Kelimeler arşivi içinde; başında "kamu" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. kamu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kamu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMULAŞTIRABİLMEK
KAMUSALLAŞTIRMAK, KAMULAŞTIRABİLME
KAMUSALLAŞTIRMA, KAMULAŞTIRILMAK
KAMUTANRICILIK, KAMULAŞTIRILMA
KAMUSALLAŞMAK, KAMULAŞTIRMAK
KAMULAŞTIRMA, KAMUSALLAŞMA
KAMUŞLAĞI, KAMULAŞMA
KAMUCUĞU, KAMUFLAJ
KAMUSAL, KAMUOYU, KAMULAR, KAMUFLE, KAMUTAY
KAMUS, KAMUK, KAMUŞ
KAMU
KAMU
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.
KAMULAŞTIRILMA
Kamulaştırılmak işi, devletleştirilme.
KAMULAŞTIRABİLMEK
Kamulaştırma imkânı olmak, devletleştirebilmek.
KAMUCUĞU
Hepiciği, ne kadar varsa, tamamı.
KAMULAŞTIRMAK
Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.
KAMUSALLAŞTIRMAK
Kamusallaşma işini yaptırmak.
KAMUSALLAŞTIRMA
Kamusallaştırmak işi.
KAMUSALLAŞMAK
Kamusal duruma gelmek.
KAMULAŞTIRABİLME
Kamulaştırabilmek işi, devletleştirebilme.
KAMULAŞTIRMA
Kamulaştırmak işi, devletleştirme, istimlak.
KAMUSALLAŞMA
Kamusallaşmak işi.
KAMUFLAJ
Gizleme.
KAMULAŞTIRILMAK
Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.
KAMUŞLAĞI
Kamışlık.
KAMULAŞMA
Yasalarda gösterilen nedenlerle ve koruma süresinin geçmesiyle, bir bulgunun kamu malı olması ve herkesin kullanabilmesi.
KAMUTANRICILIK
Evrenle Tanrı'nın tek bir şey olduğunu; evrenin Tanrı'dan, Tanrı'nın evrenden ayrı bir varlığı bulunmadığını ileri süren öğreti.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVLETLEŞTİRME
Kamulaştırma.
KADRO
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
ALALAMA
Alalamak işi, kamuflaj.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
FORUM
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
BİLUMUM
Bütün, hep, kamu, . -in hepsi.
GİZLEMEK
Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
AMME
Kamu.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
GUVERNÖR
Devlet bankasını yöneten kimse. Bir kamu kuruluşunu veya özel kuruluşu yöneten kimse.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
BÜROKRATİK
Kamu yönetimi ile ilgili. Bürokrasiyle ilgili.
İSTİMLAK
Kamulaştırma.