK, KAVUŞUVERMEK
KAVAKAYAZMA, KAVAKLIDERE, KAVAKLIOLUK, KAVAKPINARI, KAVAKSINMAK, KAVARACILIK, KAVCAKLAMAK, KAVCARLAMAK, KAVGALAŞMAK, KAVGASIZLIK, KAVİLLEŞMEK, KAVİSLENMEK, KAVRAKLAMAK, KAVRALANMAK, KAVRAMCILIK, KAVRAMLAŞMA, KAVRANILMAK, KAVRANILMAZ, KAVRAYIŞSIZ, KAVSAKLAMAK, KAVŞAKLAMAK, KAVURMAKÜPÜ, KAVUŞABİLME, KAVUŞTURMAK, KAVUŞUVERME
KAVAKALANI, KAVAKARASI, KAVAKBIÇKI, KAVAKÇEŞME, KAVAKÇILIK, KAVAKKURDU, KAVAKLAMAK, KAVAKLIBAĞ, KAVAKLIGÖL, KAVAKOLUĞU, KAVAKPINAR, KAVAKYARAN, KAVAKYAYLA, KAVALLAMAK, KAVALOLUĞU, KAVALYELİK, KAVANLAMAK, KAVCALAMAK, KAVERNİTİS, KAVERNOZUS, KAVGACILIK, KAVGALAŞMA, KAVGALILIK, KAVGASIZCA, KAVIRGALIK, KAVIŞTIRMA, KAVİLEŞMEK, KAVİLLEŞME, KAVİSLENME, KAVKIRTMAK, Devamını Oku »»
KAVAKALAN, KAVAKBAŞI, KAVAKÇALI, KAVAKÇAYI, KAVAKDERE, KAVAKDİBİ, KAVAKGÖLÜ, KAVAKLICA, KAVAKLIÖZ, KAVAKLISU, KAVAKOYAN, KAVAKÖREN, KAVAKTELİ, KAVAKTEPE, KAVAKYANI, KAVAKYERİ, KAVAKYOLU, KAVALAMAK, KAVALLAMA, KAVALTMAK, KAVARİLİK, KAVASBAŞI, KAVGITMAK, KAVĞARMAK, KAVİLEŞME, KAVKAZLIK, KAVLAKLAR, KAVLANGAZ, KAVLANGOZ, KAVLANMAK, Devamını Oku »»
KAVADURA, KAVAFİYE, KAVAFLIK, KAVAKKÖY, KAVAKLAR, KAVAKLIK, KAVAKOBA, KAVAKÖZÜ, KAVALAMA, KAVALCIK, KAVALDIZ, KAVALKAN, KAVALKÖY, KAVALLAR, KAVALMAK, KAVALTAH, KAVALTAK, KAVAMPİZ, KAVARACI, KAVASLIK, KAVATLIK, KAVCULUK, KAVERNÖZ, KAVGASIZ, KAVGIMAK, KAVILMAĞ, KAVIMSAK, KAVIRÇAĞ, KAVIRGAÇ, KAVIRMAK, Devamını Oku »»
KAVACIK, KAVAKÇI, KAVAKLI, KAVALAK, KAVALCA, KAVALCI, KAVALIK, KAVALLI, KAVALYE, KAVANCI, KAVANÇO, KAVANEZ, KAVANOZ, KAVASYA, KAVAYAK, KAVAZAK, KAVAZAN, KAVCANA, KAVELLE, KAVEOLA, KAVERNA, KAVGACI, KAVGALI, KAVIKLI, KAVIRGA, KAVIRĞA, KAVIRKA, KAVİLYA, KAVİNNE, KAVİSLİ, Devamını Oku »»
KAVADİ, KAVAİT, KAVALA, KAVALE, KAVANA, KAVARA, KAVARE, KAVATA, KAVCAR, KAVCİR, KAVÇAR, KAVÇIN, KAVDAN, KAVELA, KAVERN, KAVEYA, KAVGAN, KAVGAZ, KAVHAS, KAVHAZ, KAVİTE, KAVKAN, KAVKAS, KAVKAZ, KAVLAH, KAVLAK, KAVLAN, KAVLAV, KAVLIÇ, KAVLIĞ, Devamını Oku »»
KAVAF, KAVAH, KAVAK, KAVAL, KAVAN, KAVAR, KAVAS, KAVAŞ, KAVAT, KAVAZ, KAVEA, KAVEL, KAVGA, KAVIK, KAVIT, KAVIZ, KAVİL, KAVİM, KAVİS, KAVİZ, KAVKA, KAVKI, KAVLA, KAVLI, KAVLU, KAVMİ, KAVRA, KAVRO, KAVUÇ, KAVUK, Devamını Oku »»
KAVA, KAVE, KAVI, KAVİ, KAVL
KAV
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde. Yılanın deri değiştirirken attığı deri. İçki mahzeni.
KAVRAMLAŞTIRMA
Kavramlaştırmak işi. Nesne ve olayların algılanan temel öğelerini, örgütleyerek kavram haline getirme.
KAVUNCUYAYLASI
Eskişehir ili, Günyüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAVAKLIKOLTUK
Halıların köşelerinde kavağı sitilize eden motif. (Yeşilova Aksaray Niğde).
KAVRAYIŞSIZCA
Kavrayış olmaksızın.
KAVİLEŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekitmek, pekiştirmek.
KAVRATABİLMEK
Kavratma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAVUŞTURABİLME
Kavuşturabilmek işi.
KAVRAYABİLMEK
Kavrama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAVMİYETÇİLİK
Kavmiyetçi olma durumu.
KAVRAYIŞLILIK
Kavrayışlı olma durumu.
KAVRAYIŞSIZLIK
Kavrayışsız olma durumu.
KAVAKLIÇİFTLİK
Çorum şehri, Lâçin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAVUŞTURABİLMEK
Kavuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAVALABARDAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KAVRAMLAŞTIRMAK
Kavram durumuna getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
ALTLAMAK
Özel diye alınan bir şeye, genel bir kavramın altında yer vermek.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
ALGILAMAK
Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.
AVUÇLAMAK
Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.
AYRIÇ
Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer.
AKÇAKAVAK
Akkavak.
AKVAM
Kavimler.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ANLAMAZLIK
Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.