KAMU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kamu" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. kamu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kamu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KAMULAŞTIRABİLMEK

16 harfli kelimeler

KAMUSALLAŞTIRMAK, KAMULAŞTIRABİLME

15 harfli kelimeler

KAMUSALLAŞTIRMA, KAMULAŞTIRILMAK

14 harfli kelimeler

KAMUTANRICILIK, KAMULAŞTIRILMA

13 harfli kelimeler

KAMUSALLAŞMAK, KAMULAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

KAMULAŞTIRMA, KAMUSALLAŞMA

9 harfli kelimeler

KAMUŞLAĞI, KAMULAŞMA

8 harfli kelimeler

KAMUCUĞU, KAMUFLAJ

7 harfli kelimeler

KAMUSAL, KAMUOYU, KAMULAR, KAMUFLE, KAMUTAY

5 harfli kelimeler

KAMUS, KAMUK, KAMUŞ

4 harfli kelimeler

KAMU

Bazı kelimelerin anlamları

KAMU

Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.

KAMULAŞTIRILMAK

Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.

KAMUŞLAĞI

Kamışlık.

KAMULAŞTIRILMA

Kamulaştırılmak işi, devletleştirilme.

KAMULAŞTIRABİLME

Kamulaştırabilmek işi, devletleştirebilme.

KAMUFLAJ

Gizleme.

KAMUSALLAŞMA

Kamusallaşmak işi.

KAMUSALLAŞTIRMA

Kamusallaştırmak işi.

KAMULAŞTIRMA

Kamulaştırmak işi, devletleştirme, istimlak.

KAMULAŞTIRABİLMEK

Kamulaştırma imkânı olmak, devletleştirebilmek.

KAMULAŞMA

Yasalarda gösterilen nedenlerle ve koruma süresinin geçmesiyle, bir bulgunun kamu malı olması ve herkesin kullanabilmesi.

KAMUTANRICILIK

Evrenle Tanrı'nın tek bir şey olduğunu; evrenin Tanrı'dan, Tanrı'nın evrenden ayrı bir varlığı bulunmadığını ileri süren öğreti.

KAMUCUĞU

Hepiciği, ne kadar varsa, tamamı.

KAMUSALLAŞTIRMAK

Kamusallaşma işini yaptırmak.

KAMUSALLAŞMAK

Kamusal duruma gelmek.

KAMULAŞTIRMAK

Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında KAMU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAMU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSTİMLAK

Kamulaştırma.

BÜROKRATİK

Kamu yönetimi ile ilgili. Bürokrasiyle ilgili.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

FORUM

Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.

DEVLETLEŞTİRİLME

Kamulaştırılma.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

GUVERNÖR

Devlet bankasını yöneten kimse. Bir kamu kuruluşunu veya özel kuruluşu yöneten kimse.

DEVLETLEŞTİRME

Kamulaştırma.

DEVLETLEŞTİRİLMEK

Kamulaştırılmak.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

DEVLETLEŞTİRMEK

Kamulaştırmak.

BİLUMUM

Bütün, hep, kamu, . -in hepsi.

GİZLEMEK

Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.

HALK

Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AMME

Kamu.

KADRO

Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.

JANDARMA

Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.