Kelimeler arşivinde; içinde "kane" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kane bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kane ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kane olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KANEVETÇİ, KANEYAKLI, KALKANEUS
NAZİKANE, KANETMEK, MALİKANE, KANEBAİN, ELKANEME, SADIKANE
ELKANEM, KUŞKANE, AŞIKANE, KANEVRE, KANEVİZ
OKANER, SAKANE, MEKANE, KANEPE, KANERİ, KANERE, KANELİ, KANEFE, KANECİ, AKANER
KANER, KANEL
KANE
KANE
Kiremit. Havuz. Çeşme yalağı. Künk. Hani.
KUŞKANE
Tencere.
KANEYAKLI
Kadın, kız.
KANETMEK
Bilerek isteyerek, yaralamak, öldürmek.
KANEVRE
Cariye, odalık.
ELKANEM
Beceriksiz, tembel.
OKANER
Anlayışlı kimse.
KANEVETÇİ
Su yollarını yapan adam.
AŞIKANE
Âşığa yaraşır bir biçimde olan. Âşığa yaraşır bir biçimde.
NAZİKANE
İncelikle, saygıyla, nezaketle.
ELKANEME
Beceriksiz, tembel.
KALKANEUS
Topuk kemiği, topuk.
SADIKANE
Sadıkça.
KANEBAİN
Sentetik polivinil alkol lifinin ticari adı.
KANEVİZ
Kavanoz, ağzı geniş cam kap.
MALİKANE
Geniş bir alana kurulmuş, büyük ve gösterişli ev, yurtluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRNAPA
Kanepe, bank.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
KENEPE
Kanepe.
GENEPE
Fransızca kökenli canapé: kanepe; geniş koltuk.
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
GERANOS
Antik Yunan tiyatrosunda kişileri havaya kaldıran ve yukarıdan aşağıya indiren vinç. Eski Yunan tiyatrosunda kişileri havada uçuran ve yeryüzüne indiren vinç bk. mekane.
KANAPA
Kanepe, bank.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
KANERE
Kanepe, bank. Başıboş ve obur köpek. Güç durum : Tanrı kimseyi kanarede koymasın. Köpek.
KARNAPA
Kanepe, bank. Şişman adam. Ağır canlı, vurdumduymaz.
KİBET
Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.
KARAFERE
Kanepe.
KANEFE
Kanepe, bank.
KANNAPA
Kanepe, bank.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
GENEVÇE
Kaneviçe.